Afyonkarahisar

İYİ Parti’den Çok Sert Mesajlar: “Bu Milletin Hakkını Mecliste De Meydanlarda Da Savunacağız”

İYİ Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz,

İYİ Parti’den Çok Sert Mesajlar: “Bu Milletin Hakkını Mecliste De Meydanlarda Da Savunacağız”

İYİ Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz, Afyonkarahisar İl Başkanlığı’nda düzenlenen geniş katılımlı basın toplantısında gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu ise 2023 seçimlerinden bugüne yaşanan siyasi gelişmelere dikkat çekerek iktidara sert eleştiriler yöneltti. Toplantıya, bir şehidin ailesi tarafından İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı’na emanet edilen parçalanmış askeri bot damgasını vurdu.

İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı, 11 Ağustos 2026 tarihinde önemli bir siyasi programa ev sahipliği yaptı.

İYİ Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz, Afyonkarahisar programı kapsamında İl Başkanlığı’nda gerçekleştirilen basın toplantısında yerel ve ulusal basın mensuplarıyla bir araya geldi.

Toplantıya İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, Merkez İlçe Başkanı, il ve ilçe teşkilat yöneticileri ile basın mensupları katıldı.

Basın toplantısının ardından Hüseyin Raşit Yılmaz ve beraberindeki heyetin Afyonkarahisar’daki basın kuruluşları, meslek örgütleri ve sivil toplum kuruluşlarını ziyaret edeceği belirtildi.

MISIRLIOĞLU: “AFYONKARAHİSAR’DA YOĞUN BİR PROGRAMIN BAŞLANGICINDAYIZ”

Basın toplantısının açılış konuşmasını İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu yaptı.

Mısırlıoğlu konuşmasına, İYİ Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz’ı Afyonkarahisar’da ağırlamaktan duydukları memnuniyeti ifade ederek başladı.

Basın mensuplarına da özel olarak teşekkür eden Mısırlıoğlu, şöyle konuştu:

“Sayın Genel Başkan Yardımcım, değerli il ve ilçe yöneticilerimiz ve gözümüzün nuru basın mensuplarımız; basın toplantımıza hepiniz hoş geldiniz, safalar getirdiniz. Bugün İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı ve Merkez İlçe Başkanlığı olarak, İl Başkanlığımızdaki basın toplantımızla başlayıp basın camiamıza ve sivil toplum kuruluşlarımıza yapacağımız ziyaretlerle akşama kadar devam edecek yoğun bir programın başlangıcındayız.”

Programın Afyonkarahisar ve İYİ Parti teşkilatı açısından hayırlı olması temennisinde bulunan Mısırlıoğlu, “Öncelikle programımızın hayırlara vesile olmasını Cenab-ı Allah’tan niyaz ediyorum. Kıymetli Genel Başkan Yardımcımız, Basın Medya Tanıtım Başkanımız Sayın Hüseyin Raşit Yılmaz Bey’i misafir ediyoruz. Kendisine nezaketi, ilgisi ve destekleri için çok teşekkür ediyorum. İlimize hoş geldiler, safa geldiler” ifadelerini kullandı.

“ÇOK ZOR VE ÖNEMLİ BİR DÖNEMDEN GEÇİYORUZ”

Mısırlıoğlu daha sonra Türkiye’nin içinde bulunduğu siyasi sürece ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye’nin birçok sıkıntılı dönem yaşadığını ancak son günlerde yaşanan gelişmelerin kendilerini derinden endişelendirdiğini belirten Mısırlıoğlu, İYİ Parti’nin benzer gelişmelere karşı yıllardır uyarılarda bulunduğunu söyledi.

Mısırlıoğlu, “Biliyorsunuz önemli bir dönemden geçiyoruz, zor bir dönemden geçiyoruz. Hakikaten Türk milleti olarak Cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadar zaman zaman büyük sıkıntılar ve büyük zorluklar yaşadık. Ama özellikle son bir haftadır yaşadığımız olaylar hepimizi hayret ve şoka sokmuştur” dedi.

“KEŞKE HAKLI ÇIKMASAYDIK”

İYİ Parti’nin yaklaşık dokuz yıldır aynı konularda uyarılarda bulunduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, geçmiş basın açıklamalarının incelenmesi çağrısında bulundu.

“Biz bunları biliyorduk, söylüyorduk” diyen Mısırlıoğlu şöyle devam etti:

“Dokuz yıl evvel İYİ Parti’yi kurduğumuzdan bu yana basın mensuplarımız geriye doğru kendi arşivlerini kontrol ederlerse, Genel Merkezimiz ve teşkilatlarımız tarafından yapılan, adeta tarihe not düşen açıklamalarımızı göreceklerdir. Bugün haklı çıktık. Ama keşke haklı çıkmasaydık. Böyle bir süreçte haklı çıkmış olmak bize bir mutluluk vermiyor. Yaşananlar bizi gerçekten çok üzüyor.”

“SİYASET İKİYÜZLÜLÜK SANATINA DÖNÜŞMEMELİ”

Mısırlıoğlu konuşmasında 2023 Cumhurbaşkanlığı ve Milletvekili Genel Seçimleri sürecine de değindi.

O dönemde İYİ Parti’ye yönelik kullanılan siyasi söylemleri hatırlatan Mısırlıoğlu, iktidar partisi ve siyasi ortağının bugün farklı bir noktaya geldiğini savundu.

“Siyaset ikiyüzlülük sanatına dönüşmemeliydi” diyen Mısırlıoğlu, şöyle konuştu:

“2023 çok uzak bir tarih değil. O genel seçim sürecini hep birlikte yaşadık. O gün bizi bölücülerle ve terör örgütünün siyasi uzantısıyla yan yana göstermeye çalışanlar vardı. Sahada bunun üzerinden siyaset yapan iktidar partisinin ve ortağının milletvekili adaylarının bugün düştükleri durum gerçekten yürekler acısıdır.”

“2023’TE BİZİ SUÇLAYANLAR BUGÜN NE DİYECEK?”

Mısırlıoğlu, seçim döneminde yapılan bazı propaganda çalışmalarına dikkat çekerek, İYİ Parti yöneticilerinin terör örgütü elebaşı Abdullah Öcalan ile yan yana gösterildiği görseller kullanıldığını söyledi.

Mısırlıoğlu, “O gün Genel Başkanlarımızın posterlerinin üzerine Abdullah Öcalan’ın fotoğraflarını yapıştırdılar. Yarısında onun fotoğrafı, yarısında bizim Genel Başkanımızın fotoğrafı vardı. ‘Bunlar gelirse Selo’yu, Apo’yu salacaklar, teröristleri özgürleştirecekler, ortak hareket ediyorlar’ dediler” ifadelerini kullandı.

Bugün gelinen noktada siyasi tablonun tamamen değiştiğini savunan Mısırlıoğlu, “Bugün kimin kimle yol yürüdüğünü 86 milyon Türk milleti son birkaç gündür Meclis’te yapılan çalışmalar üzerinden açıkça görüyor” dedi.

Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar milletvekillerine de seslenerek, “O gün bunları söyleyen milletvekilleri bugün Afyonkarahisar’a geldiklerinde vatandaşın karşısına çıkıp ne diyecekler? Ben gerçekten merak ediyorum. Böyle bir tutarsızlık olabilir mi?” ifadelerini kullandı.

“İYİ PARTİ OLMASAYDI MECLİS’TE YAŞANANLAR NASIL DUYULACAKTI?”

İYİ Parti’nin TBMM’deki muhalefetini savunan Mısırlıoğlu, partisinin Meclis çalışmalarını kamuoyuna aktarmasının önemine işaret etti.

“Gözlerimizi kapatalım ve bir an düşünelim; İYİ Parti Meclis’te olmasaydı ne olurdu?” diyen Mısırlıoğlu, “Demek ki bazı işler sessiz sedasız yapılacak, milletin haberi dahi olmayacaktı. İYİ Parti’nin Meclis’te bulunması bu açıdan Türkiye açısından son derece önemlidir” dedi.

“MİLLETİN İRADESİYLE MECLİSTEKİ İRADE BİRBİRİNE ZIT OLAMAZ”

Mısırlıoğlu, kamuoyunun büyük çoğunluğunun sürece karşı olduğunu öne sürerek, Meclis’in ortaya koyduğu siyasi iradeyle toplum arasındaki farkı eleştirdi.

“Toplumun çok büyük bölümü bu sürece ‘hayır’ diyor ama Meclis’teki milletvekillerinin önemli bölümü ‘evet’ diyor. Toplumdan bu kadar kopuk bir Meclis olabilir mi?” diye soran Mısırlıoğlu, milletvekillerinin vatandaşın oylarıyla seçildiğini hatırlattı.

Mısırlıoğlu, “Millet size bu vekâleti, memleketin hakkını hukukunu savunun, adaleti işletin, şehitlerimizin ve gazilerimizin hakkına sahip çıkın diye verdi. Milletin iradesine rağmen farklı bir tavır sergilenmesini tarih unutmayacaktır. Millet de unutmayacaktır” diye konuştu.

Mısırlıoğlu konuşmasının sonunda basın mensuplarına teşekkür ederek sözü Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz’a bıraktı.

HÜSEYİN RAŞİT YILMAZ: “BASIN MENSUPLARI ÇOK ÖNEMLİ BİR GÖREV YAPIYOR”

İYİ Parti Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Raşit Yılmaz konuşmasına İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, Merkez İlçe Başkanı, parti yöneticileri ve basın mensuplarını selamlayarak başladı.

Görev alanı gereği basın mensuplarıyla aynı çalışma alanında olduklarını ifade eden Yılmaz, gazetecilerin içinde bulunduğu zor şartlara dikkat çekti.

Yılmaz, “Çalışma alanlarımız itibarıyla aynı zamanda mesai arkadaşı da sayılırız. Hem ulusalda hem yerelde basın mensubu olmak, gazetecilik yapmak, bu sektörde var olmak gerçekten çok zor. Sizler millet menfaati ve kamu yararı adına çok önemli bir iş yapıyorsunuz” ifadelerini kullandı.

Gazetecilere bir vatandaş ve bir siyasetçi olarak teşekkür ettiğini belirten Yılmaz, “Sıradan bir vatandaş olmak vasfımla da, İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı olmak vasfımla da sizlere teşekkür ediyorum. Sağ olunuz, var olunuz, iyi ki varsınız” dedi.

“AFYONKARAHİSAR BİZİM İÇİN SEMBOL ŞEHİRLERDEN BİRİ”

Afyonkarahisar’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti ifade eden Yılmaz, Afyonkarahisar’ın Türkiye Cumhuriyeti ve Milli Mücadele tarihindeki yerine özel vurgu yaptı.

Yılmaz, “Bizim çok kıymet verdiğimiz sembol şehirlerimiz vardır. Elbette Türkiye’nin tamamı gözümüzün bebeğidir. Ancak Afyonkarahisar denildiğinde yiğitler diyarı, şehitler otağı olan bu şehir bizim kalbimizde ayrı bir yere sahiptir” dedi.

Afyonkarahisar’ın tarihine, kültürüne, dokusuna ve insan yapısına dikkat çeken Yılmaz, şehirde STK’larla, basın mensuplarıyla ve parti teşkilatıyla bir araya gelmekten son derece mutlu olduğunu söyledi.

“TÜRKİYE UZUN YILLARDIR AYNI KAOTİK VİRAJDA DÖNÜYOR”

Türkiye’nin uzun süredir siyasi, sosyal ve ekonomik sıkıntılar içerisinde bulunduğunu savunan Yılmaz, iktidara yönelik eleştirilerde bulundu.

Yılmaz, “Ülkemiz çok sıkıntılı zamanlardan geçiyor. Aslında bu sıkıntı yeni de değil. Sıkıntının dozu sürekli artıyor ama mahiyeti değişmiyor. Sürekli ‘Türkiye tehlikeli bir virajdan geçiyor’ deniliyor. Ancak 25 yıldır bu iktidar nedeniyle Türkiye adeta bir daire çiziyor. Sürekli bir virajdan geçiyoruz gibi görünüyor ama günün sonunda aynı yere geliyoruz” ifadelerini kullandı.

YILMAZ’DAN MECLİSTEN GEÇEN DÜZENLEMEYE SERT TEPKİ

Yılmaz, konuşmasının önemli bölümünü TBMM’de kabul edilen düzenlemeye ayırdı.

Düzenlemeyi çok sert sözlerle eleştiren Yılmaz, bunun bir hata veya gaflet sonucu hazırlanmadığını iddia etti.

“Bu düzenleme gafletle kaleme alınmış, yanlışlıkla hazırlanmış bir yasa değildir” diyen Yılmaz, düzenlemenin bilinçli biçimde hazırlandığını savundu.

Yılmaz, “Dün Meclis’te olanlar bütün memleketin gözü önünde yaşandı. Ben de gece geç saatlere kadar Türkiye Büyük Millet Meclisi’ndeydim. Orada İYİ Parti grubunun ve milletvekillerimizin milletimizin asaletine yaraşır şekilde hakkını hukukunu savunduğunu, direndiğini ve ağırlığını ortaya koyduğunu gördüm” dedi.

“MECLİSİN YETKİLERİNİN TIRPANLANDIĞINI BİLİYORDUK AMA…”

Hüseyin Raşit Yılmaz, parlamenter sistem ve Meclis’in mevcut konumu konusunda da eleştirilerde bulundu.

“Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin yetkilerinin zaman içerisinde tırpanlandığını ve sembolik hale getirildiğini biliyorduk” diyen Yılmaz, Meclis’teki bazı imza süreçleri üzerinden ağır eleştirilerde bulundu.

Yılmaz, yüzlerce milletvekilinin boş kağıtlara imza attırıldığı iddiasını gündeme getirerek, bunun Meclis’in geldiği nokta açısından üzüntü verici olduğunu savundu.

“PARLAMENTO YETMİYORSA MÜCADELE MEYDANLARDA SÜRECEK”

Yılmaz, İYİ Parti’nin TBMM’de yürüttüğü siyasi mücadelenin artık ülkenin her bölgesine taşınacağını söyledi.

Komisyonlarda saatler süren mücadele verdiklerini belirten Yılmaz, “Eğer mücadele zemini Parlamento olmaktan çıkıyorsa Türk vatanının meydanlarında, sokaklarında, caddelerinde, çarşısında, pazarında, okulunda, akademisinde nerede milletimiz varsa orada mücadele edeceğiz” dedi.

Yılmaz, amaçlarının vatandaşları bilgilendirmek, siyasi farkındalık oluşturmak ve kamuoyuyla doğrudan temas kurmak olduğunu ifade etti.

“GENEL BAŞKANIMIZIN MİLLİ MESELELERDE NE YAPACAĞINI BİLİRİZ”

İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu’nun siyasi çizgisinin açık olduğunu söyleyen Yılmaz, diğer siyasi parti liderleri üzerinden de eleştirilerde bulundu.

Yılmaz, İYİ Parti Genel Başkanı’nın geçmişte farklı, bugün farklı söylem kullanan bir siyasi çizgide olmadığını ifade ederek, “Biz Sayın Müsavat Dervişoğlu’nun aktif bir siyasi mesele ortaya çıktığında ne düşüneceğini önceden biliriz. Çünkü Genel Başkanımızı tanırız, kendisine itimat ederiz. Bizden ve milletimizin hassasiyetlerinden farklı düşünmeyeceğini biliriz” dedi.

İYİ Parti’nin “milletin mevzisinde” olduğunu söyleyen Yılmaz, “Bizim durduğumuz yer milletimizin mevzisidir. O mevzide ne yapılacağı ve ne yapılmayacağı bellidir” ifadelerini kullandı.

“İKTİDAR PARALEL BİR EVREN İNŞA EDİYOR”

Hüseyin Raşit Yılmaz konuşmasının ekonomik bölümünde iktidarın Türkiye’nin ekonomik durumuyla ilgili ortaya koyduğu tabloyu eleştirdi.

İktidarın “Türkiye çok güçlü, dünya Türkiye’yi kıskanıyor, vatandaş refah içinde” şeklinde bir algı oluşturduğunu savunan Yılmaz, sahadaki tablonun bununla örtüşmediğini söyledi.

Yılmaz, “Sanki Amerika’yla aşık atıyoruz, İngiltere’yi geçmişiz, Almanya bizi kıskanıyor, bütün vatandaşlarımız İsviçre’den daha büyük bir konfor içerisinde yaşıyormuş gibi bir tablo sunuluyor” dedi.

Gerçek hayatın farklı olduğunu ifade eden Yılmaz, “Bu ülkede çöpten ekmek toplayan insanlar var. Çocuklarının beslenme çantasına yeterli besin ve protein koyamayan milyonlarca anne baba var” diye konuştu.

“BU İKTİDARIN MİLLET TARAFINDAN GÖNDERİLMESİ GEREKİYOR”

İYİ Parti’nin temel amacının toplumun huzuru ve refahı olduğunu belirten Yılmaz, “Biz milletimizin mutluluğunu ve huzurunu isteyen İYİ’ler olarak bu iktidarın millet tarafından en kısa zamanda gönderilmesi gerektiğini uzun süredir ifade ediyoruz” dedi.

“İYİ PARTİ TÜRKİYE’NİN SİGORTASIDIR”

Yılmaz, son gelişmelerin ardından İYİ Parti’nin Türk siyasetindeki öneminin daha açık biçimde görüldüğünü söyledi.

Yılmaz, “Bugün geldiğimiz noktada İYİ Parti’nin varlığının Türk siyaseti açısından ne kadar kritik olduğu anlaşılmıştır. İYİ Parti ve onun Genel Başkanı Sayın Müsavat Dervişoğlu Türkiye’nin sigortasıdır, güvencesidir ve garantisidir” ifadelerini kullandı.

Partilerine ilginin özellikle son günlerde ciddi biçimde arttığını öne süren Yılmaz, bu artışı “aritmetik değil geometrik” olarak nitelendirdi.

Yılmaz, Medya ve Tanıtımdan Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olması nedeniyle partinin kamuoyu ilgisine ilişkin verilere erişebildiğini ifade ederek, “Büyük bir ilgi ve alaka artışıyla karşı karşıyayız. Genel Merkez üyelik sistemimiz yoğunluktan dolayı son birkaç günde ciddi biçimde kilitlendi. İl Başkanıma Afyonkarahisar’da da benzer bir durum yaşanıyor mu diye sordum; kendisi Afyonkarahisar’da da yoğun ilgi olduğunu söyledi” dedi.

“GÜCÜMÜZ HAKLILIĞIMIZDAN GELİYOR”

İYİ Parti’nin mücadele gücünü milletin haklarını savunmaktan aldığını kaydeden Yılmaz, “Biz bu milletin evlatlarıyız. Söylediğimiz sözün de savunduğumuz fikrin de bu milletten gayrı bir hesabı yoktur. Gücümüz haklılığımızdandır” ifadelerini kullandı.

“BİZ BÜYÜK BİR BAYRAM SOFRASI İSTİYORUZ”

Yılmaz konuşmasında Türkiye’deki toplumsal birlik ve beraberliğe ilişkin de dikkat çeken bir benzetme yaptı.

Türkiye’yi büyük bir aile olarak gördüklerini belirten Yılmaz, “Alevi, Sünni, Kürt, Türk, Türkmen… Adına ne koyarsanız koyun, büyük bir ailede hepsi vardır” dedi.

İYİ Parti’nin Türkiye için bir “bayram sofrası” hayali bulunduğunu söyleyen Yılmaz, bayram sofralarında ayrışma ve ötekileştirme olmadığını belirtti.

Yılmaz şöyle konuştu:

“Bayram sofrasında ailenin büyüğünün evinde toplanılır. Allah ne verdiyse ortaya konulur. Birisi bir şeye ulaşamıyorsa yanındaki ona uzatır. O sofrada kimin kulağında küpe olduğuna, kimin omzunda dövme olduğuna, kimin tesettürlü olduğuna, kimin hilal bıyıklı veya solcu bıyıklı olduğuna bakılmaz. Bunlar en fazla espri konusu olur. Bayram sofrası büyük ailenin ortaklığıdır.”

“MİLLETİN BAYRAM SOFRASINI ELLERİNDEN ALDILAR”

Yılmaz, iktidarın toplumun ortak sofrasını küçülttüğünü ileri sürerek ağır ifadeler kullandı.

“Milletin elinden bayram sofrasını aldılar, kendilerine küçük ama şatafatlı açık büfeler yaptılar” diyen Yılmaz, iktidarın ekonomik politikalarını israf ve ayrıcalık üzerinden eleştirdi.

Yılmaz, “Bir tarafta doymak bilmeyen bir tüketim anlayışı var, diğer tarafta simit ve poğaça almakta bile zorlanan geniş kitleler var. Bizim derdimiz tam olarak budur” dedi.

“MİLLET MÜLKÜNDEN HABERDAR OLMALI”

Basının toplumsal işlevine yeniden değinen Yılmaz, gazetecilerin vatandaşların kendi ülkelerinde olup biteni öğrenmesinde kritik görev üstlendiğini söyledi.

Yılmaz, “Millet mülkünden haberdar olmalıdır. Milletin mülkü vatan dediğimiz topraklardır; Afyonkarahisar’dır, Türkiye’nin bütün vilayetleridir. Siz basın mensupları sayesinde millet, kendi mülkünde olup biteni öğreniyor” ifadelerini kullandı.

Afyonkarahisar ziyaretinin de bu nedenle önemli olduğunu söyleyen Yılmaz, Ankara’da yaşanan gelişmeleri Afyonkarahisar’daki STK’lara ve vatandaşlara anlatacaklarını kaydetti.

“ANKARA’DA NE GÖRDÜĞÜMÜZÜ AFYONKARAHİSAR’A ANLATACAĞIZ”

Yılmaz, program boyunca sivil toplum kuruluşlarıyla fikir alışverişinde bulunacaklarını belirterek şöyle konuştu:

“Biz Ankara’da ne gördüğümüzü, ne yaptığımızı, neye karşı mücadele ettiğimizi Afyonkarahisar’daki sivil toplum kuruluşlarına ve vatandaşlarımıza izah edeceğiz. Onlardan görüşlerini, katkılarını isteyeceğiz. Bir fikir teatisinde bulunacağız. Bu bakımdan Afyonkarahisar’da olmaktan son derece mutluyum.”

16 AĞUSTOS’TA BALIKESİR’DE BÜYÜK “BAYRAK” BULUŞMASI

Hüseyin Raşit Yılmaz konuşmasının önemli bölümlerinden birini 16 Ağustos 2026 Pazar günü Balıkesir’de gerçekleştirilecek mitinge ayırdı.

Yılmaz, İYİ Parti’nin “Bayrak Açma” mitinglerinin ilkini Ankara Tandoğan Meydanı’nda yaptığını hatırlattı.

Tandoğan mitingine resmi rakamlara göre 179 bin kişinin katıldığını ifade eden Yılmaz, “Son yıllarda Ankara’da bu ölçekte bir miting yapılmamıştı” dedi.

“İKİNCİ ADIMI KUVÂ-Yİ MİLLİYE ŞEHRİ BALIKESİR’DE ATIYORUZ”

Balıkesir’in Kuvâ-yi Milliye ruhunun sembol şehirlerinden biri olduğunu belirten Yılmaz, 16 Ağustos mitinginin Kuvâ-yi Milliye Meydanı’nda gerçekleştirileceğini söyledi.

Yılmaz, “Bu meydan okumanın ikinci adımını Balıkesir’de atacağız. Balıkesir bir Kuvâ-yi Milliye şehridir ve mitingi gerçekleştireceğimiz meydanın adı da Kuvâ-yi Milliye Meydanı’dır. 16 Ağustos saat 19.00’da milletimizle orada buluşacağız” dedi.

Genel Başkan Müsavat Dervişoğlu’nun mitingde halka hitap edeceğini belirten Yılmaz, “Genel Başkanımız neye karşı direndiğimizi, niçin mücadele ettiğimizi anlatmaya devam edecek” diye konuştu.

Yılmaz, mitinge yüksek bir katılım beklediklerini de sözlerine ekledi.

“KUVÂ-Yİ MİLLİYE RUHUYLA MİLLETİMİZLE KUCAKLAŞACAĞIZ”

Milli Mücadele’nin önemli safhalarının Afyonkarahisar ve çevresinde yaşandığını hatırlatan Yılmaz, İYİ Parti’nin siyasi mücadelesini Kuvâ-yi Milliye ruhuyla sürdürdüğünü söyledi.

“100 küsur sene önce Milli Mücadele’de önemli aksiyon alanlarından biri bu topraklardı” diyen Yılmaz, “Biz de aynı Kuvâ-yi Milliye ruhuyla milletimizle kucaklaşacağız ve bu memleketin sahipsiz olmadığını dosta düşmana göstermeye devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

BASIN MENSUBUNDAN DİKKAT ÇEKEN SORU

Konuşmaların ardından basın mensuplarının sorularına geçildi.

Bir gazeteci, Meclis’ten geçen düzenlemeye ilişkin olarak örgütün feshi ve silah bırakma sürecinin teyidinin iki ayrı kurum tarafından takip edileceğinin, düzenlemeden yararlanmak isteyenler için altı aylık başvuru süresi öngörüldüğünün, bazı suçlarda ceza ertelemesi ve tahliye imkanının gündeme geleceğinin açıklandığını hatırlattı.

Gazeteci ayrıca kasten öldürme suçlarının kapsam dışında tutulduğu ve Abdullah Öcalan’ın düzenlemeden yararlanamayacağı yönündeki açıklamaları hatırlatarak, “Bundan sonra Türkiye’yi nasıl bir süreç bekliyor?” sorusunu yöneltti.

ŞEHİDİN PARÇALANMIŞ BOTU TOPLANTIYA DAMGA VURDU

Soruyu cevaplamak üzere söz alan Hüseyin Raşit Yılmaz, doğrudan hukuki değerlendirmeye geçmek yerine İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu’nun makam odasında gördüğü bir emaneti anlattı.

Yılmaz, makam odasında camekan içerisinde bulunan parçalanmış bir askeri botu gördüğünü belirterek İl Başkanı Mısırlıoğlu’na bunun ne olduğunu sorduğunu aktardı.

Mısırlıoğlu’nun kendisine botun mayına basarak şehit olan bir askere ait olduğunu söylediğini ifade eden Yılmaz, konuşma sırasında ayağa kalktı.

Mısırlıoğlu’nun da botun mayın patlaması sonucu parçalandığını doğrulaması üzerine Yılmaz, camekan içerisindeki emaneti basın mensuplarına gösterdi.

“BU BİZİM ŞEHİDİMİZİN BOTU”

Yılmaz, son derece duygusal bir atmosferde yaptığı açıklamada, “Bu bizim bir şehidimizin botu. Mayına basarak şehadet şerbetini içmiş bir kahramanımızın botudur” dedi.

Şehidin ailesinin siyasi süreç başladıktan sonra İl Başkanlığı’na gelerek botu İYİ Parti’ye emanet ettiğini anlatan Yılmaz, ailenin şehidin hakkının ve hukukunun savunulması konusunda partiye güvendiğini söyledi.

Yılmaz, “Ailemiz İl Başkanlığımıza gelerek bu emaneti teslim etmiş. ‘Bundan sonra ben bunu burada ziyaret ederim. Onun haricinde bütün haklarını size emanet ediyorum’ demiş. Bu bir emanettir” ifadelerini kullandı.

“OMUZLARIMIZDA AĞIR BİR MESULİYET VAR”

Şehit ailelerinin güveninin kendileri açısından çok ağır bir siyasi ve vicdani sorumluluk taşıdığını belirten Yılmaz şöyle konuştu:

“Bizim omuzlarımızda bizzat cisimleşen sembollerinden birini milletimiz bize tevdi etmiş durumda. Ağır bir mesuliyet, ağır bir sorumluluk var. Biz bu parçalanmış botların ve şehit naaşlarının omuzlarımıza yüklediği mesuliyetin temsilcileriyiz.”

Yılmaz, bu sembollerin siyasi propaganda malzemesi yapılmaması gerektiğini de özellikle vurgulayarak, “Bunu hamasi bir siyasi sermayeye dönüştürmek bizim siyasi ahlakımıza ve şahsiyetimize uygun değildir” ifadelerini kullandı.

YILMAZ: “ÖNGÖRÜLEN KURULLARDA SİYASİ SORUMLULUK SAHİBİ KİMSE YOK”

Gazetecinin sorusuna yeniden dönen Yılmaz, düzenlemede öngörülen kurulları eleştirdi.

Kurullarda Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri ve MİT Başkanı gibi atanmış devlet görevlilerinin yer aldığını belirten Yılmaz, halk tarafından seçilmiş siyasi temsilcilerin bulunmadığını savundu.

Yılmaz, “Kurullarda siyasi sorumluluk sahibi kimse yok. Herkes atanmış. Halk temsilcisi nerede? Bunların tamamı devlet görevlisi. Bu kadar hayati bir meselede sorumluluğu memurlardan oluşan kurullara bırakıyorlar” dedi.

Bunun ileride siyasi sorumluluktan kaçma aracı olarak kullanılabileceğini iddia eden Yılmaz, hükümet ile devlet arasındaki ayrımın ortadan kalktığını savundu.

“KASTEN ÖLDÜRMEYİ NASIL TESPİT EDECEKSİNİZ?”

Yılmaz’ın üzerinde en fazla durduğu konulardan biri de terör saldırılarında doğrudan öldürme fiilinin nasıl tespit edileceği oldu.

Bir karakol baskınını örnek veren Yılmaz, çok sayıda teröristin katıldığı bir saldırıda hangi teröristin hangi askeri şehit ettiğinin yıllar sonra tespit edilmesinin son derece zor olduğunu ifade etti.

Yılmaz şöyle konuştu:

“Diyelim ki bir karakolu 150 terörist sardı. Saatlerce ateş ettiler, roket ve bombalarla saldırdılar ve askerlerimizi şehit ettiler. O 150 terörist içerisinden hangi teröristin hangi askerimizi şehit ettiğini nasıl tespit edeceksiniz? Yıllar sonra o silahları bulup balistik incelemeye mi götüreceksiniz? Şehitlerimizin bedenlerinden çıkan kurşunlarla eşleştirme mi yapacaksınız?”

Yılmaz, saldırıya katılan herkesin olayın sorumlusu olduğunu düşündüklerini belirterek, düzenlemenin uygulamada ciddi sorunlara neden olacağını savundu.

“BASKINA KATILANIN SORUMLULUĞU NEREDE BAŞLAYIP NEREDE BİTECEK?”

Yılmaz, “Bir karakol baskınına katılmış ama doğrudan hangi kurşunun kimden çıktığı ispatlanamayan bir kişinin durumu ne olacak?” sorusunu gündeme getirdi.

Bu nedenle “kasten öldürme suçunun kapsam dışı bırakıldığı” yönündeki açıklamaların kendilerini tatmin etmediğini söyleyen Yılmaz, düzenlemenin şehitlerin ve ailelerinin hukukunu korumakta yetersiz olduğunu ileri sürdü.

“SESİMİZ DAHA DA YÜKSELECEK”

Hüseyin Raşit Yılmaz, İYİ Parti’nin ülke genelindeki siyasi mücadelesinin artarak devam edeceğini belirtti.

“Biz bu kadar haklı bir mücadele verirken kendimizi milletimize anlatmakta eksik kalamayız” diyen Yılmaz, “O yüzden buradayız, o yüzden her yerdeyiz ve her yerde olmaya devam edeceğiz. Sesimiz gitgide daha fazla yükselecek” ifadelerini kullandı.

Yılmaz, İYİ Parti’nin muhalefetinden vatandaşların memnuniyet duyduğunu savunurken, iktidarın ise bu siyasi tavırdan rahatsız olacağını söyledi.

MISIRLIOĞLU: “BİR ANNENİN EVLADINDAN GERİYE BİR BOT KALDI”

Toplantının son bölümünde İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu da şehidin botuna ilişkin duygu yüklü açıklamalarda bulundu.

Mısırlıoğlu, “O şehidimizden annesine kalan bir bottur değerli basın mensupları. Bir bot… Başka bir şeyi kalmadı” dedi.

Bir annenin evladını yıllarca büyüttükten sonra vatani görevini yapması için askere gönderdiğini belirten Mısırlıoğlu, şehit ailelerinin yaşadığı acının hiçbir kelimeyle tarif edilemeyeceğini söyledi.

Mısırlıoğlu şöyle konuştu:

“Bir anne koskoca bir evlat yetiştirmiş, 20-25 yaşına kadar büyütmüş, emek vermiş, vatana hizmet etsin diye askere göndermiş. Sonra tabutla naaşını almış. Naaşının nasıl geldiğini bilmiyor, belki açıp dahi bakamamış. O bottan geriye kalan görüntü bize acının büyüklüğünü gösteriyor.”

“KELİMELERİMİ ÖZENLE SEÇMEYE ÇALIŞIYORUM”

Mısırlıoğlu konuşması sırasında duygulandığını belirterek sözlerini seçmekte zorlandığını ifade etti.

“Çok can acıtıcı bir durumdan geçiyoruz. Konuşamıyorum. Kelimelerimi özenle seçmeye çalışıyorum” diyen Mısırlıoğlu, şehitlerin ve gazilerin hukukunun korunması gerektiğini vurguladı.

Mısırlıoğlu, terör örgütleriyle ilgili süreçlerde kamuoyunun kelime oyunlarıyla yönlendirilmemesi gerektiğini de ifade etti.

ÖCALAN TARTIŞMASINA DA DEĞİNDİ

Mısırlıoğlu, Abdullah Öcalan’ın serbest bırakılmayacağı yönündeki açıklamalara ilişkin de değerlendirmede bulunarak, İmralı’da oluşturulduğunu öne sürdüğü çalışma koşullarının fiilen farklı bir durum ortaya çıkardığını savundu.

Öcalan’ın ziyaretçileri kabul edebileceği, danışman ve sekreterya benzeri imkanlardan faydalanabileceği yönündeki iddiaları gündeme getiren Mısırlıoğlu, bunun kamuoyuna açık biçimde anlatılması gerektiğini söyledi.

Mısırlıoğlu, “Kelime oyunlarıyla toplumun yanıltılmasına karşıyız. ‘Öcalan affedilmiyor’ deniliyor ancak sürecin bütün ayrıntılarının vatandaşa açıkça anlatılması gerekiyor” ifadelerini kullandı.

“ŞEHİTLERİMİZİN KATİLLERİYLE KARDEŞ OLAMAYIZ”

Mısırlıoğlu, sürecin “milli birlik ve kardeşlik” söylemiyle anlatılmasına da itiraz etti.

Mısırlıoğlu, “Bu ülkenin evlatlarının kanına girmiş canilerle, katillerle kardeşlik adı altında bir anlayışı kabul etmemiz mümkün değildir” dedi.

Şehit ailelerinin hassasiyetinin Türkiye’nin ortak hassasiyeti olması gerektiğini kaydeden Mısırlıoğlu, “Bu milletin evlatlarının hukukunu korumak hepimizin görevidir” diye konuştu.

BASIN TOPLANTISI SONRASI YOĞUN ZİYARET PROGRAMI

İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanlığı’ndaki toplantının ardından Hüseyin Raşit Yılmaz, Muhammet Mısırlıoğlu ve beraberindeki heyetin gün boyunca çeşitli ziyaretler gerçekleştireceği bildirildi.

Program kapsamında Afyonkarahisar’daki basın kuruluşları, gazetecilik meslek örgütleri, emekli dernekleri ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya gelinerek Türkiye’nin gündemindeki gelişmelerin değerlendirileceği belirtildi.

Hüseyin Raşit Yılmaz, ziyaretlerde Ankara’da yaşanan siyasi gelişmeleri anlatacaklarını, STK temsilcilerinin görüşlerini dinleyeceklerini ve 16 Ağustos Balıkesir Kuvâ-yi Milliye Meydanı’nda yapılacak mitinge ilişkin değerlendirmelerde bulunacaklarını ifade etti.

Toplantı, basın mensuplarının sorularının yanıtlanmasının ardından sona erdi.