MENDERES’İN KAYNAĞI’NDAN
RAİF ÖZTÜRK
DİNAR, FIRSATLARİ İYİ DEĞERLENDİRMELİDİR
Şehirler de insanlar gibidir… İyi, mutlu günleri olduğu gibi; kederli, kötü günleri de
vardır. Şehirlerin de insanlar gibi hayalleri, düşleri ve sevdaları vardır.
Dinar, Osmanlı döneminde, devlet teşkilat sistemi içinde bazen köy, bazen kasaba,
bazen de nahiye olarak görülen küçük bir yerdir. Gelişmek için yeraltı, yerüstü zenginliği ve
çok olumlu konumuna rağmen bir türlü gelişememiştir. İzmir -Aydın şimendifer hattının
Dinar’a ulaşması ve 13 Ekim 1889 tarihinde hattın son istasyonu olarak hizmete girmesi
Dinar’ın kaderini değiştirmiştir.
Dinar’ın değişmesi ve gelişmesinin lokomotifi olan bu olaydan sonra, Dinar’ın 1908
yılında bağımsız kaza olması, arkasından cumhuriyet coşkusu ile Dinar’a gerçekleştirilen
esnaf ve zanaatkâr göçleri, gelenlere Dinar’ın yerli halkının kucak aşması 1930 – 1980
yılları arasında Dinar’ın “ALTIN BİR ÇAĞ” yaşamasını sağlamıştır. Artık Dinar çevre
illerin bile kıskanarak baktığı “Gidin de Şu Dinar’ı bir görün” dediği; ekonomik, sosyal ve
kültürel bakımdan gelişmiş örnek şirin bir kent, yani “ALTIN BİR ŞEHİR”DİR. ( ALTIN
ŞEHİR DİNAR-Bir Köyün Kent Oluşunun Öyküsü”-Raif ÖZTÜRK-Dinar Belediyesi
Yayınları-2017)
Dinar’ın yükselişi 1985-1990’li yılara kadar artarak devam etmiştir. Bu tarihlerde
Dinar’ın iyi, mutlu günleri bitmiş, yerini gerileme ve kötü günleri başlamıştır. Dinar hem
ekonomik, hem sosyal hem de kültürel bakımdan gerileme dönemine girmiştir. Bütün
bunların sebepleri vardır. Arkasından yaşanan 1 Ekim 1995 Depremi gerilemenin tuzu
biberi olmuş ve Dinar bu depremle adeta her bakımdan çökmüş, kırk bin nüfuslu Dinar
ülkenin dört yanına harman harman savrulmuştur. (ALTIN ŞEHİR DİNAR- 2, Gerilemenin
ve çöküşün Öyküsü) –Raif ÖZTÜRK-2020)
Şehirler de insanlar gibidir, dedik ya; Dinar’ın gelişme, çöküş ve yeniden toparlanma
döneminde güzel hayaller ve düşleri olmuştur. Ancak Dinar’ın yani Dinarlının bu güzel
hayal ve düşleri ne yazık ki bir türlü gerçekleşememiştir. Bunun temel sebebi siyasi
anlayıştır. Dinar’da yıllarca siyaset yanlış anlaşılmış, ayrışmaya sebep olmuş. “ben yoksam
olmasın” anlayışı ile fırsatlar heder edilmiş, kaybeden Dinar ve Dinarlı olmuştur. ( AH
DİNAR, VAH DİNAR- Raif ÖZTÜRK, 2021)
Dinar’da gözlediğimiz kadarıyla pek çok müteşebbis var. Genç, atılımcı, becerikli…
Esnaf ve zanaatkârlarımız depremin ağır yıkımından çıkmış, Dinar toparlanmış durumda…
Merkezi hükümet başta eğitim kurumları olmak üzere eksikleri ağır olsa da yapıyor, takip
ediyor. İlçemizin zenginliği demek olan Sivil Toplum Kuruluşlarının ve Meslek odalarının
ekonomik, sosyal ve kültürel hayatımıza çok olumlu katkıları var. Yerel yönetimimiz yol,
kaldırım çalışmalarının yanı sıra, Türkiye’nin gelip geçerken uğradığı Suçıkan Parkımızı”
Dinar’ın Ayna”sı konumuna getiren bir iyileştirme yaptı. Alkışlanacak güzel şeyler oluyor.
Ticaret ve Sanayi Odamız bir Hizmet binasını yakında hizmete sokacak. Yine Ticaret ve
Sanayi Odamızın gayretleri ile eğitim-öğretime yeni bir okul katılacak, İlçe Tarım
Müdürlüğümüze yeni bir hizmet binası yapılacağı söyleniyor. Yılan hikâyesine dönen
“Huzur Evi Binası’nın temel atılması an meselesidir, deniliyor. Bunlar beni, bizi, hepimizi
tüm Dinarlıları mutlu eden, ancak geç kalmış şeylerdir.
Bütün bunların yanı sıra beni son günlerde çok mutlu eden iki hayalimden birisinin
gerçekleşmiş, diğerinin de gerçekleşme yolunda olduğu haberidir. Yerel Yönetim ve
Belediye Başkanımız Veysel Topçu çok hayırlı bir hizmeti gerçekleştirmiştir. “Dinar
Marsyas Kültür ve Müzik Festivali”ni yeniden başlatarak hayırlı bir iş yapmıştır. Bir yerin
gelişmişliği ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişlikle ölçülebilir. Ve bunlar birbirinin itici
gücüdür. Biri olmadan diğeri olmaz. Yani sosyal hayat canlanmadan, kültürel hayat
canlanmadan Dinar’ın ekonomisi canlanamaz. Beni mutlu eden ikinci olay Belediyemizin
çağdaş, yani havuzlu, savunalı bir hamam yaptırarak, Dinar’daki hamam kültürünü yeniden
ayağa kaldıracağı haberidir. Dileğim bu hayalimizin Dinar adına yakın bir zamanda
gerçekleşmesidir.
Ben Dinar’ın yeni bir yola girdiğine, yeniden ALTIN ŞEHİR olma kavşağını
döndüğüne inanıyorum. Kimse bu sözümü hafife almasın, hayal olarak görmesin…
Unutmayın tüm gerçeklerin tohumu hayal ve düşlerdir. Dinarlı Dinar için düş görmeli, hayal
kurmalıdır. Tüm zanaatkârlarımız, esnaflarımız, Dinar için tek ses tek yürek olmalıdır. Artık
geçmişin hatalarını tekrar etmenin Dinar’a bir şey kazandırmadığını kazandırmayacağını
anlamalıyız. Siyaset demokrasinin bir gerekliliği olarak görülmeli, seçim bittikten sonra
hayat normalleşmeli ve herke Dinar adına tek yürek olmalıdır.
Belediyemizin çalışmalarını izliyor ve alkışlıyorum. Fakat Dinar önümüzdeki süreci
çok iyi değerlendirmelidir. Ben Dinar’ın yeniden ALTINŞEHİR olma yolunda olduğuna, bu
hayali kurduğuna, bu düşü gördüğüne inanıyorum. Dinar’ın pek çok sorunu vardır… Ancak
bunlar çözülemeyecek sorunlar değildir. Samimiyet ve Dinarlılık şuuru ile her türlü zorluğu
aşacağımıza inanıyorum.. Bu dönem bir fırsattır …Sayın Başkanın en zora talip olmasını ve
işe oradan başlamasını; Dinarlı adına talep ediyorum.. Şehirler için alt yapı hizmeti çok
önemlidir. Ve Dinar’ın alt yapısı zamana bırakılmadan çözülmesi gerekmektedir. Su ve
Kanalizasyon şebekesi ile başlayan yenilenmenin ve iyileşmenin her sahada yeni gelişmeler
getireceğine inanıyor ve yerel yönetimimizin işe buradan başlamasını temenni ediyor,
başarılar diliyorum. Saygılarımla..