Dinar Geçmişini İyi Bilmeli Ve Değerlendirmelidir.

Dinar Milli mücadele yıllarında işgal görmemiştir. Ülkemiz ve milletimiz adına son derece

MENDERS’İN KAYMAĞI’NDAN- RAİF ÖZTÜRK

Dinar Geçmişini İyi Bilmeli Ve Değerlendirmelidir.

Dinar Milli mücadele yıllarında işgal görmemiştir. Ülkemiz ve milletimiz adına son derece önemli olan Kurtuluş Savaşı’nda; ASKER, ERZAK, CEPHANE İKMAL YERİ VE SÜVARİ KOLORDUSUNUN KARARGÂHI olarak çok etkili bir görev yapmıştır.

Dinar İzmir’in işgali (16 Mayıs 1919) ile başlayan ve ege bölgemizde genişletilen işgale ilk günden itibaren kayıtsız kalmamış, İlçe Müftüsü HACI AHMET KİTİŞ EFENDİ ve Dinar’ın yerlilerinden olan OSMAN KİTİŞ Bey’in öncülüğünde Dinar’ın ileri gelenlerinin de desteği ile Dinar’da bir MİLİS GÜCÜ oluşturulmuştur. Bu heyet 1919 yılının Temmuz ayında Dinar’da REDD-İ İLHAK CEMİYETİNİ kurmuştur. Bu cemiyet kısa süre içinde AFYON MÜDAFAA-İ HUKUK CEMİYETİ’NİN faaliyetlerine katılarak, destek vermiştir.

Batı Anadolu’muzun Yunan işgaline maruz kalması üzerine, özellikle Aydın, Nazilli; Denizli, Balıkesir, Uşak ve havalisinden pek çok göçmen Dinar’a sığınmıştır.

Dinar halkı gelen göçmenlere kucağını açmış elinden gelen yardımı esirgememiştir. Dörtyol Mevkiinde gelen göçmenlere düzenli çadırlar kurulmuştur. Dinar halkı bu sırada uluslararası bir yardım kuruluşu olan HİLAL-İ AHMER CEMİYETİ ile de tanışmıştır. Daha sonra adı Türk KIZILAY’I olacak olan Hilâl-i Ahmer Cemiyeti göçmenlerin barınmasını sağlamaya çalışmıştır. Hilâl-i Ahmet Cemiyeti’nin gayretli çalışmalarına, Dinar ve çevre halkı ile Dinar’da 1918 yılında kurulmuş olan TÜRK OCAKLARI önemli destek vermiştir. Kimsenin aç ve açıkta kalmaması için büyük gayret gösterilmiştir.

O kara günlerde çıkarılan TEKÂLİF-İ MİLLİYE KANUNU çerçevesinde halkın birbiri ile yarışırcasına yaptığı çamaşır, çorap, çarık gibi giyecek yardımlarının yanı sıra, halkımız kağnı talebine de büyük ilgi göstermiştir. Dinar’ın Dikici Köyü ile Aydoğmuş köyü, kağnıların toplanma merkezi olarak tespit edilmiş ve burada toplanan kağnılar, oluşturulan Kağnı Kolları vasıtasıyla tespit edilen yol güzergâhını takip ederek gerekli ikmali yerine getirmişlerdir.

O günlerde Dinar’da 30 çalışır un değirmeni cephe için un hazırlarken, 5 ekmek fırını da geceli gündüzlü cephe için ekmek üretmiştir. Un ve ekmekler kağnılarla cepheye ulaştırmıştır.

Bütün bu bilgiler, Kurtuluş Savaşı’nda Dinar ve Çevresinin işgal altında kalmamış olmasına rağmen, işgalden çok etkilendiğini, bu etki ile Dinar ve çevre halkının çok büyük fedakârlıklarda bulunduğunu göstermektedir. Afyon Cephesindeki mücadelenin başarıya ulaşmasında Dinar ve Çevresindeki birlikler kadar, Dinardaki mahalli güçlerin ve halkın katkısı da etkili olmuştur.

Milli mücadelede işgal bölgelerinden Dinar’a sığınan ve Hilal-i Ahmer Derneği (Kızılay) ile birlikte Dinar halkının büyük fedakârlığı ile aç ve açıkta kalmayan göçmenlerin durumundan Dinar halkı çok etkilenmiştir. Bu bakımdan cumhuriyetin ilk yıllarında Dinar, cumhuriyet coşkusuyla, birlik ve beraberlik içinde büyük bir atılım gerçekleştirmiştir.

Dinar’da dayanışma ve yardımlaşma duygularının ve milli şuurun gelişmesinde de sığınmacı göçmenlerin içinde bulundukları olumsuzluklar çok etkili olmuştur. Yardımlaşma duygusu o yıllarda tavan yapmıştır. Dinar Belediyesinin önünde sergilenen DİNAR TAYYARESİ de bu coşku ve şuurla Dinarlılar tarafından alınmış ve ordumuza armağan edilmiş olan Dinar Tayyaresi’ni temsil etmektedir.

Dinar’da milli mücadele yıllarını yaşayan halkımızın uzun yıllar; birlik ve beraberlik ve yardımlaşma duygusu ilk önceliği olmuştur. Nitekim Türk Kızılay Derneği, 1952 yılında yurt genelinde bağış kampanyası düzenlemiştir. Kampanya sonucu kampanya da 1.2.3. olacak il, ilçelere “Kızılay hastanesi” yapılacağı vaat edilir. O zaman Dinar’ın merkez nüfusu 6.000; köy ve kasabalarıyla birlikte toplam nüfusu 53.000 civarındadır ve Dinar’da hastane yoktur. 10 yataklı bir dispanser, Devlet Demiryolu Kumpanyası, 6 doktor, 2 dişçi ve iki eczane bulunmaktadır.

1952’de açılan bu bağış kampanyasına Dinar halkı büyük fedakârlıklarla olağanüstü bir ilgi göstermiş ve ikinci olmuştur. Kızılay’ın yöneticilerinden Dinar halkı, gösterdikleri büyük fedakârlığı karşılığını bekler. Verilen sözün yerine gelmesi biraz gecikir.

Bu tarihten iki yıl sonra (1954), Türkiye’nin 17. Özel Hastahanesi ve ilk ilçe özel hastahanesi olan Dr. Osman Sarar hastahanesi Dinar’da açılır. Bu, dört katlı binada her katı donanımlı çok güzel bir hastanedir. İlk başta hastaneyi açanlar da, çalışan doktorlar da, Dinar halkı da durumdan çok memnundur. Böyle olmasına rağmen hastane iki yıl sonra kapanır.

İşte tam bu sırada Kızılay genel merkezi Dinar’ın fedakârlığını hatırlar ve Dinar’da üç inşaatın birden temeli atılır ve aynı yıl içinde bitirilir. Bu yardımsever Dinarlılara bir jesttir... İnşaatların yüklenici firması Ispartalı şevket Demirel’dir. İnşatlar aynı yıl içinde (1956) bitirilir. İnşatlardan birisi Kızılay hastanesidir, yapıldıktan sonra sağlık bakanlığına Dinar Devlet Hastahanesi olarak bağışlanır. (Şimdiki Orman ilçe Müdürlüğü) Diğeri hemen hastanenin yanındaki iki katlı Kızılay lojmanıdır. Üçüncü inşaat ise Dinar’ın sosyal ve kültürel hayatında “sinema, tiyatro ve düğün salonu” olarak çok önemli etkinliklere ev sahipliği yapmış olan Kızılay Sineması’dır.

Gönül o günleri özlüyor ve yeniden “ALTIN ŞEHİR DİNAR” olmak çok mu zor, diye soruyor. Dinar yeni bir atılımla özlemini çektiği yarınlara ulaşabilir. Dilek ve temennimi de budur. Saygılarımla..

Yararlanılan Kaynaklar:

1.Mehmet Tekin, Dinar Yazıları-İskendurun,2009

2. Dinar Tarihi –Komisyon, Afyon-Dinar Belediyesi Yayını: 2014