KURTULUŞA GİDEN YOLDA DİNAR

Dinar, Kurtuluş Savaşı’nda düşman işgali görmemiştir.

MENDERES’İN KAYNAĞI’NDAN DİNAR NOSTALJİSİ -1

RAİF ÖZTÜRK

KURTULUŞA GİDEN YOLDA DİNAR

Dinar, Kurtuluş Savaşı’nda düşman işgali görmemiştir. Buna rağmen Dinar Kurtuluş Savaşı’nda çok önemli ve etkin bir görev üstlenmiştir. Ülkemiz ve milletimiz adına son derece önemli olan bu savaşta Dinar; asker, erzak, cephane ikmal yeri ve Süvari Kolordusunun karargâhı olarak etkili bir görev yapmıştır.

Yunanistan’ın 15 Mayıs 1919 tarihinde İzmir’e çıkartma yaparak işgali başlatmıştır. Başlatılan işgal kısa zamanda yayılmış ve Afyonkarahisar’a kadar pek çok il, ilçe işgal edilmiştir. İşgal edilen yerlerde gösterilen insanlık dışı mezalim ve vahşet Dinar’ı da çok olumsuz etkilemiştir. Yunan Ordusu’nun Dinar’ın kuzey komşusu Çivril’e, batıdaki komşusu Denizli’ye, doğusunda yer alan Sandıklı ve Şuhut’a dayanması, savaşın sıcaklığının Dinar’da da yaşanmasına sebep olmuştur.

Dinar bu işgale ilgisiz kalmamıştır. Nitekim Denizli’nin işgali üzerine Denizli’de mahalli teşkilatlara öncülük eden Denizli Müftüsü Ahmet Hulusi Efendi Dinar’a gelmiştir. (20 Haziran 1919). Dinar halkı O’nu bağrına basmıştır.

Ahmet Hulusi Efendi, başta ilçe müftüsü Hacı Ahmet Efendi (Kitiş) olmak üzere din görevlileri ve şehrin ileri gelenleriyle görüşerek milis güçlerinin teşkilatlanmasını sağlamıştır. Bunların başında da Osman Bey (Kitiş) gelir.

1Redd-i İlhak Cemiyeti kurulur. Bu cemiyet kısa süre içinde Afyonkarahisar Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin faaliyetlerine katılarak, destek vermiştir.

Osman Kitiş (Rahmetli Tavukçu Osman Kitiş’in dedesi) Milli Mücadele’nin Dinar ve çevresindeki sivil milis kuvvetlerinin liderlerindendir. Milli Mücadeleye güç vermek için iaşesini, atlarını, silahlarını kendisinin karşıladığı kalabalık bir mahalli güç hazırlamıştır. Bu güç Denizli ve Çivril çevresinde koruma görevi görmüş, bu bölgeden cepheye yapılan erzak ve cephane sevkiyatının güvenliğini sağlamıştır.

Yunanlılar Ege Bölgemizde işgali genişletmesi üzerine; özellikle 4Dörtyol Mevkiinde göçmenler için düzenli çadırlar kurulmuş, gelen göçmenler bu çadırlarda barındırılmıştır. İaşeleri için Dinar halkı, çevre köyler harekete geçmiştir. Dinar, işte bu yıllarda, daha sonra adı Türk Kızılay’ı olarak değiştirilen ve bir uluslararası yardım kuruluşu olan Hilal-i Ahmer Cemiyeti’yle tanışmıştır. Dinar’da görülen lüzum üzerine yirmi dört saat içinde otuz yataklı bir hastane ve bir de dispanser açılmıştır. Hem göçmenler, hem de cepheden gelen yaralılar ve hastalar burada tedavi edildi.

Batı cephesinde savaş bütün hızı ile devam ederken Dinar’da 500 yataklı yeni bir sahra hastanesi ile bir Hayvan Hasta hanesi hizmete sokulmuştur. Yine Nazilli’nin işgali üzerine burada bulunan Hilal-i Ahmer, Beşinci İmdat-ı Sıhhiye Heyeti de hastahanesiyle birlikte Dinar’a nakledilmiştir. Büyük Taarruz için hazırlıkların yapıldığı dönemde 13 Ekim 1921 tarihinde Dinar’da bir Menzil Teşkilatı kuruldu ve Menzil Müfettişliği Komutanlığına bir süre Dinar Belediye Başkanlığı da yapacak olan (1930-1932) Şemsettin Şener getirildi. Şemsettin Şener Bey’in de gayreti ile Menzil Müfettişliği, cepheye erzak ve mühimmat taşınmasını aksatmadan yerine başarı ile getirmiştir. Kısacası Kurtuluş Savaşı’nda işgal görmeyen Dinar, cepheye koşmuş, işgal görmüş, cephede bizzat savaşmış insanlarımız gibi milli bir görev yapmış ve kurtuluşa ulaşmamızda önemli katkısı olmuştur.

Her birinin ruhu ayrı ayrı şad olsun… Türk Milleti var olsun.

Saygılarımla…

Raif ÖZTÜRK