TERÖRSÜZ TÜRKİYE’YE NASIL GELİNDİ?
Ülkemizde terör eylemleri 1980’li yıllarda başlamış o günden bugüne PKK terör örgütü ve mensupları için bakın neler yapılmıştır. Öncelikle belirtmekte yarar var 12 Eylül 1980 hareketinde sağ veya sol tüm gruplara darbe vurulurken ne yazık ki PKK ya operasyon yapılmasını bir gizli el engellediği söylenilmektedir.
İlk olarak , PKK'lı teröristlere yönelik 1985’ten 2014 yılına kadar 11 düzenleme yapılmıştır.1985 yılında Turgut Özal’ın başbakanlığı döneminde çıkarılan 3216 sayılı kanundan, 2014 yılında kabul edilen Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun’a kadar 11 temel düzenleme incelendi.
Listede şu kanunlar yer aldı: 3216, 3419, 3618, 3713, 3853, 4085, 4450, 4537, 4959, 5237 ve 6551 sayılı kanunlar.
1988 yılında çıkarılan 3419 sayılı kanunla koruma tedbirlerinin kapsamı genişletildi.
Düzenlemeye göre kanundan yararlanan kişilerin fiziki görünümlerinin estetik cerrahiyle değiştirilmesi, kendilerinin veya eşlerinin yurt içinde ya da yurt dışında işe yerleştirilmesi mümkün hale getirildi.
Kişinin kendisi ile anne, baba, eş ve çocuklarının nüfus kayıtları, sürücü belgeleri, evlenme cüzdanları ve diplomalarının değiştirilmesi de koruma tedbirleri arasında sayıldı.
1990’daki değişiklikle itirafta bulunan kişinin ailesine mahkeme kararı beklenmeden maddi yardım yapılmasının ve can güvenliği tedbirleri alınmasının önü açıldı. Sanıkların avukatlık ücretlerinin de devlet tarafından karşılanabileceği düzenlendi.
1990’da diğer cezaların beşte bire, 1992’de ise yedide bire kadar indirilmesine imkân tanındı. Kanun gerekçelerinde bu değişikliklerin “itirafların teşvik edilmesi” ve örgütlerin çözülmesinin hızlandırılması amacıyla yapıldığı belirtildi.
1999 yılında çıkarılan düzenlemede örgüt kuranlar, yönetenler, üst seviyede emir ve komuta yetkisi bulunanlar ile silah kullanarak güvenlik görevlilerini veya başka kişileri öldüren ya da yaralayanların kanundan yararlanamayacağı hükme bağlandı.
2003 yılında çıkarılan 4959 sayılı Topluma Kazandırma Kanunu’yla önceki düzenlemeler yeniden ele alındı.
Kanunun amacı, siyasi ve ideolojik amaçlarla kurulmuş terör örgütlerinin mensuplarının topluma yeniden kazandırılması ve toplumsal huzurun güçlendirilmesi olarak açıklandı.
2004 tarihli Türk Ceza Kanunu’nun 221’inci maddesiyle etkin pişmanlık hükümleri sürekli bir hukuki düzenlemeye dönüştürüldü.
Örgütün amaçladığı suç işlenmeden önce örgütün dağıtılması, örgüt mensubunun gönüllü olarak ayrılması veya teslim olması ve örgütün yapısı hakkında bilgi vermesi durumlarında cezasızlık ya da ceza indirimi uygulanması düzenlendi.
2014 tarihli Terörün Sona Erdirilmesi ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun incelendi.
Kanunla hükümete siyasi, hukuki, sosyoekonomik, psikolojik, kültürel, insan hakları, güvenlik ve silahsızlandırma alanlarında adımlar belirleme yetkisi verildi.
Yurt içinde ve yurt dışında kişi, kurum ve kuruluşlarla temas kurulması; silah bırakan örgüt mensuplarının eve dönüşleri, sosyal hayata katılımları ve uyumları için tedbir alınması öngörüldü.
Kanun kapsamındaki görevleri yerine getiren kişiler hakkında, yaptıkları görevler nedeniyle hukuki, idari veya cezai sorumluluk doğmayacağı da düzenlendi.
Gelelim son düzenlemeye DEM Parti Diyarbakır Milletvekili Cengiz Çandar, süreç kapsamında hazırlandığı belirtilen çerçeve yasa teklifinin kısa süre içinde TBMM'ye sunulacağını belirtti. Çandar, teklifin Meclis tatile girmeden önce komisyondan ve Genel Kurul’dan geçirilerek yasalaştırılmasının planlandığını söyledi.
Taslağın içeriğinin henüz DEM Parti dahil hiçbir siyasi partiyle paylaşılmadığını belirten Çandar, metnin ayrıntılarını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, MİT Başkanı İbrahim Kalın ve terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan’ın bildiğini iddia etti.
Öte yandan konuşan Öcalan, “Siyasetin çıkaracağı yasa, bu sürecin önünü açacak anahtar niteliğindedir. Demokratik cumhuriyete sonuna kadar kapı aralanmaktadır.” ( deler ya sarı öküz meselesi her şey burada başlıyor.) diyor.
İlk kazanımın arkasının geleceğinden emin konuşuyor. Çünkü bu proje yerli ve milli değil
Bu yazı yazıldığı sırada daha meclis başkanlığına daha çerçeve yasa sunulmamıştı. Gelecek yazıda çerçeve yasa ne getirip nelere mal olabileceğini tartışacağız.
Kocatepe’den Selamlar
İbrahim AYAN