Mısırlıoğlu: "Türk Bayrağı Etrafında Kenetlenen Milletin Sesini Kimse Susturamaz"
İYİ Parti İl Başkanı Mısırlıoğlu basın toplantısında Tandoğan Mitingi'nden ekonomiye, gençlerden Afyonkarahisar'ın kronik sorunlarına kadar dikkat çeken açıklamalar
İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, İl Başkanlığı binasında düzenlediği kapsamlı basın toplantısında Türkiye ve Afyonkarahisar gündemine ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu. Basın toplantısında Ankara Tandoğan Meydanı'nda gerçekleştirilen Büyük Bayrak Mitingi, terörle mücadele, ekonomi, üniversite öğrencilerinin yaşadığı sıkıntılar, hızlı tren yatırımı, sağlık sistemi, kamu yönetimi ve Afyonkarahisar'ın geleceğiyle ilgili birçok başlık ele alındı.
Konuşmasının ilk bölümünü 27 Haziran'da Ankara Tandoğan Meydanı'nda gerçekleştirilen Büyük Bayrak Mitingi'ne ayıran Mısırlıoğlu, mitingin hiçbir şekilde devlete karşı yapılmış bir eylem olmadığını vurgulayarak, Türk milletinin ortak değerlerine sahip çıkma iradesinin güçlü bir göstergesi olduğunu söyledi.
"Bu Bir İsyan Değil, Milli Duruştur"
Mısırlıoğlu "Bu bayrak açışımız bir devlete başkaldırı değildir. Bu bir isyan değildir. Türk milletinin hassasiyetlerinin yeterince dikkate alınmadığını hissettiğimiz için, içeriden ve dışarıdan ülkemiz üzerinde oyun kurmaya çalışanlara karşı milletimizin ortak iradesini ortaya koyduk."
Türk bayrağının hiçbir siyasi partinin değil, 86 milyon vatandaşın ortak değeri olduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, Tandoğan Meydanı'na yapılan davetin de bu anlayışla gerçekleştirildiğini söyledi.
"Siyasi görüşü, partisi, düşüncesi ne olursa olsun Türk bayrağına ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti'ne bağlı olan herkesi aynı meydanda buluşturduk." diyen Mısırlıoğlu, vatandaşların davete büyük ilgi gösterdiğini belirtti.
"Tandoğan'da 86 Milyonun Vicdanı Vardı"
Mitinge ilişkin farklı katılım rakamlarının konuşulduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, sayı tartışmalarından çok ortaya çıkan milli ruhun önemli olduğunu söyledi. Kendisinin uzun yıllardır siyasetin içinde bulunduğunu belirten Mısırlıoğlu, Tandoğan Meydanı'nda oluşan atmosferi şu sözlerle anlattı: "1978 yılından bu yana Türk siyasetinin içerisindeyim. Çok sayıda miting gördüm. Bana göre o gün Tandoğan Meydanı'nda sadece meydanı dolduran insanlar yoktu; 86 milyon Türk milletinin ortak vicdanı vardı."
"Biz Ayrıştırmaya Değil, Birleştirmeye Geldik"
İYİ Parti'nin siyaset anlayışının temelinde ayrışma değil birlik olduğunu söyleyen Mısırlıoğlu, hiçbir vatandaşın ötekileştirilmemesi gerektiğini ifade etti.
"Biz milletin hiçbir ferdini kendimizden ayrı görmeyiz." diyen Mısırlıoğlu, Türk milletinin birlik içinde olduğu zaman dünyanın en güçlü milletlerinden biri olduğunu belirterek şöyle konuştu: "Birleştikçe güçlenen, güçlendikçe dünyaya sözünü dinleten bir milletiz. Bizim mücadelemiz de bunun içindir."
"Yıkılsın Teslimiyet, Yaşasın Cumhuriyet"
Miting boyunca verilen mesajların milli birlik ve Cumhuriyet vurgusu taşıdığına dikkat çeken Mısırlıoğlu, meydanda yükselen sloganın Türkiye'nin geleceğine dair güçlü bir iradeyi temsil ettiğini belirtti.
"Yıkılsın teslimiyet, son bulsun zillet, yaşasın Cumhuriyet, yaşasın Türk Milleti" sloganının sadece İYİ Parti'nin değil, Türk milletinin ortak sesi olduğunu ifade etti.
Mısırlıoğlu, Bayrak Mitingi'nin organizasyonuna katkı sunan herkese teşekkür etti. Başta İYİ Parti teşkilatları olmak üzere Afyonkarahisarlı vatandaşlara, sivil toplum kuruluşlarına ve yerel basına teşekkür eden Mısırlıoğlu, "Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Devletimiz ilelebet payidar olsun." ifadelerini kullandı.
"Bu Topraklar Son Vatanımızdır"
Mısırlıoğlu, Türkiye'nin her karış toprağının şehit kanıyla yoğrulduğunu belirterek şunları söyledi: "Bu topraklar bizim son vatanımızdır. Gidecek başka bir ülkemiz yoktur. Bu bayrak bu milletin ortak değeridir. Bundan rahatsız olan herkes önce kendi vicdanını sorgulamalıdır."
Mısırlıoğlu'ndan Bayrak Mitingi Eleştirilerine Sert Tepki: "Türk Bayrağından Rahatsız Olan Önce Kendini Sorgulamalıdır"
İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, basın toplantısının ikinci bölümünde Ankara Tandoğan Meydanı'nda gerçekleştirilen Büyük Bayrak Mitingi sonrasında yapılan eleştirilere sert sözlerle karşılık verdi. Türk bayrağı altında gerçekleştirilen bir buluşmanın hedef alınmasını doğru bulmadığını ifade eden Mısırlıoğlu, devletin temel değerlerine sahip çıkan vatandaşların eleştirilmesini kabul etmediklerini söyledi.
Mitingin tamamen Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin birlik ve bütünlüğünü savunan vatandaşların katılımıyla gerçekleştirildiğini belirten Mısırlıoğlu, "Bu organizasyon herhangi bir ayrılık çağrısı değildir. Bu, Türk milletinin ortak değerleri etrafında kenetlenmesidir." dedi.
"Bu Miting İYİ Parti'nin Çağrısıyla Yapıldı Ama Milletin Mitingine Dönüştü"
Mitingin İYİ Parti tarafından organize edildiğini ancak kısa sürede toplumun farklı kesimlerinden vatandaşların ortak buluşmasına dönüştüğünü belirten Mısırlıoğlu, şunları söyledi: "Elbette bu miting İYİ Parti'nin çağrısıyla yapılmıştır. Ancak bu parti Türkiye Cumhuriyeti'nin kanunlarıyla kurulmuş, Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde grubu bulunan, demokratik siyaset yapan bir partidir. O meydanda toplanan insanlar yalnızca bir partinin mensupları değil, Türk bayrağına ve Cumhuriyet'e sahip çıkan vatandaşlardı."
Bülent Turan'ın Açıklamalarına Yanıt
İçişleri Bakan Yardımcısı Bülent Turan'ın Bayrak Mitingi'ne yönelik değerlendirmelerine de değinen Mısırlıoğlu, yapılan açıklamaların kendilerini üzdüğünü ifade etti.
Çanakkale'nin tarihi önemine dikkat çeken Mısırlıoğlu, "Çanakkale, Türk milletinin destan yazdığı topraklardır. Böyle bir şehri temsil etmiş bir siyasetçinin Türk bayrağı etrafında yapılan bir mitingden gurur duyması gerekirken eleştirmesini doğru bulmuyoruz." dedi.
"Rahatsız Olunacak Yer Tandoğan Değil"
Mısırlıoğlu, Türkiye'nin farklı illerinde gerçekleştirilen ve terör örgütünü öven söylemler içeren etkinliklere dikkat çekerek, devlet yetkililerinin asıl bu tür görüntüler karşısında tavır alması gerektiğini savundu. "Tandoğan Meydanı'nda yüz binlerce vatandaş Türk bayrağıyla toplandı. Buna eleştiri yöneltenlerin, terör propagandası yapılan etkinlikler karşısında aynı hassasiyeti göstermesini beklerdik." ifadelerini kullandı.
"Türk Bayrağından Rahatsız Olanları Anlamıyoruz"
Konuşmasında bayrağın Türk milletinin ortak değeri olduğunu vurgulayan Mısırlıoğlu, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu devletin makamlarında görev yapan, milletin vergileriyle maaş alan herkesin Türk bayrağına sahip çıkan vatandaşlarla gurur duyması gerekir. Biz Türk bayrağından rahatsız olan bir anlayışı kabul etmiyoruz."
"Terörle Mücadelede Taviz Verilmemeli"
Basın toplantısının bu bölümünde terörle mücadele konusuna da değinen Mısırlıoğlu, Türkiye'nin milli güvenliği konusunda taviz verilmemesi gerektiğini söyledi.
Bazı şehirlerde yapılan açıklamaların kamuoyunda ciddi rahatsızlık oluşturduğunu belirten Mısırlıoğlu, terör örgütünü meşrulaştıracak hiçbir adımın kabul edilemeyeceğini ifade etti.
"Terör örgütlerinin propagandasına izin verilmemeli, şehitlerimizin aziz hatırası her zaman korunmalıdır." diyen Mısırlıoğlu, devletin güvenlik politikalarının kararlılıkla sürdürülmesi gerektiğini dile getirdi.
"İYİ Parti 81 İlde Türk Bayrağıyla Milletin Yanında Olmaya Devam Edecek"
Konuşmasının bu bölümünü birlik mesajıyla tamamlayan Mısırlıoğlu, İYİ Parti'nin Türkiye'nin her köşesinde Türk bayrağıyla vatandaşlarla buluşmaya devam edeceğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
"Biz milletimizin ortak değerlerinden vazgeçmeyeceğiz. Türk bayrağını taşımaktan da, Cumhuriyet'e sahip çıkmaktan da asla geri durmayacağız. Türkiye'nin 81 ilinde milletimizle birlikte olmaya devam edeceğiz."
Mısırlıoğlu: "Gençlerimiz Gelecek Kaygısıyla Değil, Umutla Yaşamalıdır"
Basın toplantısında Türkiye'nin en önemli meselelerinden biri olarak gördüğü üniversite gençliğinin yaşadığı ekonomik ve sosyal sorunlara dikkat çeken İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, son günlerde KYK yurtlarında yaşanan öğrenci ölümlerinin toplumun vicdanını derinden yaraladığını söyledi.
Yaşanan olayların sıradan vakalar olarak değerlendirilemeyeceğini ifade eden Mısırlıoğlu, devletin sorumluluğundaki yurtlarda meydana gelen her olayın titizlikle araştırılması gerektiğini belirtti.
"Bu Çocuklar Devletimize Emanettir"
Üniversite öğrencilerinin ailelerinden kilometrelerce uzakta, devletin sağladığı yurtlarda eğitim hayatlarını sürdürmeye çalıştığını hatırlatan Mısırlıoğlu, kısa süre içerisinde art arda yaşanan ölümlerin ciddi şekilde araştırılması gerektiğini söyledi.
"Devletin himayesinde bulunan gençlerimizin hayatını kaybetmesi hepimizi derinden üzmektedir. Bu olayların üzeri kapatılmamalı, sebepleri tüm yönleriyle araştırılmalı ve kamuoyu şeffaf şekilde bilgilendirilmelidir." dedi.
"Bir Öğrenciyi Okutmak Artık Aileler İçin Büyük Bir Mücadele"
Ekonomik krizin en ağır yükünü öğrencilerin ve ailelerinin taşıdığını belirten Mısırlıoğlu, bugün üniversite eğitimi gören bir öğrencinin barınma, ulaşım, beslenme ve eğitim giderlerinin birçok ailenin bütçesini aşar hale geldiğini ifade etti.
Özellikle büyük şehirlerde özel yurt ücretleri ve yaşam maliyetlerinin dar gelirli aileleri çaresiz bıraktığını belirten Mısırlıoğlu, birçok anne ve babanın çocuklarını okutabilmek için büyük fedakârlık yaptığını söyledi.
"Gençler Sosyal Hayattan Uzaklaşıyor"
Hayat pahalılığı nedeniyle üniversite öğrencilerinin yalnızca eğitim değil, sosyal yaşam açısından da ciddi sıkıntılar yaşadığını dile getiren Mısırlıoğlu, gençlerin en temel ihtiyaçlarını bile hesaplayarak karşılamak zorunda kaldığını ifade etti.
"Bir öğrencinin arkadaşlarıyla oturup bir çay içmesi, bir kahve içmesi ya da dışarıda yemek yemesi bile lüks haline geldi. Üniversite yılları gençlerin kendilerini geliştirdiği, sosyalleştiği dönemdir. Ancak bugün gençler geçim derdiyle mücadele ediyor." diye konuştu.
"Aileler Çocuklarına 'Paran Var mı?' Diye Sormaya Çekiniyor"
Konuşmasında ailelerin yaşadığı psikolojik yükü de anlatan Mısırlıoğlu, ekonomik şartların yalnızca öğrencileri değil anne ve babaları da derinden etkilediğini söyledi.
Birçok öğrencinin ailesini üzmemek için yaşadığı sıkıntıları gizlediğini ifade eden Mısırlıoğlu, "Çocuklar anne ve babalarına 'Param bitti' diyemiyor. Anne babalar ise ellerinden geleni yapmalarına rağmen kendilerini yetersiz hissediyor. Bu tablo hepimizi düşündürmelidir." dedi.
"Gençler Hayal Kuramaz Hale Geldi"
Türkiye'nin geleceğinin gençler olduğunu vurgulayan Mısırlıoğlu, ekonomik belirsizliklerin gençlerin umutlarını da tükettiğini söyledi.
Üniversite mezunu olmanın artık tek başına güvenli bir gelecek anlamına gelmediğini belirten Mısırlıoğlu, gençlerin iş bulma, ev kurma ve gelecek planı yapma konusunda ciddi kaygılar yaşadığını ifade etti.
"Hayatının baharında olan gençlerimiz geleceğe umutla bakmak yerine, yarın nasıl yaşayacağını düşünmek zorunda kalıyor. Bu tablo Türkiye'nin geleceği açısından alarm vericidir." diye konuştu.
"KYK Yurtları Baştan Sona Denetlenmeli"
KYK yurtlarının fiziki şartları, güvenlik önlemleri, sağlık hizmetleri ve yemek kalitesinin yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, devletin gençlerin barınma koşullarını iyileştirmek için daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiğini söyledi.
"Barınma, beslenme ve sağlık hizmetleri öğrenciler için bir lütuf değil, devletin yerine getirmesi gereken temel sorumluluklardır. Gençlerimizi kaybetmeye tahammülümüz yok." ifadelerini kullandı.
"Türkiye Gençlerini Kaybetmemeli"
Konuşmasında gençlere yönelik mesaj veren Mısırlıoğlu, Türkiye'nin en büyük gücünün iyi yetişmiş genç nüfusu olduğunu belirterek: "Gençlerimiz bu ülkenin yarınlarıdır. Onların umutlarını yeniden yeşertecek politikalar üretmek zorundayız. Devlet, gençlerini yalnız bırakmamalı; onların eğitimini, barınmasını ve geleceğini güvence altına almalıdır. Güçlü Türkiye, ancak umutlu gençlerle kurulabilir."
Mısırlıoğlu'ndan Ekonomi ve Sağlık Politikalarına Sert Eleştiri: "Vatandaş Her Geçen Gün Daha da Fakirleşiyor"
Basın toplantısında ekonomik kriz, hayat pahalılığı, sağlıkta artan katkı payları ve vatandaşın hızla düşen alım gücüne ilişkin değerlendirmelerde bulunan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, Türkiye'de ekonomik göstergelerin vatandaşın günlük yaşamına ağır şekilde yansıdığını söyledi.
Mısırlıoğlu, yıllardır uygulanan ekonomi politikalarının geniş halk kesimlerini yoksullaştırdığını belirterek, özellikle dar gelirli vatandaşların, emeklilerin, asgari ücretlilerin ve öğrencilerin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını ifade etti.
"200 Liranın Alım Gücü Eridi"
Konuşmasında yıllar içerisindeki alım gücü kaybına ilişkin rakamsal örnekler veren Mısırlıoğlu, 2009 yılında 200 liranın satın alabildiği ürünlerle bugünkü tabloyu karşılaştırdı.
Yaklaşık 17 yıl içerisinde Türk Lirası'nın değerinde ciddi kayıplar yaşandığını belirten Mısırlıoğlu, vatandaşın cebindeki paranın her geçen gün daha az ürün alabildiğini söyledi.
"Daha önce aynı parayla yüzlerce ekmek alınabilirken bugün birkaç günlük temel ihtiyaç bile karşılanamıyor. Benzin, gıda, altın ve diğer temel tüketim ürünlerinde vatandaşın alım gücü büyük ölçüde erimiştir." dedi.
"Ekonomi Rakamlarla Değil, Vatandaşın Pazarıyla Ölçülür"
Ekonomik başarı değerlendirmelerinin resmi verilerle değil vatandaşın mutfağıyla yapılması gerektiğini söyleyen Mısırlıoğlu, çarşı ve pazardaki fiyatların toplumun gerçek gündemini ortaya koyduğunu ifade etti.
"Vatandaş bugün cebindeki parayla markete girdiğinde ne alabildiğine bakıyor. Mesele açıklanan rakamlar değil, insanların mutfak masrafını karşılayıp karşılayamadığıdır." diye konuştu.
"Sağlıkta Katkı Payları Vatandaşın Sırtına Yeni Bir Yük Getirdi"
Basın toplantısında sağlık hizmetlerine yapılan zamları da değerlendiren Mısırlıoğlu, özellikle devlet hastanelerinde muayene katkı paylarının artırılmasını eleştirdi.
Devlet hastaneleri, eğitim ve araştırma hastaneleri, şehir hastaneleri ve üniversite hastanelerinde katkı paylarının önemli ölçüde yükseltildiğini belirten Mısırlıoğlu, bu artışların dar gelirli vatandaşları doğrudan etkilediğini söyledi.
"Emekliye sınırlı zam yapılırken, sağlık hizmetlerine ulaşmanın maliyeti katlanarak artıyor. Vatandaş hastaneye gitmeye bile çekinir hale geliyor." ifadelerini kullandı.
"Sağlık Hizmeti Ticari Bir Alan Haline Getirilmemeli"
Sağlığın temel bir kamu hizmeti olduğunu vurgulayan Mısırlıoğlu, ekonomik imkânsızlıkların vatandaşın tedavisini geciktirmesine neden olmaması gerektiğini belirtti.
"İnsanlarımız hastaneye giderken cebindeki parayı hesap etmek zorunda kalmamalıdır. Sağlık hizmeti herkes için ulaşılabilir olmalıdır." dedi.
"Vatandaşın Geçim Derdi Her Gün Büyüyor"
Ekonomik sıkıntının yalnızca belirli kesimleri değil toplumun tamamını etkilediğini belirten Mısırlıoğlu, artan kira fiyatları, temel gıda ürünleri, enerji giderleri ve ulaşım maliyetlerinin aile bütçelerini zorladığını ifade etti.
"Bugün vatandaş sadece geçinmeye çalışıyor. İnsanlar geleceğe yatırım yapmayı değil, ay sonunu getirmeyi düşünüyor. Bu tablo sürdürülebilir değildir." diye konuştu.
"Ekonomik Güven Yeniden Sağlanmalı"
Türkiye'nin üretim odaklı, istihdamı artıran ve gelir adaletini önceleyen bir ekonomik modele ihtiyaç duyduğunu söyleyen Mısırlıoğlu, yatırım, üretim ve ihracatın desteklenmesi gerektiğini ifade etti.
Ekonomik istikrarın ancak güven ortamıyla mümkün olacağını belirten Mısırlıoğlu, vatandaşın alım gücünü artıracak ve enflasyonla mücadelede kalıcı sonuçlar sağlayacak politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini dile getirdi.
"Geçim Sıkıntısı Siyasetin Değil, Milletin Meselesidir"
Ekonomik sorunların günlük siyasi tartışmaların ötesinde toplumsal bir mesele olduğuna dikkat çeken Mısırlıoğlu, "Ekonomi konuşurken mesele siyaset değil, vatandaşın yaşamıdır. İnsanlarımızın daha huzurlu, daha refah içinde yaşayacağı bir Türkiye mümkündür. Bunun için doğru politikalar ve güçlü bir yönetim anlayışı gereklidir." ifadelerini kullandı.
Mısırlıoğlu: "Afyonkarahisar Köy Değildi, Cumhuriyet'in Üreten ve Büyüyen Şehirlerinden Biriydi"
Afyonkarahisar'ın yıllardır beklediği yatırımlar, hızlı tren projesi ve kentin geçmişte sahip olduğu sanayi altyapısı üzerinde duran İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu'nun "Bizden önce Afyon köydü" şeklindeki sözlerine sert tepki gösterdi.
Mısırlıoğlu, Cumhuriyet'in ilk yıllarından itibaren Afyonkarahisar'a yapılan yatırımların görmezden gelinemeyeceğini belirterek, geçmişe haksızlık yapıldığını söyledi.
"Afyon'u Köy Olarak Nitelendirmek Bu Şehre Haksızlıktır"
Afyonkarahisar'ın tarih boyunca üretimi, sanayisi, tarımı ve kamu yatırımlarıyla Anadolu'nun önemli şehirlerinden biri olduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, "Afyonkarahisar'a 'köydü' demek bu şehrin emeğini, tarihini ve insanını yok saymaktır." dedi.
Cumhuriyet döneminde birçok devlet yatırımının Afyonkarahisar'a kazandırıldığını hatırlatan Mısırlıoğlu, bu yatırımlar sayesinde binlerce vatandaşın yıllarca iş sahibi olduğunu söyledi.
"Hızlı Tren Yıllardır Bitirilemiyor"
Konuşmasının bu bölümünde hızlı tren projesine de değinen Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar'a verilen sözlerin yıllardır tutulamadığını ifade etti.
Farklı tarihler verilmesine rağmen projenin sürekli ertelendiğini belirten Mısırlıoğlu, vatandaşın artık yeni vaat değil somut icraat beklediğini söyledi.
"Hızlı tren yıllardır seçim dönemlerinin en önemli vaatlerinden biri oldu. Açılış tarihleri defalarca değişti. Bugün hâlâ net bir takvim ortaya konulamıyor. Afyonkarahisarlılar artık söz değil, ray üzerinde çalışan hızlı treni görmek istiyor." diye konuştu.
"Şeker Fabrikası Bu Şehrin Can Damarıydı"
Afyon Şeker Fabrikası'nın yıllarca yalnızca şeker üretmediğini, aynı zamanda bölge ekonomisinin lokomotiflerinden biri olduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, fabrikanın binlerce aileye doğrudan ve dolaylı olarak gelir sağladığını belirtti.
Pancar üreticisinin, nakliyecinin, esnafın ve sanayicinin yıllarca bu fabrikanın üretiminden güç aldığını dile getiren Mısırlıoğlu, Cumhuriyet döneminde kurulan sanayi tesislerinin Afyonkarahisar'ın kalkınmasında büyük rol oynadığını söyledi.
"SEKA Kağıt Fabrikası Binlerce Ailenin Umuduydu"
Mısırlıoğlu, konuşmasında SEKA Afyon Kağıt Fabrikası'na da özel bir yer ayırdı.
1979 yılında üretime başlayan fabrikanın en güçlü dönemlerinde yaklaşık 1.500 kişiye doğrudan istihdam sağladığını, dolaylı olarak ise onlarca köyün ekonomisini ayakta tuttuğunu belirtti.
"Kağıt Fabrikası yalnızca bir üretim tesisi değildi. Çay'dan Bolvadin'e, Sultandağı'ndan çevre köylere kadar geniş bir bölgede insanların ekmek kapısıydı. Fabrikanın kapanmasıyla yalnızca makineler susmadı; binlerce insanın umudu da söndü." ifadelerini kullandı.
"Cumhuriyet Döneminde Büyük Yatırımlar Yapıldı"
Afyonkarahisar'ın geçmişte çok sayıda kamu yatırımına ev sahipliği yaptığını belirten Mısırlıoğlu, çimento fabrikası, askeri fabrikalar, kamu kuruluşları ve bölge müdürlüklerinin kente önemli katkılar sağladığını söyledi.
Cumhuriyet hükümetlerinin Afyonkarahisar'ı üretim merkezi haline getirmek için önemli yatırımlar gerçekleştirdiğini ifade eden Mısırlıoğlu, bu hizmetlerin unutulmaması gerektiğini dile getirdi.
Geçmiş Dönem Bakanlarını Andı
Konuşmasında geçmişte Afyonkarahisar'a hizmet eden siyasetçileri de anan Mısırlıoğlu, Ali Çetinkaya, Ahmet Karayiğit, İsmet Attila, İbrahim Özsoy ve Abdülkadir Akcan gibi isimlerin kente önemli eserler kazandırdığını söyledi.
Karayolları, sağlık yatırımları, sulama projeleri, çevre yolu, üniversite, hastaneler ve birçok kamu yatırımının bu dönemlerde hayata geçirildiğini belirten Mısırlıoğlu, "Hangi partiden olursa olsun bu şehre hizmet eden herkese teşekkür etmek gerekir." dedi.
"Geçmişimizi İnkar Edemeyiz"
Geçmiş yatırımların küçümsenmesini doğru bulmadığını ifade eden Mısırlıoğlu, "Geçmişi yok sayarak gelecek inşa edilemez. Cumhuriyet'in ilk yıllarından bugüne kadar Afyonkarahisar'a emeği geçen herkese minnet borçluyuz. Bu şehir köy değildi; üreten, istihdam sağlayan ve Türkiye'nin kalkınmasına katkı sunan önemli bir Anadolu şehriydi." diye konuştu.
"Afyon Yeniden Üreten Bir Şehir Olmalı"
Konuşmasında Afyonkarahisar'ın yeniden üretim, sanayi ve istihdam merkezi haline gelmesi gerektiğini belirten Mısırlıoğlu, gençlerin başka şehirlere göç etmek zorunda kalmadığı, yatırımın arttığı ve işsizliğin azaldığı bir Afyonkarahisar hedeflediklerini söyledi.
"Afyonkarahisar geçmişte nasıl üreten bir şehir olduysa, doğru planlama ve doğru yatırımlarla yeniden Türkiye'nin örnek şehirlerinden biri olabilir. Bunun için ortak akla, üretime ve kalıcı yatırımlara ihtiyaç vardır." dedi.
Mısırlıoğlu'ndan Afyon'daki Kamu Yönetimi ve Yerel Gündeme Sert Eleştiriler: "Liyakat Esas Alınmalı, Vatandaşın Hakkı Korunmalıdır"
Basın toplantısında Afyonkarahisar'daki güncel gelişmeleri değerlendiren İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, kamu kurumlarındaki yönetim anlayışından belediyelerdeki personel alımlarına, sağlık yönetiminden yerel yönetimlerde gündeme gelen iddialara kadar birçok konuda açıklamalarda bulundu.
Konuşmasının bu bölümünde kamu yönetiminde liyakat ilkesinin önemine vurgu yapan Mısırlıoğlu, devlet kadrolarında siyasi görüşün değil, bilgi, tecrübe ve ehliyetin esas alınması gerektiğini söyledi.
"Kamu Kurumları Siyasetin Değil, Milletin Kurumlarıdır"
Mısırlıoğlu, kamu kurumlarında yaşanan görev değişikliklerinin kamuoyunda tartışmalara neden olduğunu belirterek, özellikle Halk Sağlığı Hizmetleri'nde yaşanan gelişmelerin dikkatle takip edildiğini ifade etti.
Mahkeme kararlarına rağmen aynı görevlilerin yeniden görevden alınmasının kamu vicdanını rahatsız ettiğini söyleyen Mısırlıoğlu, "Devlet kurumlarında kişilere göre değil, hukuka göre hareket edilmelidir. Liyakat varsa görev devam etmelidir. Kamu hizmetinin aksamaması her şeyden önemlidir." dedi.
Mısırlıoğlu'ndan Akarım Belediyesi Personel Alımıyla İlgili Sert Açıklama: "Gençlerin Umutlarıyla Oynanmamalı"
İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, basın toplantısında Sandıklı ilçesine bağlı Akarım Belediyesi tarafından gerçekleştirilen personel alımıyla ilgili kamuoyunda tartışmalara neden olan süreci gündeme taşıdı.
Mısırlıoğlu, belediyenin açtığı personel alım ilanına yaklaşık 100 kişinin başvurduğunu, adayların KPSS puanlarına göre büyük umutlarla süreci takip ettiğini belirtti.
Ancak mülakata çağrılan isimler arasında, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili Hasan Arslan'ın danışmanı Oktay Yüksel'in de bulunduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, kamuoyuna yansıyan bilgiler doğrultusunda Oktay Yüksel'in KPSS puanının mülakata çağrılan adaylar arasında en düşük puanlardan biri olduğunu öne sürdü.
Bu durumun kamu vicdanını rahatsız ettiğini dile getiren Mısırlıoğlu, şöyle konuştu:
"Biz hiçbir vatandaşımızın işe alınmasına karşı değiliz. Sayın Hasan Arslan'ın danışmanı da bu ülkenin vatandaşıdır, şartları taşıyorsa elbette kamu görevine gelebilir. Bizim itirazımız kişiye değil, sürecin adaletine ve şeffaflığına yöneliktir."
KPSS'de yüksek puan alan birçok gencin mülakata dahi çağrılmadığı yönünde iddialar bulunduğunu belirten Mısırlıoğlu, yıllarca sınava hazırlanarak emek veren gençlerin hayal kırıklığı yaşamaması gerektiğini söyledi.
"Bir belediyenin personel alımı, önceden sonucu belli bir tiyatro görüntüsü vermemelidir. Eğer vatandaşın aklında soru işareti oluşuyorsa, ilgili kurumların bunu açıklığa kavuşturması gerekir. Devlet kadroları hiçbir zaman kişiye göre şekillenmemelidir." ifadelerini kullandı.
Milletvekili Hasan Arslan'a da çağrıda bulunan Mısırlıoğlu, kamuoyunda oluşan tartışmaların sona ermesi için sürecin şeffaf şekilde açıklanmasını istedi.
"Gençlerimizin umudu olan kamu kadrolarında liyakat esas alınmalıdır. Kim hak ediyorsa o göreve gelmelidir. Aksi halde kamu kurumlarına olan güven zedelenir." dedi.
Mısırlıoğlu'ndan Gebeceler Belediye Başkanı Hakkında Dikkat Çeken İddialar: "Devlet Bu İddiaları Görmezden Gelemez"
Basın toplantısında Gebeceler Belediyesi ile ilgili kendilerine ulaşan iddiaları da gündeme taşıyan İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, uzun süredir bölge vatandaşlarından çok sayıda şikâyet aldıklarını söyledi.
Gebeceler'e giderek vatandaşlarla birebir görüştüğünü ifade eden Mısırlıoğlu, elde ettiği bilgi ve iddiaları hem ilgili kurumlara hem de yetkili mercilere ilettiğini belirtti.
"Ben bu konuyu rastgele gündeme taşımıyorum. Gebeceler'e gittim, vatandaşlarımızı dinledim, iddiaları yerinde araştırdım. Bana ulaşan bilgi ve belgeleri hem ilgili siyasi yetkililere hem de devletimizin ilgili kurumlarına ilettim." dedi.
Mısırlıoğlu, Gebeceler'in temel hizmetler konusunda ciddi sorunlar yaşadığını belirterek özellikle ulaşım ve doğalgaz yatırımlarının yıllardır çözülememesini eleştirdi.
Gebeceler'e ulaşan üç ana yolun da bozuk durumda olduğunu söyleyen Mısırlıoğlu, vatandaşların araçlarının zarar gördüğünü ifade etti.
"Gebeceler'e giden yollar artık vatandaşın çilesine dönüşmüş durumda. İnsanlar her gün araçlarının zarar gördüğünü söylüyor. Bu yolların bir an önce yapılması gerekiyor." diye konuştu.
Doğalgaz konusunda da ilçenin çevresindeki birçok yerleşim yerine hizmet ulaştırılmasına rağmen Gebeceler'in hâlâ beklediğini belirten Mısırlıoğlu, bunun kabul edilemez olduğunu söyledi.
Basın toplantısında Gebeceler Belediye Başkanı hakkında da çeşitli iddiaların kendilerine ulaştığını belirten Mısırlıoğlu, bu iddiaların doğruluğuna karar verecek makamın yargı olduğunu vurguladı.
"Kim suçludur, kim değildir buna mahkemeler karar verir. Ancak kamuoyuna yansıyan iddialar bu kadar ciddiyken ilgili kurumların sessiz kalmasını doğru bulmuyoruz. Gerekli soruşturmalar yapılmalı, varsa hukuka aykırı işlemler ortaya çıkarılmalıdır." ifadelerini kullandı.
Mısırlıoğlu, açıklamasının sonunda devlet kurumlarına çağrıda bulunarak, Gebeceler'de dile getirilen iddiaların süratle araştırılmasını ve vatandaşın güvenini yeniden tesis edecek adımların atılmasını istedi.