Büyük Taarruz Zafer Haftası 104 Yıl Etkinlikleri Coşkuyla Başladı
Cumhuriyete giden yolun en kritik adımlarının atıldığı, her bir noktasından Milli mücadele döneminin izlerini gururla taşıyan topraklar Afyonkarahisar, Büyük Taarruz Zaferi’nin 104. yılını kutluyor. Kutlamalar kapsamında Atatürk’ün Büyük Taarruz Zaferini sevk ve idare ettiği Kocatepe ve Atatürk’ün karargâhının bulunduğu Şuhut ilçesinde Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş’un teşrifleriyle etkinlikler düzenlendi.
Büyük Taarruz Zaferinin 104. yıl dönümü nedeniyle düzenlenen Büyük Taarruz Zafer Haftası etkinlikleri kapsamında ilk olarak Büyük Taarruz’un son hazırlıklarının ve en kritik askeri planlarının yapıldığı Şuhut Atatürk Evi ziyaret edildi. Anı defterini imzalayan Kurtulmuş, yetkililerden binanın tarihi öneminde dair bilgi aldı.
Şuhut’ta Bulunmaktan Memnuniyet Duyuyorum
Burada açıklamalarda bulunan Kurtulmuş, Büyük Zafer’in hazırlıklarının yapıldığı son gecenin coşkusunun yaşandığı bir günde Şuhut’ta bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Tarihin geçmişte olanları hatırlayarak ondan ders çıkarmak ve aziz milletin bundan sonraki yürüyüşünde çok güçlü şekilde yol almak için bir fırsat olduğunu ifade eden Kurtulmuş, 104 yıl evvel Gazi Mustafa Kemal ve arkadaşlarının Büyük Taarruz'un son detaylı çalışmasını yaparak süvari birliklerinin seferini başlattığını ve Büyük Taarruz'un ardından Büyük Zafer'le birlikte Türk tarihinde çok önemli bir sayfanın açıldığını belirtti.
Emperyalistlerin O Günkü Maşaları Geldikleri Yere Gönderilmişlerdir
Milli tarih bakımından 25-26 Ağustos’ta iki önemli günün yaşandığını dile getiren Kurtulmuş, sözlerini şöyle sürdürdü:
“26 Ağustos, Sultan Alparslan ve ordularının Anadolu'nun kapılarını aziz milletimize açtığı büyük, kutlu bir zaferin yıl dönümü. 955 yıl önce gerçekleşen o büyük zaferin yıl dönümünü hep birlikte idrak edeceğiz. O zaferle birlikte Anadolu'nun her bir yeri aziz milletimize açılmış, ardından İstanbul'un ve Rumeli'nin fethiyle birlikte Avrupa'nın kapıları Türklere açılmıştır. Zaman zaman fetret dönemlerini yaşadığımız dönemler oldu. Ama bu tarihimizin içerisinde en az Malazgirt Zaferi kadar önemli olan bir başka tarih de Anadolu'nun dört bir tarafını işgal eden düşmana karşı milletimizin 'Ya Allah' diyerek ayağa kalkması sonucu gerçekleştirilen Büyük Taarruz ve 30 Ağustos Büyük Zaferi'dir. Bu toprakları işgal edebileceğini zanneden emperyalistlerin o günkü maşaları, bu milletin ruhuyla tersyüz edilmiş ve geldikleri yere geri gönderilmişlerdir. Milletimizin tarihinde bütün zaferlerin hepsinde ortak bazı özellikler vardır. Bunlardan birisi bir olmak, beraber olmak ve hep beraber bütün oymaklarıyla, bütün kabileleriyle, bütün farklılıklarıyla tek vücut olmak, tek yumruk olmaktır. Böyle olduğu için Malazgirt Meydan Muharebesi kazanılmıştır, 30 Ağustos kazanılmıştır. İnşallah tekrar bu topraklarda hep beraber dirlik, birlik içerisinde, ay yıldızlı bayrağımızın gölgesinde, aynı vatanın insani mirasçıları, aynı kültürün, aynı medeniyetin sahipleri, aynı geçmişin ortak kaderine sahip olanları ve aynı ortak geleceğin kaderdaşları olarak yolumuza devam edeceğiz.”
Terörün Tamamıyla Sona Ermesiyle Birlikte Bir Daha Bu Memleketin Hiçbir Yerinde Şehitler, Gazilerimiz Olmayacak, Bir Daha Bu Memlekette Analar Ağlamayacak
30 Ağustos’un, Türkiye'nin önünde yeni bir dönemin de başlangıcının işareti olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, "Terörün tamamıyla sona ermesiyle birlikte bir daha bu memleketin hiçbir yerinde şehitler, gazilerimiz olmayacak, bir daha bu memlekette analar ağlamayacak ve Allah'ın izniyle terör örgütleri ve bütün aparatları tarihten silinerek milletimiz bir ve beraber olarak kıyamete kadar yaşayacaktır." dedi. “Tarih, geçmişte yaşananları saygıyla anmaktır. Tarih, geçmişteki büyük komutanları, isimsiz insanları hayırla yad etmektir. Ama tarihi anlamak ve ondan ders çıkarmak hepsinden daha önemlisidir.” diyen Kurtulmuş, birliğin ve dirliğin bir arada tutulması gerektiğini ifade etti.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve Arkadaşları Son Hesaplarını Yaparken Biliyorlardı Ki Bu Memleketin Her Bir Ferdi Birdir, Beraberdir
TBMM Başkanı Kurtulmuş, değerlendirmesini şöyle sürdürdü:
“25 Ağustos 1922'de az ilerideki binada Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve arkadaşları son hesaplarını yaparken biliyorlardı ki bu memleketin her bir ferdi birdir, beraberdir. Ordudaki asker de tarladaki çoban da aynı idealin, aynı ülkünün peşindedir. Evindeki kadın da yaşlı amca da aynı idealin peşindedir. O ideal, güçlü ve büyük Türkiye idealidir. O ideal, bu memlekete namahrem elini değdirmemektir. O ideal, 'Korkma' diyerek bu milletten başka hiçbir gücün önünde eğilmeme iradesidir. Bu toplantılarımızla bu iradeyi tekrar idrak ediyor, özümsüyor ve sonraki nesillerimize aktarıyoruz. Bu vesileyle başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere bu büyük kurtuluş mücadelesinin önemli kahramanlarını ve ismini dahi bilmediğimiz nice isimsiz kahramanları hayırla yad ediyoruz.”
İnşallah Gelecek Nesillere Bugün Olduğundan Çok Daha Güçlü Bir Türkiye'yi Hep Beraber Bırakacağız
O zaman savaşan ordunun, aynı zamanda Türkiye Büyük Millet Meclisinin emrinde olan bir ordu olduğunu anımsatan Kurtulmuş, şunları kaydetti:
“Türkiye Büyük Millet Meclisi, hem bağımsızlık mücadelesini vermiş hem devletin kurulmasının adımlarını atmıştır. Bugün de burada çeşitli siyasi partilerden milletvekili arkadaşlarımızla beraber o günkü iradeyi temsil etmek için buradayız. Ayrımız gayrımız yoktur. Milli iradenin merkezi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi bizzat milletin kendisidir, milletin kendisinde ne varsa onu temsil eden kutlu bir yuvadır. İnşallah ecdadın bize bıraktıklarına layık olarak yolumuza devam edeceğiz. İnşallah bu vatanı bağımsız bir ülke olarak kıyamete kadar yaşatma azminde olan şehitlerimizin ve gazilerimizin aziz hatıralarını her zaman yaşatacağız ve inşallah gelecek nesillere bugün olduğundan çok daha güçlü bir Türkiye'yi hep beraber bırakacağız. Allah yolumuzu açık etsin. Allah bu milletin düşmanlarına fırsat vermesin. Çevremizin ateş çemberine döndüğü bu bölgede Türkiye'ye Cenab-ı Allah, milletin iradesiyle birlik, dirlik içerisinde, çok istikrarlı bir şekilde daha güçlü günlere ulaşmayı nasip etsin diyorum.”
Ziyaretin ardından TBMM Başkanı Kurtulmuş, Valimiz Aktaş ve protokol üyeleri tarafından Türk ordularının İzmir’e kadar olan zafer yolculuğunu temsil eden Atlı Birlikleri, Büyük Taarruz Karargâhından İzmir’e uğurlandı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Vali Dr. Naci Aktaş, protokol üyeleriyle birlikte yüzlerce katılımcı Mehter Marşı eşliğinde Atatürk Evi’nden Şuhut Stadyumuna kadar Zafer Yürüyüşü gerçekleştirdi.
Etkinlikler Afyonkarahisar Valiliği koordinesinde düzenlenen Şuhut Belediye Şehir Stadyumundaki kutlama programıyla devam etti. Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşı’nın okunmasının ardından protokol konuşmalarına geçildi.
Afyonkarahisar, Zaferin Başladığı, Büyüdüğü ve Tarihin Akışını Değiştiren Toprakların Adı Olmuştur
Afyonkarahisar’ın Büyük Zafer’in yalnızca şahidi değil; aynı zamanda zaferin başladığı, büyüdüğü ve tarihin akışını değiştiren toprakların da adı olduğunu ifade eden Vali Dr. Naci Aktaş, “Bugün, milletimizin bağımsızlık yolunda verdiği büyük mücadelenin zaferle taçlandığı 30 Ağustos’un 104’üncü yıl dönümünü büyük bir gurur ve heyecanla kutluyoruz. Zafer Bayramımız kutlu olsun. Bu büyük zaferin ilimiz için ayrı bir anlamı vardır. Büyük Taarruz, 26 Ağustos 1922 sabahı, hemen yanı başımızdaki Kocatepe’den başlamıştır. Gazi Mustafa Kemal’in Başkomutanlığında başlayan taarruzla ordumuz, yıllardır süren işgale son verecek büyük yürüyüşünü bu topraklardan başlatmış; 27 Ağustos’ta şehrimiz düşman işgalinden kurtarılmış, 30 Ağustos’ta ise Başkomutanlık Meydan Muharebesi zaferle sonuçlanmıştır. Bu nedenle Afyonkarahisar, Büyük Zafer’in yalnızca şahidi değil; aynı zamanda zaferin başladığı, büyüdüğü ve tarihin akışını değiştiren toprakların adı olmuştur. Kocatepe’de verilen karar, Tınaztepe’de, Belentepe’de, Çiğiltepe’de gösterilen kahramanlık ve Dumlupınar’da kazanılan zafer; milletimizin bağımsızlığından asla taviz vermeyeceğini tüm dünyaya ilan etmiştir” dedi.
Bir Milletin Birlik Olduğunda Neleri Başarabileceğinin Göstergesi
30 Ağustos’un yokluklar içindeki bir milletin birlik olduğunda neleri başarabileceğinin en açık göstergesi olduğuna dikkat çeken Vali Dr. Naci Aktaş, “30 Ağustos; aziz milletimizin bağımsız yaşama iradesidir. 30 Ağustos; vatan söz konusu olduğunda bütün farklılıklarını bir kenara bırakarak aynı bayrağın altında birleşen bir milletin eseridir. İşte bu noktada bizlere düşen görev; bu büyük mirası, bu kıymetli eseri aynı kararlılıkla geleceğe taşımaktır. Bugün ülkemizi bilimde, eğitimde, teknolojide, üretimde ve savunma sanayiinde daha ileriye taşımak için atılan her adım; bizlere bağımsız bir vatan bırakan kahramanlarımıza karşı sorumluluğumuzun bir parçasıdır. Çünkü bağımsızlık; her neslin çalışarak, üreterek ve birlik içinde yaşayarak koruması gereken büyük bir emanettir” ifadelerini kullandı.
Kocatepe’den Yükselen O Kararlılık Bugün De Milletimizin Yolunu Aydınlatmaktadır
Vali Aktaş konuşmasına şöyle devam etti: “Bir asır önce Kocatepe’den yükselen o kararlılık bugün de milletimizin yolunu aydınlatmaktadır. Bu topraklarda yazılan destanı unutmamak, çocuklarımıza doğru şekilde anlatmak ve bizlere bırakılan bu vatanı daha güçlü bir şekilde gelecek nesillere teslim etmek için var gücümüzle çalışacağımıza dair, sizlerin ve yüce milletimizin huzurunda söz veriyoruz. Bu duygu ve düşüncelerle; başta Cumhuriyetimizin kurucusu ve Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal olmak üzere, silah arkadaşlarını, vatanımız uğruna can veren bütün aziz şehitlerimizi ve ebediyete uğurladığımız kahraman gazilerimizi rahmet ve minnetle anıyor, hayatta olan gazilerimize sağlık ve huzur dolu, uzun ömürler diliyorum. 30 Ağustos Zafer Bayramı’mızı kutluyor, hepinizi saygıyla selamlıyorum.”
Türkiye’nin Tarihi Fevkalade Büyük Kahramanlıklarla, Zengin Destanlarla Dolu
Daha sonra söz alan Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Numan Kurtulmuş, Türkiye’nin tarihinin fevkalade büyük kahramanlıklarla, zengin destanlarla dolu olduğunu söyledi. 30 Ağustos Haftası’nın, tam manasıyla bir zaferler haftası olduğunu dile getiren Kurtulmuş, 26 Ağustos’un aynı zamanda Malazgirt Zaferi’nin yıl dönümü olduğunu hatırlattı. Kurtulmuş, 1071’de Malazgirt'in kapılarından Anadolu topraklarına giren Sultan Alparslan komutasındaki orduların, Anadolu'yu kıyamete kadar Türk milletinin yurdu kıldığını ifade etti.
Malazgirt Anadolu’ya Giriş Kapısı İse Afyon da Anadolu’dan Emperyalistlerin Kovulduğu Çıkış Kapısıdır
O günkü zor şartlar içerisinde, 25 Ağustos 1922'de, Şuhut'tan başlatılan yürüyüşle birlikte 26 Ağustos'ta Büyük Taarruz'un başlatıldığını ve 9 Eylül'de düşmanın denize döküldüğünü ifade eden Kurtulmuş, "Malazgirt Anadolu’ya giriş kapısı ise Afyon da Anadolu’dan emperyalistlerin kovulduğu çıkış kapısıdır, onların dışarıya gönderildiği kapıdır. Ne Malazgirt kolaylıkla kazanılmış bir zaferdir ne 30 Ağustos kolayca kazanılmış bir zaferdir." dedi. Tarihin, dersler çıkarmak ve geleceğe daha güçlü hazırlanmak için manevi bir güç olduğunu belirten Kurtulmuş, “30 Ağustos’a gelen şartlar içerisinde, 26 Ağustos ve daha öncesinde Sakarya Meydan Muharebesi ile başlayan süreç, aslında tam manasıyla bir yokluklar dönemiydi. Elde yok, avuçta yok. Bırakın topu tüfeği, bırakın kurşunu silahı, elinde doğru dürüst kazması küreği bile olmayan bir millet ‘Ya Allah’ diyerek ayağa kalktı ve Anadolu’yu işgalden kurtararak bu yurdumuzu ilelebet devlet-i ebed müddetin vatanı olması kararını bir kere daha tescilledi. Allah hepsinden razı olsun. O zor mücadelede emeği geçen herkesi rahmetle, şükranla anıyoruz. Başta Şuhut’taki evde son müzakerelerini yapan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere bu büyük mücadeleyi veren ordunun kahraman her bir ferdine gerçekten rahmetle, minnetle, şükranla hislerimizi ifade ediyoruz." diye konuştu.
Biz Buradayız ve Kıyamete Kadar Burada Olmaya, Daha Güçlü Bir Şekilde Olmaya Devam Edeceğiz
Bu büyük zaferin vatan gibi bir miras olarak kaldığını vurgulayan Kurtulmuş, konuşmasına şöyle devam etti: “Şöyle sormak lazım soruyu. Allah aşkına Yunan’ın ne işi vardı buralarda? Allah aşkına İngiliz’in ne işi vardı İstanbul’da? Fransız’ın ne işi vardı Antep'te, Hatay'da? İtalyan'ın ne işi vardı Anadolu topraklarında? Emperyalistler o zaman gözüne 'hasta adam' olarak kestirdikleri Osmanlı'yı tamamıyla yok etmek ve Türkleri bu topraklardan tamamen kazıyıp atmak için Akif’in tabiriyle, 'Kimi Hindu, kimi yamyam, kimi bilmem ne bela / Hani tauna da züldür bu rezil istila' dedikleri istilayı yaparak Anadolu'dan bizi atmaya çalıştılar. Çok şükür, 104 sene evvel başlatılan bu mücadelenin sonunda, gelenler çıkış kapısından kaçıp giderek geldikleri gibi gittiler. Biz buradayız ve kıyamete kadar burada olmaya, daha güçlü bir şekilde olmaya devam edeceğiz."
Kurtulmuş, dün dünyanın en büyük devletlerinden birisi olan Osmanlı Devleti’ni paramparça edenlerin, etnik, mezhebi ve dini farklılıklar üzerinden çok kısa bir süre içerisinde darmadağınık edenlerin Anadolu’yu fitnenin üzerine kurdukları siyasetle işgal edebildiğini anlattı.
Terör Örgütleri Vasıtasıyla Da Neredeyse Cumhuriyet'imizin Birinci Asrının Yarısını Çaldılar
TBMM Başkanı Kurtulmuş, 6 asır birlikte yaşayan bütün unsurların dağıtılarak etnik fitneyle birbirinden uzaklaştırıldığını anlattığı konuşmasında terör belasına dikkat çekti. Kurtulmuş, “Bir asır evvel etnik fitneyle ‘Sen Türk'sün, sen Kürt'sün, sen Bulgar'sın, sen Arnavut'sun, sen Acem'sin’ diyerek böldükleri bu coğrafyada oynadıkları oyunlar yetmediği gibi bir aparat haline getirdikleri terör örgütleri vasıtasıyla da neredeyse Cumhuriyet'imizin birinci asrının yarısını çaldılar. Türkiye maalesef ikinci asrına girdiğimiz Cumhuriyet'in ilk asrının yaklaşık 50 yılı terör belasıyla uğraşmak zorunda kaldı. Aranızda gazilerimizi görüyorum ve memleketin her yerine gittiğimizde, şehit cenazelerine katıldığımızda o acılara hayatı boyunca şahit olmuş birisi olarak ifade ediyorum. O mücadelede şehit olanların hiçbirisinin ailesinden biz bir isyan sözü duymadık. Herkes ‘Vatan sağ olsun, millet sağ olsun.’ dedi, dua etti. Şimdi Cumhuriyet'imizin ikinci asrımızın hemen başında yeni bir kapı önümüzde açılıyor. Artık bu milletin evlatlarını etnik aidiyetleri üzerinden birbirine düşman etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Artık bu memleketin evlatlarını mezhep ve meşrep farklılıkları yüzünden birbirinden ayırt etmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Nasıl ilk asrımızın 50 yılı teröre heba edilmiş, binlerce canımız şehit olmuş, binlerce insanımız ölmüş, 2,3 trilyon dolar büyük bir kayba uğramışsak artık önümüzde yeni bir kapı açılmış, yeni bir yolun başlangıcındayız. Bu yol kardeşlik yoludur. Bu yol birlik ve beraberlik yoludur. Bu yol aynen 104 sene evvel burada Kocatepe’de bütün etnik unsurlarıyla birlikte 'Ya Allah' diyerek ay yıldızlı hilalin altında buluştuğu gibi atalarımızın, bu yol bizim de 86 milyon olarak buluşup yürüyeceğimiz bir yoldur. Bu yolda ayrılık gayrılık yok. Bu yolda ne ayrımcılığa yer var ne ayrılıkçılığa yer var. Bu yolda insanların hepsini, yurttaşlarımızın hepsini yaratılıştan eşitliğe sahip olan hazreti insan olarak görmek var. Artık hiçbir şehit cenazesinin gelmeyeceği bir Türkiye’yi inşallah hep beraber inşa ediyoruz ve sadece kardeşlik türküleri, sadece birlik ve beraberlik türküleri söylenecektir." dedi.
Önümüzdeki Asır Türkiye’nin Önlenemez Yükselişinin Asrı Olacaktır
Yeni yolun adının, "Türkiye’nin önlenemez yükselişi" olduğunu belirten Kurtulmuş, "Allah'ın izniyle Türkiye birlik ve beraberlik içerisinde, istikrar içerisinde, ekonomik gücüyle, etrafındaki bütün komşu halklarla birlikte çok güçlü bir coğrafyanın lideri ve inşallah küresel ölçekte de güçlü bir lider ülke olarak ikinci asrına damgasını vuracaktır. Buna yürekten inanıyorum. Ancak böyle yaptığımız takdirde şehitlerimizin kanının bereketinin karşılığını görmüş oluruz. Ancak böyle yaparsak tarih boyunca yaşadığımız bu kadar büyük zorlukların karşılığını vermiş oluruz. Sadece bir Zafer Haftası’nın vermiş olduğu haletiruhiye ile söylemiyorum, inanarak söylüyorum. Önümüzdeki asır Türkiye’nin önlenemez yükselişinin asrı olacaktır.” dedi. Bir asır evvel Kocatepe'ye, İstanbul'a, Gaziantep'e kadar gelenlerin "hasta adam"ın artık tamamen ortadan kaldırılması için çalıştığını kaydeden Kurtulmuş, "Allah’a binlerce şükrederiz, bir asır sonra 'hasta adam' dedikleri Türkiye güçlü ve büyük bir Türkiye olarak ayağa kalkmış, bize 'hasta adam' diyenlerin çoğu da kendileri hastalıklı hale gelmişlerdir. Bu birliği, bu dirliği hep beraber inşallah sağlayacağız. Aramızda nefretin, kinin, ayrılıkçılığın ve ayrımcılığın hiçbirisine yer vermeyeceğiz." diye konuştu.
26 Ağustos 1922'den 26 Ağustos 2026'ya Çok Büyük Mesafeler Katederek Geldik
TBMM Başkanı Kurtulmuş, konuşmasının son bölümünde şu ifadeleri kullandı:
"Çanakkale'de, Dumlupınar'da, Kocatepe'de, Sakarya'da ne kadar etnik yapımız varsa hep beraber 'Ya Allah' diyerek ay yıldızlı bayrağın altında buluştuk. Bunu sağladığımızda bizden güçlüsü yok. Ayrılığa başladığımız zaman ayrılığın da duracağı yer yok. Bunu biliyoruz, tarih bize bunu öğretiyor. 26 Ağustos 1922'den 26 Ağustos 2026'ya çok büyük mesafeler katederek geldik. Vatanımız ilanihaye bize yurt olarak emanet edildi. Biz bu emaneti de kıyamete kadar, sonuna kadar taşıyacağız. Bu topraklarda birlik içinde, dirlik içerisinde vatansever olmayı ortak hedefimiz olarak kabul ederek, vatansever olmayı da vatan için en iyi çalışmak demek olduğunu bilerek tarımda, teknolojide, sanatta, yüksek teknolojilerde, her alanda dünya milletleriyle yarışta en önde olarak bu süreçte daha güçlü bir Türkiye’yi inşa edeceğiz. Hepinizin 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı, Büyük Taarruz’un yıl dönümünü kutluyorum. Büyük Taarruz’un Başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bütün geçmişlerimizi şükranla, rahmetle yad ediyoruz. Onlara buradan saygılarımızı ifade ediyoruz. Bu millet, tarihin zor dönemlerini başarıyla geçmiş bir millettir. Anadolu topraklarına geldiğimiz zaman hiçbir zaman hiçbir günümüz böyle keyifle, yan gelip yatarak asla geçmemiştir. Hep mücadele ettik, hep uğraştık, hep kavga verdik, hep ayakta durmaya çalıştık ama bu milletin bir ortak özelliği de şudur, hiç geriye bakmaz, hep ileriye bakar. Bu millet, Malazgirt'ten bu topraklara girdiği günden beri sadece fiziken değil, aynı zamanda maddi ve manevi olarak da hep ileriye baktı ve bugünlere kadar geldi. Allah bu milletin yolunu açık etsin. Allah bu milletin ufkunu aydınlık etsin. Birliğimiz, dirliğimiz, kardeşliğimiz daim olsun. Aziz vatanımız kıyamete kadar payidar olsun diyorum."
TBMM Başkanı Kurtulmuş'un konuşmasının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Ankara Devlet Sahne Sanatları Topluluğunca "Bir Anadolu Masalı Kahramanlık Destanı" gösterimi yapıldı.
Programda, 41. Komando Tugay Komutanlığı Birlikleri "Komando Andı" okudu.
Programda; TBMM Katip Üyesi ve AK Parti Afyonkarahisar Milletvekili İbrahim Yurdunuseven, AK Parti Afyonkarahisar Milletvekilleri Ali Özkaya ve Hasan Arslan, MHP Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, AK Parti Ankara Milletvekili Zeynep Yıldız, İYİ Parti Adana Milletvekili Ayyüce Türkeş Taş, İYİ Parti Bursa Milletvekili Yüksel Selçuk Türkoğlu, Afyonkarahisar İkmal ve Garnizon Komutanı Tuğgeneral Numan Kıral, Afyonkarahisar Belediye Başkanı Burcu Köksal, eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu da yer aldı.





