NEREYE SÜRÜKLENİYORUZ? (1)

27 Şubat 2025'te bebek katili devlette ve millette bütünleşme çağrısı yaptı.

NEREYE SÜRÜKLENİYORUZ? (1)
​ 27 Şubat 2025'te bebek katili devlette ve millette bütünleşme çağrısı yaptı. Ulus devlete karşı tavır koyarken ABD ve İsrail'e karşı koyan İran yönetimini hedefe koyuverdi.
​20 Temmuz ve 2 Ağustos tarihlerine ait, "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine dair kanun" meclisten geçmeden önce açıklamalarda bulunan Öcalan, örgüte sürece uyma telkininde bulunurken temas halinde bulunduğu (?) İstihbarat yetkililerinden alıntılar yaptı.
​ Türkiye önderliğinde İran, Suriye ve Irak'ta değişim olmasını öne sürerken İran'ın bir tehdit olduğunun altını çizdi. Özellikle Şii ekseninde Irak'ın, İran'a bırakılamayacağını söyledi.
​PKK'ya kadar ki Kürt isyanlarının feodal bir karekter taşıdığını söylerken "Mustafa Kemal'e bir söylemek istemiyorum. O Cumhuriyetin banisidir. CHP (Yeni Parti) bu sürece engel olmamalıdır.

Yeni anayasaya gidişin ve demokratik cumhuriyetin önünü açacaktır."
​Ortadoğu kültürüne sahip çıkmadan hiçbir şey yapılamaz. Ümmet dediğin şey, İslam ve Ortadoğu enternasyonalizmidir. Son iki yüzyılda milliyetçilik, moderniteyle birbirine girmiş kendine yabancılaşmış "İngiliz'e gel beni kurtar"a gelmiş.
​ Tek ayaklı cumhuriyet olmaz. En az iki sütun gerekir. Cumhuriyet'in dayandığı iki temel kültür odağı var: Mezopotamya ve Anadolu kültürü. Buna Suriye ve Irak da dahil olmalı.
​ Yukarıya aldığımız kısımlar Bebek Katilinin 20 Temmuz'dan bu yana söylemlerinden bazıları. Görünüşte PKK'ya sürece uyma telkini yapıyor. İşin tuhaf tarafı Türkiye, İran, Suriye ve Irak'ta değişim olmasını istiyor ama İran'ın tehdit olmasını istemiyor. (Tıpkı ABD gibi) Irak'ı Şii eksenine bırakmak istemiyor.
​ PKK haricindeki Kürt isyanlara feodal karakter taşıdığından bahsediyor ama kendilerinin binlerce Kürt'ü öldürdüğünü hesabını es geçiyor.
​ Yeni anayasadan söz ediyor, iki sütun diye kandırmaya çalışıyor. Mertçe Kürtler ve Türkler anayasada yer almalı diyemiyor. Çünkü bu söylem Menderes-Demirel-Özal'a da ABD tarafından dayatılmıştı.

Ortadoğu kültüründen bahsediyor. Ne olduğunu söylemiyor. Ortadoğu'da halen aşiret kültürün devam ettiğini, insanların şeyh ve aşiret ağalarının emrinde olduğunu söylemiyor.

Ümmeti tarif ederken "İslam ve Ortadoğu enternasyonalizmidir" diye tahkiye yapıyor. Şu an Ortadoğu'da ümmet bilincinin olmadığını bildiği halde Müslümanı kandırma yoluna gidiyor.

Milliyetçiliği kötülüyor ama kendisin emrinde olan DEM’lilerin koyu milliyetçi olduğunu saklıyor. Mezopotamya ve Anadolu kültürü diye insanları kandırmanın peşinde.

Tüm bunlardan sonra diyebiliriz ki bir Ortadoğu federasyonu kurulmasına taşeron olmak. ABD'de bunu istemiyor mu? ( ikinci yazıda konuya devam edeceğiz.)

Kocatepe'den selamlar

İbrahim Ayan