“Aile Birliği Anayasal Bir Haktır”
Türk Eğitim Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Muhtar Demirci, 2025–2026 Eğitim Öğretim Yılı I. Dönem sonu değerlendirmelerini kamuoyu ile paylaştı.
2025–2026 eğitim öğretim yılının ilk dönemini geride bırakırken, Afyonkarahisar’da ve Türkiye genelinde eğitim çalışanlarının yaşadığı sorunları, eğitİm sistemindeki sorunları Türk Eğitim Sen'in bakış açısıyla kamuoyu ile paylaştı .
Türk Eğitim Sen Afyonkarahisar Şube Başkanı Muhtar Demirci, 2025–2026 eğitim öğretim yılının ilk döneminin eğitim çalışanları açısından belirsizlik, kaygı ve hak kayıplarının yoğun yaşandığı bir dönem olduğu ifade etti. Demirci, “Bu dönem, maalesef eğitim çalışanları açısından belirsizliklerin, kaygıların ve hak kayıplarının yoğun olduğu, huzursuzlukların had safhada yaşandığı bir dönem olmuştur.
Norm Fazlası öğretmen meselesi birinci dönemde sürekli sorun halinde karşımıza çıktı. Özellikle;RESEN ATAMA YETKİSİNİN KULLANILMASI, norm fazlası öğretmenlerin İLÇE GRUPLARI üzerinden sürgün niteliğinde 60-70 km uzağa gönderilmesi, aile birliğini hiçe sayan düzenlemeler, Anayasa ile güvence altına alınmış olan aile bütünlüğünü açıkça katletmişitir. Hele hele yasal olarak engelli öğretmenlerin norm fazlası yapılamayacağı açıkça belirtilmişken, kılavuza kanunsuzca yazıp resen atama yapmak asla ama asla kabul edilemez. Bunun adı yasal kaos çıkarmaktır”
“KOPYALA-YAPIŞTIR CEVAPLAR KABUL EDİLEMEZ”
Norm kadro hesaplamalarından kaynaklı hatalar sonucunda mağduriyetler yaşandığını belirten Başkan Demirci, “Norm kadro hesaplamalarındaki gerek okul kaynaklı, gerekse sistem kaynaklı yapılan hstalı işlemler sonucunda mağdur edilen arkadaşlarımız olduğunu görüyoruz. Arkadaşlarımızın İl Milli Eğitim Müdürlüğüne gönderdikleri dilekçelere özel durum, saat farklılıkları olup olmadığına bakmaksızın ‘’KOPYALA-YAPIŞTIR’’ ile verilen cevaplar ise işin ciddiyetini ve hassasiyetinin sorumlularca anlaşılıp anlaşılmadığı konusunda aklımızda soru işareti oluşturmaktadır. Halep Oradaysa Arşın Burada. Haksızlığa uğrayan tüm arkadaşlarımıza hukuki destek vereceğiz. Mahkemelerde hakkımızı aramak kaçınılmaz olmuştur.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından geçtiğimiz günlerde çıkarılan öğretmen atama ve yer değiştirme yönetmeliği, öğretmeni merkeze alan bir anlayıştan uzak, masa başında hazırlanmış bir metin olarak karşımıza çıkmıştır. Kabul edemeyeceğimiz bir çok husus vardır ve Türk Eğitim Sen olarak geçmişte olduğu gibi bugün de karşı olduğumuz hususları yargıya götürüyoruz”
“AİLE BİRLİĞİ ANAYASAL BİR HAKTIR”
Demirci, öğretmenlerin huzurla görev yapması gerektiğini vurgulayarak, “Öğretmen bavuluyla değil, huzurla görev yapmalıdır” dedi. Afyonkarahisar’daki ilçe milli eğitim müdürlüklerinde yapılan görevlendirmelerde liyakat ve kariyerin geri plana itildiğini ifade eden Demirci, “Buradan bir kez daha altını çiziyoruz: Aile birliği anayasal bir haktır.
Öğretmen, bavuluyla değil; huzurla görev yapmalıdır. Afyonkarahisar’da bu dönem;
İlçe Milli Eğitim Müdürlüklerinde, İlçe Müdürü ve Şube Müdür görevlendirmelerinde kariyer ve liyakatin geri plana itilmesi, bunun yerine sendika temsilcilerinin, vakıf, cemiyet temsilcilerinin görevlendirilmesi, kadrolu şube müdürleri varken üzerlerine okul müdürünün ilçe müdürü görevlendirilmesi Devlet Geleneklerimize aykırı, uygun olmayan işlemlerdir. Hala bazı ilçelerde sendika temsilcileri şube müdür olarak görevlendirilmektedir. Bu kişiler ya makamı seçsin, ya da sendikacılığı. Devletin makamını, aracını kullanarak sendikacılık yapamazsınız.
Öğretmenler her gün yüklenen dijital angarya ve proje angarya yükü, sahada ciddi bir rahatsızlık oluşturmuştur. Türk Eğitim Sen Afyonkarahisar Şubesi olarak; Okul okul, ilçe ilçe sahadaydık. Öğretmenlerimizi dinledik, raporladık, ilgili makamlara taşıdık. Ancak şunu da üzülerek ifade etmek isterim ki; uyarılarımızın büyük bir kısmı görmezden gelinmiştir. Sesimiz duyulmaz, önerilerimiz dikkate alınmaz ise eylem hakkımızı her alanda kullanırız. Örneğin Gelişim Raporu meselesini, Türk Eğitim Sen özgül ağırlığını, eylemsellik gücünü ortaya koyarak çözdü”
EKONOMİK YOKSULLAŞMA DERİNLEŞTİ
Eğitim çalışanlarının bu dönemde ciddi bir ekonomik yoksullaşma yaşadığını ifade eden Demirci, “Bu dönem eğitim çalışanlarının en önemli sorunlarından biri de ekonomik yoksullaşma, alım gücünün aşırı düşmesi olmuştur. Artan kira fiyatları, temel tüketim maddelerindeki fahiş artışlar karşısında; Maaşlar erimiş, Ek dersler anlamını yitirmiş, Öğretmen, ay sonunu getiremez hale gelmiştir. Emekli eğitim çalışanları ise açlık sınırında maaşla yarı aç, yarı tok yaşamaya çalışmaktadır. Türk Eğitim Sen olarak açıkça söylüyoruz: Eğitim çalışanı ve emeklileri sadaka değil, hakkını istemektedir.
Refah payı verilmeden, ek iyileştirme yapılmadan, bu sorun çözülemez”
ÜCRETLİ ÖĞRETMENLİK VE KADRO SORUNU
Ücretli ve sözleşmeli öğretmenlik uygulamalarının eğitimde kaliteyi düşürdüğünü belirten Demirci, “Bir başka kanayan yara ise ücretli öğretmenlik, sözleşmeli öğretmenlik uygulamasıdır. Aynı
sınıfa giren, aynı sorumluluğu taşıyan öğretmenler arasında maaş uçurumu kabul edilemez. Bu uygulama; Eğitimde kaliteyi düşürmekte, Öğretmeni güvencesizliğe mahkûm etmektedir. Talebimiz nettir: Ücretli öğretmenlik, Sözleşmeli Öğretmenlik kaldırılmalı, kadrolu istihdam esas alınmalıdır”
“DURUŞUMUZ NET, YERİMİZ EĞİTİM ÇALIŞANLARININ YANIDIR”
Türk Eğitim Sen’in susmayacağını ve haksızlığa boyun eğmeyeceğini belirten Demirci, “Türk Eğitim Sen; Susmaz, Sinmez, Haksızlığa boyun eğmez. Biz; masa başı sendikacılığı değil, saha sendikacılığı yapıyoruz. Yetki uğruna, sendikal ve şahsi ikbal uğruna, çalışanları feda edenlerden olmadık, olmayacağız. Sahada sadece magazin sendikacılığı yapan, yalan yanlış algılarla alanı kirleten, vızırtı çıkarıp tek bir soruna çözüm üretemeyenlerden olmadık olmayacağız.
Duruşumuz nettir, yerimiz eğitim çalışanlarının yanıdır. Geçtiğimiz dönem boyunca;
Hukuki mücadelelerimizi sürdürdük, gerektiğinde basın açıklamalarımızı yaptık, eylem kararları aldık, eğitim çalışanlarımızın yanında dimdik durduk, durmaya da devam edeceğiz.
Değerli eğitim çalışanları, Geçtiğimiz dönem bize bir kez daha göstermiştir ki;
Hak verilmez, alınır. Birlik olmadan, mücadele olmadan kazanım olmaz”
MÜCADELE DEVAM EDECEK
Türk Eğitim Sen olarak hukuki mücadelelerini sürdürdüklerini, basın açıklamaları ve eylemlerle eğitim çalışanlarının yanında olduklarını belirten Demirci, “Türk Eğitim Sen olarak; 2026 yılının ikinci döneminde de Aile birliğimiz için, Ekonomik haklarımız için,
Liyakat ve adalet için, Mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Bu vesileyle tüm eğitim çalışanlarımıza, öğrencilerimize huzurlu bir yarıyıl tatili diliyor, Mücadelemize omuz veren herkese teşekkür ediyoruz.
Yaşasın onurlu mücadelemiz!Yaşasın Türk Eğitim Sen!”