Afyonkarahisar

CHP İl Başkanı Karadeniz’den Sert Eleştiri

AKP Milletvekili Ali Özkaya’nın CHP ve belediyelerimize yönelik açıklamaları,

CHP İl Başkanı Karadeniz’den Sert Eleştiri

AKP Milletvekili Ali Özkaya’nın CHP ve belediyelerimize yönelik açıklamaları, siyasi eleştiri sınırlarını aşmış, hakaret ve sorumsuzluk niteliği taşımaktadır. Savunma sanayii ve devlet projeleri üzerinden muhalefeti hedef alan bu söylemler, gerçeği çarpıtma çabasından başka bir anlam taşımamaktadır. Savunma sanayii, ülkemizin mühendislerinin, teknisyenlerinin, işçilerinin ve Cumhuriyet’in yıllara dayanan birikiminin ürünüdür; hiçbir partinin mülkü değildir.

Cumhuriyet tarihinin önemli sanayi yatırımlarından biri olan Kayseri Uçak Fabrikası ve Nuri Demirağ’ın yerli uçak fabrikası, Cumhuriyetin ilk yıllarında Atatürk döneminde kurulmuştur. Savunma sanayii başarılarını yalnızca belirli isimlerin propagandası hâline getirmek, geçmişteki emeği görmezden gelmektir. Ne yazık ki Ülkemizin kıt kaynaklarla kurdukları fabrikalar, işletmeler AKP döneminde yok pahasına satılmış veya kapatılmış, milli üretim ve ekonomik bağımsızlık zayıflatılmıştır.

Ali Özkaya’nın ifadeleri, halkın oyuyla seçilmiş CHP’li belediyeleri hedef alarak siyasi ve ahlaki tükenmişliği ortaya koymaktadır. Kuraklık ve su krizi gibi hayati meseleleri CHP’ye mal etmek sorumsuzluktur. İklim krizini yıllarca yok sayan, suyu, tarımı ve altyapıyı günü kurtaran anlayışla yönetenler, bugün yaşanan tablonun doğrudan sorumlusudur. Bilimsel ve sürdürülebilir politikalar üretilmediği sürece bu sorunlar tekrar edecektir.

Belediyelerimizin geçmiş dönemlerden kalan SGK ve Vergi borçlarını tek kalemde tahsil etmek amacıyla ödeneklerine el konulması, tasarruf tedbirleri gerekçe gösterilerek hizmet üretmelerinin engellenmesi ve yargı ile idari baskılarla ellerinin kollarının bağlanması çabalarına rağmen, belediyelerimiz zor şartlar altında dahi halkın beğenisini kazanan hizmetlerini kararlılıkla sürdürmektedir.

CHP’nin yönettiği belediyelerde şeffaflık, hesap verebilirlik ve kamu yararını gözeten bir yönetim anlayışı vardır. Belediyelerimizde yapılan her hizmet denetime açıktır. Sorunların kaynağı muhalefet değil; yerel yönetimleri yetkisiz ve kaynaksız bırakıp sorumluluğu onlara yükleyen merkezi yönetim anlayışıdır.

Siyaseti korku dili, beddualar ve atasözleriyle yürütmeye çalışmak çözüm üretmek değil, çaresizliğin göstergesidir. Millet, felaket tellallığını değil; aklı, bilimi ve planlamayı esas alan yönetimi görmek istemektedir. “Bereketsizlik” söylemi, çözüm üretemeyenlerin sığ polemiğinden ibarettir.

“Bereketsizlik” ve benzeri söylemler, toplumu ayrıştırmak, inançları araçsallaştırmaktan başka işe yaramaz. Bir milletvekilinin bu dili kullanması, temsil ettiği makam açısından utanç vericidir.

Sayın vekil, 23 yıldır tek başına iktidar olduğunuz bu ülkede asgari ücret açlık sınırının altında, emekli maaşları açlık sınırının yarısına yakın seviyesinde, esnaf siftah yapamaz hâle gelmiş, çiftçi maliyetinin altında ürün satmak zorunda kalmış ve üretim durmuşken, sürekli muhalefeti asılsız ve seviyesiz eleştirmek yerine ülkemizi niye bu hale getirdiğinizin hesabını verin!