DİNAR TÜRKÜLERİ’NİN HASI, YÖRENİN ANAYASASI KEREM HAVALARI

Halk Bilimi Ürünleri’nden özellikle türküler halk biliminin hası ve halkın yaşam kaynağıdır.

MENDERES’İN KAYNAĞI’NDAN

RAİF ÖZTÜRK

DİNAR TÜRKÜLERİ’NİN HASI, YÖRENİN ANAYASASI

KEREM HAVALARI

Halk Bilimi Ürünleri’nden özellikle türküler halk biliminin hası ve halkın yaşam kaynağıdır. Türküler, milletimizin hem ortak bilincini oluşturması, hem de zengin ruh dünyasını yansıtması bakımından çok önemlidir.

Ocak başındaki ihtiyarından, tarladaki çiftçisine, yayladaki çobanına varıncaya kadar; buram buram kara toprak kokan Anadolu insanının iyi ve kötü günlerinde söylediği türküler millet olmamızda, bugünlere birlik ve beraberlik içinde ulaşmamızda çok önemli bir rol oynamışlardır.

Geceleri ocak başlarında, gündüzleri ekin tarlasında, harman yerinde, pancar çapasında ve sökümünde, sürü peşinde, yayla belinde, tezgâh başında duyduğumuz ve kendi duygularımızı paylaştığımız halk türküleri en işten, en samimi duyguların dışa yansımasıdır.

Kısacası türkülere insanımız aşklarını, hasretini, acı ve kederlerini, vefayı ve vefasızlığı yüklemiş, türkülerle ağlamış, türkülerle gülmüş, türkülerle aynı duygu potasında buluşmuşlardır. Onun için türküler milletimiz için hayati değer taşıyan, vazgeçemeyeceğimiz kıymetlerdir.

Çocukluğumuzdan itibaren dinlediğimiz, kâh ritmiyle coştuğumuz, kâh ezgileriyle hüzünlendiğimiz, insanımızın psikolojisini gördüğümüz, öğütlerine kulak verdiğimiz; bazen dinlemekle yetinmeyip bizzat söylemeye çalıştığımız türkülerimiz yöremizin sesi, nefesi ve can damarıdır.

Dinar ve yöresinde kendine has bir besteyle söylenen; konusu aşktan sevgiliye övgüye, Tanrı’ya yakarışa, çocukluktan büyüyüp askere gitmeye ve evlenmeye kadar geniş olan türküler vardır. Yörede çok söylenen ve bağımsız koşma dörtlüklerinden oluşan bu türkülere Kerem Havası denir.

Kerem havaları, Dinar yöresinde düğünlerde, derneklerde ve eğlencelerde en çok söylenen türkülerin başında gelir. Dinar türkülerinin hası, insanımızın gönlünün aynası ve Çöl ovamızın anayasası olan “Kerem Havaları” bağımsız koşma dörtlüklerinden oluşan türkülerdir.

Dinar Kerem Havalarında öncelikle Kerem ile Aslı’nın dillere destan olan aşklarından hareketle yöre insanının sevdaları dile getirilir. Diğer bir söyleyişle Kerem Havalarının öncelikli teması sevdadır, aşktır. .

Bunun yanı sıra yöre halkı, özellikle aşiretlik günlerinde bölgede meydana gelen ve halkı yakından ilgilendiren olayları, Türkmen, Yörük Beylerine karşı direnişleri, namus ve haksızlıklar karşısındaki başkaldırış ve haykırışları da Kerem Havalarıyla dile getirmiştir.

Her biri yöre insanının değişik değer yargılarını dile getiren ve duygu yüklü olan Kerem dörtlüklerinin pek çoğu, göçebelik dönemlerinden bu güne, genelde eli kalem tutmamış, okul yüzü görmemiş yöre insanları tarafından yakılmış, bestelenmiş ve söylenmiş dörtlüklerdir.

Aşktan Allah’a yalvarıp yakarmaya, çocukluktan, gençliğe ve askerliğe, ayrılıktan ölüme, gariplikten, yalnızlıktan dostların vefasızlığına ve sosyal hayatın çeşitli yaşanmışlıklarına varıncaya kadar uzanan pek çok tema bu yörede Kerem Havalarıyla anlatıla gelmiştir.

Konu bütünlüğü olmayan, her biri ayrı bir konu ve temayı işleyen Kerem dörtlükleri bu yörede günümüzde de insanla ilgili tüm duygu ve olayları anlatma fonksiyonunu devam ettirmektedir. Özellikle bugün için yörede Kerem Havalarının menşei sayılan Çöl Ovası Köylerinde her gün yeni yeni Kerem dörtlükleri yakılmakta ve toplumla paylaşılmaktadır. Çöl Ovası’nın on altı köyü için Kerem Havaları sosyal hayatın ve türkülerin vazgeçilmezidir. Bu yüzden yörenin bu bölgesinde Kerem Havalarına “Anayasa Türküleri” de denilir.

Aman ver Allah’ım, aman ver Allah,

Dağların başına duman ver Allah,

Nasıl olsa bana bir yar verecen,

Kaşını gözünü tamam ver Allah…

Yağmur yağar her dereler sel gibi,

Kahpe gençlik geldi geçti yel gibi,

Tadı damağımda kaldı bal gibi,

Nice canlar yedi bu yalan dünya…

Burçak verin kır atıma kişnesin

Fitil salın yaralarım işlesin

Ben ölürsem nazlı yârim nişlesin?

Kalk gidelim ela gözlüm dağlara

Yüce dağ başında oturan kızlar

Tanrı selamını almaz mısınız?

Size diyom size gelinlik kızlar,

Bekârın halinden anlamaz mısınız?

Yaylaya gidiyom elim boş değil

Yâr poşu sallama gönlüm hoş değil

Aman seni o kötüye verirler

Herkes de biliyor sana eş değil

Yıldız mısın er şafaktan doğarsın?

İnce bele mavi donlar giyersin

Açtın ak sineni nispet edersin

Ak sinen üstüne güller takayım

Yağmur yağar dereleri doldurur

Ecel gelir gül benzini soldurur

İflâh etmez bu dert beni öldürür

Sargı tutmaz yaralarım var benim

Yârin bahçesinde has güller varmış

Bülbüller konarken dalını kırmış

Varmış da kötünün koynuna girmiş

Vay benim öpmeye kıyamadığım

Saygılarımla…

Raif ÖZTÜRK