Kuzum Suat..
Bir dedenin torununa yazdığı mektup, adres şaşırıp bize ulaştı..
Yanlışlıkla bize gelen bu mektubu yayınlıyoruz:
“Kuzum Suat..
Geçenlerde koltuğuna kurulmuş telefonla oynuyorken, mırıldanıyordun:
Yukarıdan hasretle seni dinledim…
“Gazozu şişeden içerim
Balı peteğinden yerim
Gün be gün şarkı söylerim
Her şeyi en iyi ben bilirim
Vay be, ben neymişim
Vay be, ben neymişim..” diyordun…
Ne oldu sana evladım?
Ye, iç, şarkı söyle tamam da, bu kibrin nedir evladım?..
Ne kadar alçaktan uçarsan, düştüğün zaman o kadar az incinirsin, aklını başına al be kuzum..
Sosyal medyaya ağırlık verdiğini duyduğumda seviye yükselecek diye sevinmiştim..
Sevincim kursağımda kaldı..
Sen bir sürü hesap açtır, sana kışt diyenlere saldırt, yanlış yapıyorsun evladım, yanlış..
Ne idüğü belirsiz adamlara güven mi olur..
Ayağın sürçünce hepsi geçer karşına..
Akıllı ol evladım..
Mal varlığından, resmiyetten kaçırdığın bir şeyler mi var kuzum..
Ne kadar saklarsan sakla, halk; senin neler yaptığını nelere sahip olduğunu biliyor..
Evladım şirketin kasasındaki parayı şahsi işlerinde kullandığın sonra yerine koyduğun söyleniyor..
Olmaz evladım, kanunen suç bu..
Patrona yakın olman kurtarmaz seni..
**
Belki ‘‘İstemeyerek yaptığım işler, elimin mahkum olduğu konlar tee oralara kadar ulaştı mı?’’ diyebilirsin..
Ulaştı evladım, ulaştı..
İşbirliği yaptığın adamların ağzı torba değil ki, büzesin..
Bunlar seni kullanıyorlar evladım sen de onları..
Bi kasetçi var iyi tanırsın..
Ona çok dikkat et kuyruk sallamadığı yer kalmadı..
***
Daha yukarılara tırmanmak istiyorsun, ben de çok arzu ederim tepeye çıkmanı..
Seni bu nursuz kuru suratla, sahte inançlı kasetçi mi çıkartacak zirveye..
Senin de, onların da hesabı yanlış,,
Sonra bu işler hesap işi değildir evladım, nasip işidir nasip..
Sen bugünkü haline şükret, patronuna dua et..
**
Burada internet yok, dolayısıyla tvitir fesbuk filan yok..
Sadece siyah beyaz “Ahiret Gazetesi” çıkıyor..
Yalan dünyanın her bölgesinde yaşanan, bilinmeyen birçok şey burada yazılıp çiziliyor..
Ben sana “Kimsenin arkasından konuşma, gıybette bulunma, vebal alma, paranın esiri olma, iki yüzlü olma, babanın oğlu ol, adam ol..” diye öğütlemiştim..
Ama sen yoldan çıkmışsın be evladım..
Dün, Muzaffer’in dedesiyle karşılaştım..
“Bunlar birileriyle kafa kafaya vermiş, günü kurtarmanın hesabını yapıyorlar.. Çamur dahil her yolu deniyorlar..” dedi..
Ben de ona senin çocukken 2 kere 2 nin 4 etmediğini nasıl formüle etmekle, ne kadar cin fikirli olduğunu anlattım, gülüştük..
O kabzımal varya.. Onun babası da burada..
Zebanilere, oğlunun ‘‘Fatura kesme-para aklama-adam kullanma” modelini anlatırken karşılaştık..
Sana dua ediyor.. Oğlunun cebi para görmeye başlamış sayende..
Evladım Suat..
Sana din, iman, inanç, inşallah maşallah kelimelerini çok kullanma, bu etiketleri kullanarak sakın bişeyler yapmaya kalkma demiştim..
Yaptıklarınla milletin dinden imandan uzaklaşmasına vesile oluyorsun, evladım..
Senin gibi yapanların buradaki kötü akıbetlerini görüyoruz..
Niyetin halis olsun, göründüğün gibi ol, etrafını saran şeytanlardan uzak dur, yavrum..
Dediler ki; “işine gelmeyince yan çiziyor..”
Yan çizmek eteklilerin işidir kuzum..
**
Ninen sana bir takke ördü..
Ortası iğne dantelli, tam ortada ağzı açık bir kuş var, bayılacaksın..
İnşallah fırsat bulup tövbe etmek için kutsal topraklara gider, orada giyersin evladım..
**
Kuzum Suat..
Gerçekleri söylemek istersen yaz, burada ahiret gazetesinde de yayınlatırım..
**
Dualarını bekleriz..
Deden..
**
Hayırlı Günler..