Afyonkarahisar

“Okullarımızı Şiddete ve Çürümeye Teslim Etmeyeceğiz!”

ürkiye Liseliler Birliği (TLB) Afyon Zafer Meydanı’nda

“Okullarımızı Şiddete ve Çürümeye Teslim Etmeyeceğiz!”

Türkiye Liseliler Birliği (TLB) Afyon Zafer Meydanı’nda, kütüphane önünde bir eylem gerçekleştirdi.

Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’da okullara yönelik saldırılarda vefat eden arkadaşlarımızı ve öğretmen Ayla Kara’yı anmak, öğrenci öğretmen el ele okulları şiddete teslim etmeyeceğimizi vurgulamak üzere bir açıklama yaptılar.

Açıklamada:

Sevgili sıra arkadaşlarım, değerli öğretmenlerim, saygıdeğer basın mensupları;

Bugün burada yüreklerimiz sızlayarak toplandık. Şanlıurfa Siverek’te bir liseye, ardından Kahramanmaraş Onikişubat’ta bir ortaokula yapılan saldırılar sonucu sıra arkadaşlarımızı ve öğretmenlerimizi kaybettik. Yastayız, üzgünüz ama yıkılmıyoruz; kaybettiklerimizin anısı önünde omuz omuza duruyoruz.

Acımız büyük, ama gözlerimiz açık. Sosyal medyadan korku yaratanlara, öğrenci-öğretmen-veliyi birbirini düşman gösterenlere karşı Türk gençliği olarak kararlıca karşı duruyoruz.

Biliyoruz ki bu olayların suçlusu ne bireysel öğrenciler ne de öğretmenlerdir. Katiller yaratan, sıra arkadaşlarımızı katile dönüştüren, öğrenci ve öğretmeni birbirine kırdıran bir düzen vardır. Bu düzen; eğitimi piyasalaştıran, gençliği tüketime mahkûm eden, spor ve sanat yerine oyun, uyuşturucu ve bahis bağımlılıklarını dayatan; okullara rekabeti ve bireyselciliği enjekte eden, onlarca yıldır “Amerikan rüyası” hayallerini pompalayan düzendir. Maraş ve Urfa’daki tablonun sorumlusu yalnızca bireyler değil, o bireyleri anlamsızlığa, yalnızlığa, öfkeye ve umutsuzluğa terk eden sistemdir. Biz Türk gençliği olarak, Batı’dan ithal edilen ve sıra arkadaşlarımızı katillere dönüştüren bu sistemi reddediyoruz.

SLOGAN: ATATÜRK GENÇLİĞİ GÖREV BAŞINDA

Toplumsal çürümenin neden olduğu bu sorunu “her okula bir güvenlik görevlisi koyalım” ya da “çocukları X-Ray cihazlarından geçirelim” diyerek çözemeyiz. Güvenlik önlemleri alınmalı, ihmaller giderilmelidir ancak sorun sistemin kendisindedir, o hâlde çözüm de sistemi değiştirmektir.

Okulları gerçek birer eğitim yuvası hâline getirerek güvenliği sağlayabiliriz.

Bireyci, çıkarcı ve yozlaşmış anlayışı tarihin çöplüğüne göndererek güvenliği sağlayabiliriz.

Kendisini milletine ve ülkesine adamış bir gençlik yetiştirerek güvenliği sağlayabiliriz.


Katiller yaratan bu sisteme karşı çözümlerimiz bellidir:

1) Cumhuriyet’in Devrimci Eğitim Politikası Hayata Geçirilmelidir:

Eğitim sistemi parasız, millî ve bilimsel temellere döndürülmelidir. Tarihini ve kültürünü bilen bilinçli nesiller yetiştirilmelidir. Andımız okullarda zorunlu olarak okutulmalı; “Türküm, doğruyum, çalışkanım” ilkesini özümseyen gençler, buna yaraşır bir gelecek inşa edecektir. Köy Enstitüleri’nin halka hizmet ruhu ve aydın yetiştirme anlayışı bugüne taşınmalıdır.

2) Eğitim Yarıştan Çıkarılmalı, Hayata Uyarlanmalıdır:

Her gün sınavlarla bunalan, arkadaşını geçme odaklı büyüyen, at yarışı gibi değerlendirilen çocukların bu eğitim sistemine dur denilmelidir. Akran zorbalığına müdahale artmalı, öğrencilere kardeşlik duygusu aşılanmalıdır. Bireysel hırslar ve rekabet yerine, Türk toplumunun kadim geleneği olan dayanışma, birlik ve beraberlik ruhunun temel değer olarak öğretilmesi sağlanmalıdır. Her Türk genci ücretsiz şekilde spora, sanata, müziğe yönlendirilmelidir. Sosyal faaliyetleri arttırılmalıdır. Eğitim dört duvar olmaktan çıkarılıp, hayatın içine yayılmalıdır. Müze gezileri, doğa gezileri, kültürel faaliyetler, söyleşiler, etkinlikler artırılmalıdır. Öğrenciye bireycilik değil, örgütlenme bilinci aşılanmalıdır. Okullarında işleyen aktif kulüpler inşa edilmelidir.

3) Dijital ve Kültürel Yozlaşma Kararlılıkla Durdurulmalıdır:

Uyuşturucuyu, şiddeti ve bireyciliği özendiren her türlü dijital platform ve yayın denetlenmelidir. Gençleri bağımlılığa sürükleyen oyun platformları, bahis siteleri ve şiddet içerikli yayınlar başta olmak üzere bu mecralar hem yasal hem de denetimsel mekanizmalarla kontrol altına alınmalıdır.

4) Rehberlik ve Psikolojik Destek Zorunlu Hâle Getirilmelidir:

Özgürlükçülük adı altında disiplinsizliğe izin verilmemelidir; okullar, öğretmenlerimizin yeni nesilleri sevgi ve disiplinle yetiştireceği yuvalar olmalıdır. Her okulda yalnızca ders programıyla değil, öğrencilerin psikolojik ve sosyal gelişimiyle gerçek anlamda ilgilenen, yetkin rehberlik birimleri kurulmalıdır.

5) Millî, Bilimsel, Laik ve Parasız Eğitim Anlayışı Eksiksiz Uygulanmalıdır:

SLOGAN: MİLLİ BİLİMSEL LAİK EĞİTİM

Çözümler bellidir. Sıra arkadaşlarımızı kaybetmek istemiyoruz!
Öğretmenlerimiz hayattan koparılsın istemiyoruz!
Biz korurken kahramanlaşan değil, bize öğrettikleriyle gözümüzde kahraman olan, hayatta olan öğretmenlere ihtiyacımız var.

İş bırakan öğretmenlerimizin yanındayız; onların talebi bizim talebimizdir. Öğretmen ve öğrenci el ele, yan yana bu sistemi birlikte düzelteceğiz.

Kaybettiğimiz sıra arkadaşlarımıza ve öğretmenlerimize Allah’tan rahmet diliyoruz. Sevenlerinin ve ülkemizin başı sağolsun. Onların anısını yaşatacak, hayallerindeki dünyayı birlikte kuracağız.

Saygılarımızla.

SLOGAN: BİLİMSEL EĞİTİM, ŞİDDETSİZ GELECEK

Türk gençliği olarak Andımız’ı kılavuz, Atatürk yolumuz diyoruz. Çalışkan, küçüklerini koruyan, büyüklerini sayan, ülküsü hep ileriye gitmek olan Türk gençliği okullarını şiddete ve çürümeye teslim etmeyecektir.

Şimdi tüm arkadaşlarımızı Andımız’ı okumaya davet ediyoruz:
ANDIMIZ

“ Türküm, doğruyum, çalışkanım.

İlkem;

küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak,

yurdumu, milletimi, özümden çok sevmektir.

Ülküm;

yükselmek, ileri gitmektir.

Ey Büyük Atatürk!

Açtığın yolda, gösterdiğin hedefe

durmadan yürüyeceğime ant içerim.

Varlığım,

Türk varlığına armağan olsun.

”Ne mutlu Türküm diyene!”

SLOGAN: ANDIMIZ KILAVUZ, ATATÜRK YOLUMUZ