Mısırlıoğlu: “Türkiye Yönetilemiyor, Milletin Alım Gücü Eridi”
İyi Parti’den İktidara Çok Sert Çıkış!
İYİ Parti Afyonkarahisar İl Başkanı Muhammet Mısırlıoğlu, haftalık basın toplantısında Türkiye ve Afyonkarahisar gündemine ilişkin peş peşe açıklamalarda bulundu
Şehit haberi ve Şanlıurfa’da meydana gelen depremle konuşmasına başlayan Mısırlıoğlu; okullardaki şiddetten uyuşturucu sorununa, kamuoyunda tartışılan fon iddialarından 200 TL’nin yıllar içerisindeki satın alma gücüne, Afyonkarahisar’ın ekonomik göstergelerinden konkordato sorununa kadar çok sayıda konuyu gündeme taşıdı.
Mısırlıoğlu ayrıca Afyonkarahisar’daki resmi programlarda muhalefetin dışlandığını öne sürdü.
ŞEHİT HABERİYLE BAŞLADI: “ALLAH AİLESİNE SABIR VERSİN”
Basın toplantısının başlangıcında gelen şehit haberine değinen Mısırlıoğlu, vefatın herhangi bir çatışma veya kaza sonucunda değil, görev sırasında yaşanan bir rahatsızlık nedeniyle gerçekleştiğine ilişkin bilgi aldıklarını söyledi.
Şehide Allah’tan rahmet dileyen Mısırlıoğlu, “Rahatsızlık nedeniyle vefatının gerçekleştiğini öğrendik. Herhangi bir çatışma veya kazayla alakalı olmadığını biliyoruz. Allah ailesine sabır versin” ifadelerini kullandı.
ŞANLIURFA DEPREMİ: “CAN KAYBI OLMAMASI EN BÜYÜK TESELLİ”
Başkan Mısırlıoğlu daha sonra Şanlıurfa’da sabah saatlerinde meydana gelen 5,4 büyüklüğündeki depremi gündemine aldı.
Depremin ardından İYİ Parti Şanlıurfa İl Başkanı ve eski bakan Ahmet Eşref Fakıbaba ile görüştüğünü belirten Mısırlıoğlu, kendisine ulaşan ilk bilgiler doğrultusunda can kaybı yaşanmadığını, bazı köylerde ise küçük çaplı hasarlar bulunduğunu söyledi. “Şanlıurfa’daki hemşehrilerimize geçmiş olsun diyorum. Allah daha beterinden korusun” diyen Mısırlıoğlu, deprem bölgesindeki vatandaşlara geçmiş olsun dileklerini iletti.
OKULLARDA ŞİDDET ALARMI: “BİR YIL ÖNCEKİ ACI BİZE DERS OLMALIYDI”
Konuşmasının en kapsamlı bölümlerinden birini okullarda yaşanan şiddet olaylarına ayıran Mısırlıoğlu, daha önce Kahramanmaraş’ta meydana gelen okul saldırısını hatırlattı. Saldırıyı gerçekleştiren kişinin de öğrenci olmasının olayın toplumsal boyutunu daha da ağırlaştırdığını belirten Mısırlıoğlu, çocukların psikolojisinin yalnızca okul içerisinde şekillenmediğine dikkat çekti.
Ekonomik sıkıntılar, aile içerisinde yaşanan sorunlar, toplumsal gerilim, sosyal medya ve dijital içeriklerin çocuklar üzerinde ciddi etkiler oluşturduğunu savunan Mısırlıoğlu, çocukların evde yaşadığı psikolojik problemlerin okullara, sokaklara, alışveriş merkezlerine ve sosyal hayata yansıyabildiğini söyledi.
MANİSA’DAKİ SALDIRIYI GÜNDEME GETİRDİ
Mısırlıoğlu, Manisa’da meydana gelen okul saldırısına da değindi. İYİ Parti Grup Başkanvekili ve Balıkesir Milletvekili Turan Çömez ile görüştüğünü belirten Mısırlıoğlu, Çömez’in hastanede yaralı öğrencileri ziyaret ettiğini söyledi.
Mısırlıoğlu’nun aktardığı bilgilere göre olayda 11 öğrenci yaralandı; bir öğrenci ayakta tedavi edilirken üç öğrencinin ameliyat ve yoğun bakım süreci, diğer öğrencilerin ise servis tedavileri devam etti.
Can kaybı yaşanmamasının sevindirici olduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, asıl sorunun benzer saldırıların önceden öngörülerek gerekli tedbirlerin alınamaması olduğunu savundu.
“Bugün Manisa’da oldu. Allah korusun yarın Afyonkarahisar’da olmayacağının garantisi var mı?” diye soran Mısırlıoğlu, okul güvenliği konusunda ülke çapında kalıcı önlemler alınmasını istedi.
YAPAY ZEKÂ, SOSYAL MEDYA VE ŞİDDET İÇERİKLERİNE DİKKAT ÇEKTİ
Çocukların dijital dünyayla ilişkisinin de yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyleyen Mısırlıoğlu, yapay zekâ uygulamaları, sosyal medya, internet üzerinden izlenen filmler ve şiddet içeren oyunların denetimsiz kullanımının çocuklar üzerindeki etkilerinin araştırılması gerektiğini belirtti.
Çocukların bazı dijital içeriklerde gördüklerini gerçek hayatta taklit edebildiğini savunan Mısırlıoğlu, ailelerin yanı sıra devlet kurumlarına da sorumluluk düştüğünü ifade etti.
“ÖNCE YAĞMUR YAĞIYOR, MİLLET ISLANIYOR; SONRA ŞEMSİYE AÇILIYOR”
Başkan Mısırlıoğlu, hükümetin sorunlara yaklaşımını “yağmur yağdıktan sonra şemsiye açmak” benzetmesiyle eleştirdi. “25 yıldır önce yağmur yağıyor. Yağmur yağmadan önlemini almıyorlar. Millet ıslandıktan sonra üstümüze şemsiyeyi açıyorlar” diyen Mısırlıoğlu, okul güvenliği konusunda İçişleri Bakanlığı ile Milli Eğitim Bakanlığı arasında yapılan çalışmanın okullar açılmadan önce tamamlanması gerektiğini söyledi.
Mısırlıoğlu, “Yaz tatilinde ne yaptınız? Karıncalar gibi çalışmak varken ağustos böceği gibi çalıp oynadınız mı?” sözleriyle iktidara yüklendi.
İÇİŞLERİ VE MİLLİ EĞİTİM BAKANLARINA İSTİFA ÇAĞRISI
Mısırlıoğlu, okul saldırılarının ardından siyasi sorumluluk alınmadığını savunarak İçişleri ve Milli Eğitim bakanlarını istifaya çağırdı. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde bir gemi olayı sonrasında ilgili bakanın görevinden ayrılmasını örnek gösteren Mısırlıoğlu, Türkiye’de de yöneticilerin gerektiğinde “Başaramadım” diyebilmesi gerektiğini söyledi.
“Bir sorumluluğu üstünüze alın. ‘Benim sorumluluğumda oldu, başaramadım. Başka bir arkadaşımız gelsin, daha iyi yönetsin’ deme erdemliliğini gösterin” ifadelerini kullandı.
KABİNEYE ÇOK SERT SÖZLER: “BAKAN DEĞİL, ÖZEL KALEM MÜDÜRÜ GİBİLER”
Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni de hedef alan Mısırlıoğlu, mevcut sistemde bakanların bağımsız siyasi sorumluluk üstlenemediğini ileri sürdü.
Bakanları Cumhurbaşkanı’nın “özel kalem müdürleri gibi hareket etmekle” suçlayan Mısırlıoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a da kabinede değişiklik yapması çağrısında bulundu.
Başkan Mısırlıoğlu, “Sayın Cumhurbaşkanım, bir an evvel bu sırtındaki kambur olan kabineyi at. Türkiye’nin her yerinde yönetimsizlik hâkim” dedi.
“TÜRKİYE YÖNETİLEMİYOR”
Başkan Mısırlıoğlu, yaşanan sorunların yalnızca İçişleri veya Milli Eğitim bakanlıklarıyla sınırlı olmadığını ileri sürerek hükümetin genel yönetim anlayışını eleştirdi.
Siyasi sorumluluk kültürünün yeniden oluşturulması gerektiğini savunan Mısırlıoğlu, “Biz olsaydık gereğini yapar, istifa ederdik. Türkiye gerçekten yönetilemiyor” ifadelerini kullandı.
UYUŞTURUCU ALARMI: “GENÇLİĞİMİZE SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ”
Mısırlıoğlu’nun dikkat çektiği bir başka başlık uyuşturucu ve madde bağımlılığı oldu. Uyuşturucu kullanım yaşının ilkokul çağlarına kadar indiğini öne süren Mısırlıoğlu, toplantıda “10 çocuktan birinin madde bağımlılığı riskiyle karşı karşıya olduğu” yönünde rakamlar paylaştı ve bunların resmi verilere dayandığını söyledi.
Mısırlıoğlu, “Gençliğini koruyamayan, geçmişine sahip çıkmayan bir toplum geleceğini de koruyamaz” diyerek uyuşturucuyla mücadelede acil eylem planı hazırlanmasını istedi.
Emekliler, yaşlılar ve gençlerin sosyal politikalarla korunması gerektiğini söyleyen Mısırlıoğlu, “Geleceğimizin teminatı dediğimiz gençliğimizi ‘saldım çayıra, Mevlam kayıra’ anlayışıyla bırakamayız” dedi.
GÜNDEMİN YENİ BAŞLIĞI: “20 MİLYAR DOLARLIK FON” İDDİASI
Ekonomi başlığına geçen Mısırlıoğlu, kamuoyunda tartışılan fon ve borsa işlemleriyle ilgili ağır iddiaları gündeme taşıdı. Geçmişte yaşanan kripto para mağduriyetlerini hatırlatan Mısırlıoğlu, bugün ise çok daha büyük bir fon tartışmasıyla karşı karşıya olunduğunu savundu.
Mısırlıoğlu, “Bilinen kısmıyla 20 milyar dolardan söz ediliyor. Peki bilinmeyen kısmı ne kadar?” diye sordu. Fon sistemi içerisinde siyaset, bürokrasi, akademi ve iş dünyasından bazı isimlerin adlarının geçtiğini ileri süren Mısırlıoğlu, iddiaların bağımsız biçimde araştırılmasını istedi.
“HARUN GİBİ GELDİLER, KARUN OLDULAR”
Mısırlıoğlu, konuşmasında daha önce siyasi tartışmalarda kullanılan “Harun gibi geldiler, Karun oldular” sözünü hatırlatarak iktidar çevresinde zenginleşme iddialarının araştırılması gerektiğini söyledi. Asıl mağduriyetin ise birikimlerini yüksek kazanç beklentisiyle bu sistemlere yatıran vatandaşlar tarafından yaşandığını savundu.
Özellikle faiz hassasiyeti bulunan milliyetçi ve muhafazakâr vatandaşların bir bölümünün evini, arsasını veya başka varlıklarını satarak yatırım yaptığını ve büyük kayıplarla karşı karşıya kaldığını ileri sürdü.
TURAN ÇÖMEZ’İN HESABINI AÇIKLADI: “181 TIR DOLUSU 200 TL”
İYİ Parti Grup Başkanvekili Turan Çömez’in konuyla ilgili yaptığı hesaplamayı da paylaşan Mısırlıoğlu, 456 bin kişi ve 825 milyar TL’lik bir büyüklükten söz edildiğini belirtti.
Mısırlıoğlu’nun aktardığı hesaplamaya göre söz konusu para 200 TL’lik banknotlar halinde taşınsaydı yaklaşık 4 bin 590 ton ağırlığa ve 181 TIR’lık hacme ulaşacaktı.
“181 TIR dolusu paradan söz ediyoruz. Bu kadar büyük para hareketi yaşanırken denetleyici kurumlar neredeydi?” diye soran Mısırlıoğlu, SPK, MASAK ve ekonomi yönetiminin sorumluluğunun araştırılmasını istedi.
200 TL’Yİ MASAYA KOYDU: “17 YILDA NEREDEN NEREYE?”
Mısırlıoğlu ardından 200 TL’lik banknot üzerinden Türkiye ekonomisinin 2009-2026 dönemindeki değişimini anlattı.
200 TL’nin 2009 yılında tedavüle girdiğini hatırlatan Mısırlıoğlu, benzin, motorin, ekmek, altın ve dolar üzerinden satın alma gücü karşılaştırmaları yaptı. Mısırlıoğlu’nun toplantıda paylaştığı hesaplamalara göre 2009 yılında 200 TL ile yaklaşık 59 litre benzin alınabilirken bugün yaklaşık 2,4 litre benzin alınabiliyor.“56,5 litre benzin buhar olmuş” diyen Mısırlıoğlu, motorin üzerinden de çiftçinin yaşadığı kaybı anlattı.
“81 LİTRE MAZOTTAN 2 LİTREYE”
Mısırlıoğlu, 2009 yılında 200 TL ile yaklaşık 81 litre motorin alınabildiğini, bugün ise aynı paranın yaklaşık 2 litre motorine karşılık geldiğini söyledi.
“79 litre mazotumuz 17 yılda buhar olmuş” diyen Mısırlıoğlu, bu tabloyu çiftçi, nakliyeci ve servis işletmecilerinin yaşadığı ekonomik sıkıntılarla ilişkilendirdi.
“Bizim traktörümüzün, biçerdöverimizin, kamyonumuzun, çocuklarımızı taşıyan servis minibüsünün deposundan 79 litre mazot eksilmiş. Bunun hesabını kim verecek?” diye sordu.
“500 EKMEKTEN 10 EKMEĞE, 133 DOLARDAN 4 DOLARA”
Mısırlıoğlu’nun toplantıda açıkladığı bir başka karşılaştırma ise ekmek, altın ve dolar üzerinden oldu.
2009’da 200 TL ile 500 ekmek alınabildiğini, bugün ise aynı parayla yaklaşık 10 ekmek alınabildiğini söyleyen Mısırlıoğlu; aynı banknotun 2009’da yaklaşık 133 dolara karşılık geldiğini, bugün ise yaklaşık 4 dolar alabildiğini ifade etti.
Altın üzerinden de satın alma gücü karşılaştırması yapan Mısırlıoğlu, “Banknot aynı, üzerinde yine 200 TL yazıyor ama satın aldığı mal ortada” dedi.
Mısırlıoğlu bu tabloyu, “Milletin satın alma gücü eritildi” sözleriyle değerlendirdi.
AFYONKARAHİSAR İÇİN DİKKAT ÇEKEN TABLO
Konuşmasını Afyonkarahisar ekonomisine getiren Mısırlıoğlu, sosyoekonomik göstergeler üzerinden kentin durumunu eleştirdi.
Afyonkarahisar’ın Ege Bölgesi içerisinde son sırada, Türkiye genelinde ise 42’nci sırada bulunduğunu söyleyen Mısırlıoğlu, bu tablonun iktidar temsilcileri tarafından ciddi biçimde değerlendirilmesi gerektiğini savundu.
BAKANLIK ZİYARETLERİNDE “MUHALEFET NEREDE?” TEPKİSİ
Mısırlıoğlu, Afyonkarahisar’dan Ankara’ya gerçekleştirilen bakanlık ziyaretlerini de gündeme taşıdı. AK Parti ve MHP milletvekilleri, belediye yönetimi ve diğer yetkililerin bazı ziyaretlerde birlikte görüntü verdiğini belirten Mısırlıoğlu, muhalefet milletvekillerinin neden bu heyetlerde yer almadığını sordu.
“Afyonkarahisar’ın milletvekilleri arasında neden ayrım yapıyorsunuz?” diyen Mısırlıoğlu, kente yapılacak yatırımların herhangi bir siyasi partinin kendi kaynağıyla yapılmadığını, kamu kaynaklarının tüm vatandaşlara ait olduğunu vurguladı.
RESMİ PROGRAMLAR İÇİN DE AYNI ELEŞTİRİ
Üniversitelerde, kamu kurumlarında, temel atma ve açılış törenlerinde muhalefetin dışlandığını öne süren Mısırlıoğlu, kamu kurumlarının herhangi bir siyasi partinin kurumu olmadığını söyledi.
“Bu devlet Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Burası da Afyonkarahisar; Büyük Taarruz’un başladığı, Cumhuriyet’in temellerinin atıldığı topraklar” ifadelerini kullanan Mısırlıoğlu, Meclis’te grubu bulunan siyasi partilerin temsilcilerinin yok sayılmasına tepki gösterdi.
Müftülük ve üniversite programlarını örnek veren Mısırlıoğlu, kamu yatırımlarında siyasi ayrım yapılmaması gerektiğini belirtti.
TERÖRLE MÜZAKERE TARTIŞMALARI ÜZERİNDEN SERT ELEŞTİRİ
Mısırlıoğlu, iktidar ve MHP temsilcilerine yönelik eleştirisini terör örgütü PKK ve İmralı merkezli siyasi tartışmalara da taşıdı.
Afyonkarahisar’da muhalefetle ortak hareket edilmediğini savunan Mısırlıoğlu, buna karşın terörle bağlantılı aktörler üzerinden yürütülen siyasi süreçlere destek verilmesini eleştirdi.
Mısırlıoğlu bu bölümde iktidar milletvekillerine yönelik oldukça sert ifadeler kullanırken, Afyonkarahisar’ın çıkarları söz konusu olduğunda tüm siyasi temsilcilerin birlikte hareket etmesi gerektiğini söyledi.
FON İDDİALARINI “MAYMUN HİKÂYESİYLE” ANLATTI
Mısırlıoğlu, kamuoyunda tartışılan fon sisteminin çalışma biçimine ilişkin eleştirisini bir fıkra üzerinden anlattı.
Bir köye gelen tüccarın maymunları önce düşük fiyattan satın aldığını, ardından fiyatı sürekli yükselterek köylüleri daha fazla maymun toplamaya teşvik ettiğini anlatan Mısırlıoğlu, tüccarın yardımcısının daha sonra eldeki maymunları köylülere yüksek fiyattan geri sattığı hikâyeyi aktardı.
Köylülerin tüccarın daha yüksek fiyattan geri döneceği beklentisiyle evini, arsasını ve traktörünü satarak yatırım yaptığını ancak tüccarın bir daha dönmediğini anlatan Mısırlıoğlu, fon tartışmasında da benzer bir sistem kurulduğunu iddia etti.
“Vatandaş kâr edeceğim derken elindeki malı mülkü kaybediyor, sonunda ortada kalıyor” dedi.
MALİYE’YE “DENETİM” ELEŞTİRİSİ
Mısırlıoğlu, Hazine ve Maliye Bakanlığı’nın büyük mali hareketleri önlemek yerine olay gerçekleştikten sonra uyarıda bulunduğunu savundu.
Bir bakanın görevinin “dikkat çekmek” değil, gerektiğinde müdahale etmek olduğunu söyleyen Mısırlıoğlu, “Sorunu 10 ay önce gördüysen müdahale edeceksin” dedi.
AFYON ESNAFININ KDV SORUNUNU ANLATTI
Mısırlıoğlu ardından Afyonkarahisar çevre yolundaki lokum, kaymak, sucuk ve yiyecek satışı yapan işletmelerin yaşadığı KDV sorununa değindi.
Bir ürünün paket olarak satılması ile işletmede tüketilmesi arasında farklı KDV oranlarının uygulanmasının esnafı zor durumda bıraktığını söyleyen Mısırlıoğlu, denetimler sırasında işletmelere ceza kesildiğini ifade etti.
Konuyla ilgili Defterdarlıkla da görüştüğünü belirten Mısırlıoğlu, kendisine uygulamanın mevzuat ve talimat gereği yapıldığının söylendiğini aktardı.
Marketlerde yüzlerce farklı ürün bulunduğuna dikkat çeken Mısırlıoğlu, işletmelerin farklı KDV oranlarını takip etmek için adeta “evrak memuruna” dönüştürüldüğünü savundu.
“Bir tarafta küçük esnafın kasasını kuruş kuruş denetliyorsunuz; diğer tarafta milyarlarca dolarlık fon iddiaları konuşuluyor” diyerek ekonomi yönetimine tepki gösterdi.
EMEKLİ, ASGARİ ÜCRETLİ VE DAR GELİRLİ VURGUSU
Mısırlıoğlu, ekonomik krizin en ağır yükünün emekli, asgari ücretli ve dar gelirli vatandaşların üzerinde olduğunu söyledi.
Açlık sınırı ile ücretler arasındaki farkı gündeme taşıyan Mısırlıoğlu, vatandaşın temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını savundu.
“Ben AK Parti’ye oy veren vatandaşın da hakkını savunuyorum” diyen Mısırlıoğlu, siyasi tercihi ne olursa olsun Afyonkarahisar’da yaşayan herkesin ekonomik sorunlarını dile getirmenin görevleri olduğunu belirtti.
“DEVLET BİR PARTİNİN DEĞİL, TÜRK MİLLETİNİNDİR”
Mısırlıoğlu, devlet ile hükümet arasında ayrım yapılması gerektiğini belirterek şu mesajı verdi:
“Ülke herhangi bir siyasi partinin devleti değildir. Devlet Türk milletinin devletidir ve adı Türkiye Cumhuriyeti Devleti’dir. Bugün hükümette bir parti vardır, yarın başka bir parti gelir.”
AK PARTİ İL BAŞKANI ALTINKAYA’YA “ÇAYCI HÜSEYİN” GÖNDERMESİ
Basın toplantısının Afyonkarahisar siyasetinde en çok tartışılabilecek bölümlerinden biri AK Parti İl Başkanı Dr. Özgür Kavak’a yönelik sözler oldu.
AK Parti İl Başkanlığı koltuğunun yaklaşık iki ay boş kaldığını hatırlatan Mısırlıoğlu, Kavak’ın göreve geldikten sonra sabah erken saatlerde parti binasını açarak çay ikram etmesi üzerinden “Çocuklar Duymasın” dizisinin “Çaycı Hüseyin” karakterine gönderme yaptı.
Mısırlıoğlu, “Ben Cumhurbaşkanı AK Parti’ye il başkanı atadı zannettim. Meğer il başkanı değil, çaycı arıyorlarmış” ifadelerini kullandı.
“SAYIN ÖZGÜR BEY, ÇAYI ÇAYCI DAĞITSIN; SİZ AFYON’A HİZMET GETİRİN”
Kavak’a doğrudan seslenen Mısırlıoğlu, iktidar partisinin il başkanının görevinin sabah erkenden parti binasını açmak değil, kentin sorunlarının çözümü için Ankara nezdinde girişimde bulunmak olduğunu söyledi.
“750 bin Afyonkarahisarlının derdine derman olun. Çayı maaşlı çalışan dağıtsın; siz Afyonkarahisar’a yatırım, istihdam ve hizmet getirin” dedi.
Mısırlıoğlu, Kavak’ın vatandaş ziyaretlerini sosyal medyada paylaşmasının tek başına yeterli olmadığını savunarak “Partiye gelen kaç vatandaşın sorununu çözdünüz? Kaç kişinin uğradığı haksızlığı giderdiniz? Bunları açıklayın” çağrısında bulundu.
“AFYON’UN HOBİCİLİK YAPACAK İL BAŞKANLARINA VAKTİ YOK”
Afyonkarahisar’ın ekonomik sorunlarının ciddi boyuta ulaştığını savunan Mısırlıoğlu, siyasi görevlerin “hobi” gibi yürütülemeyeceğini söyledi.
Kamu kurumlarındaki sorunlardan ekonomik sıkıntılara kadar çok sayıda başlık bulunduğunu belirten Mısırlıoğlu, AK Parti İl Başkanlığı’nın bu meselelerle ilgilenmesini istedi.
93 KONKORDATO DOSYASI: “BİR FİRMANIN BATIŞI ONLARCA FİRMAYI ETKİLİYOR”
Afyonkarahisar’daki konkordato dosyalarını yeniden gündeme taşıyan Mısırlıoğlu, kentte 93 firmanın konkordato sürecine girdiğini söyledi.
Bir firmanın ekonomik sıkıntıya girmesinin yalnızca o işletmeyi değil, tedarikçilerini, çalışanlarını ve kent ekonomisini etkilediğine dikkat çeken Mısırlıoğlu, “93 firmanın yanında yüzlerce işletme daha etkilenir” dedi.
Bankaların Afyonkarahisar esnafına kredi vermekte isteksiz olduğunu, faizlerin yüksek seviyede bulunduğunu ve birçok esnafın sicil problemi yaşadığını savundu.
13. YARGI PAKETİNE “SİCİL AFFI” ÇAĞRISI
Mısırlıoğlu, ekonomik sıkıntı yaşayan vatandaş ve esnaf için “sicil affı” çağrısında bulundu.
Yargı Paketi içerisine sicil affı düzenlemesi konulmasını isteyen Mısırlıoğlu, SGK, vergi, kredi kartı, çek ve senet borçları nedeniyle işletmelerin finansmana ulaşamadığını belirtti.
Esnaf Kefalet Kooperatiflerine ayrılan kaynakların artırılmasının tek başına yeterli olmadığını söyleyen Mısırlıoğlu, sicil sorunu nedeniyle bu kredilerden yararlanamayan esnaf bulunduğunu savundu.
KEMERKAYA’NIN STATÜ KAYBINI GÜNDEME GETİRDİ
Mısırlıoğlu daha sonra Bolvadin ilçesine bağlı Kemerkaya’nın yaşadığı sorunlara geçti.
Kemerkaya’nın geçmişte planlı yolları, altyapısı ve belediye hizmetleriyle önemli bir belde olduğunu anlatan Mısırlıoğlu, 2014 yerel seçimleri öncesinde nüfus kriteri nedeniyle belediye statüsünü kaybettiğini hatırlattı.
Belde statüsünün sona ermesinin ardından temizlik, su, kanalizasyon, imar ve diğer belediye hizmetlerinde ciddi problemler yaşandığını savundu.
Kemerkaya dışında yaşayan ancak köyle güçlü bağlarını sürdüren çok sayıda kişinin bulunduğunu belirten Mısırlıoğlu, yerleşimin nüfus kriteri nedeniyle belediyelik hakkını kaybetmesinin olumsuz sonuçlarının bugün daha açık görüldüğünü söyledi.
LİSE KAPANDI, 71 ÖĞRENCİ SERVİS BEKLİYOR
Kemerkaya’daki lisenin kapatılmasının ardından öğrencilerin Bolvadin merkezindeki liselere gitmek zorunda kaldığını belirten Mısırlıoğlu, toplantı öncesinde aldığı bilgiye göre 71 öğrencinin servis problemi yaşadığını açıkladı.
Taşımalı eğitim ihalesine servis işletmecilerinin katılmadığını belirten Mısırlıoğlu, bunun temel nedeninin yüksek akaryakıt, sigorta, vergi, bakım ve işletme maliyetleri olduğunu söyledi.
Servis esnafının da ekonomik gerekçelerinde haklı olabileceğini ifade eden Mısırlıoğlu, bunun faturasının öğrencilere çıkarılamayacağını vurguladı.
“71 ÇOCUĞUN EĞİTİM HAKKI İHALEYE TAKILAMAZ”
Mısırlıoğlu, devletin okulunu kapattığı öğrencinin başka bir okula ulaşımını sağlamakla yükümlü olduğunu savundu.
İhale sisteminin gerekirse değiştirilmesi gerektiğini söyleyen Mısırlıoğlu, merkezde kârlı güzergâh alan servis işletmecilerine kırsal güzergâhların da şart koşulabileceğini veya maliyet artışlarına göre ek ödeme yapılabileceğini belirtti.
“Bir şekilde o çocukları okullarına kavuşturacaksınız” dedi.
KAYMAKAMLIK VE İLÇE MİLLİ EĞİTİM’E ÇOK SERT ÇIKIŞ:
“BOSTAN KORKULUĞU MUSUNUZ?”
Okulların açılmasının üzerinden yaklaşık iki hafta geçmesine rağmen problemin çözülememesine tepki gösteren Mısırlıoğlu, Bolvadin Kaymakamlığı ve eğitim yöneticilerine sert sözlerle seslendi.
“21. yüzyılda 71 öğrenciyi kapattığınız okuldan ilçedeki liseye taşıyamıyorsanız siz orada ne işe yarıyorsunuz? Bostan korkuluğu musunuz?” diyen Mısırlıoğlu, kamu yöneticilerinin yetkilerini kullanarak çözüm üretmesi gerektiğini söyledi.
Mısırlıoğlu, “Bu konu çözülünceye kadar peşini bırakmayacağım. O çocukların eğitim hakkını hiçbir güç engelleyemeyecek” ifadelerini kullandı.
TOPLANTININ FİNALİNDE ATATÜRK KLİBİ
Yoğun gündem değerlendirmesinin ardından basın toplantısına kısa bir ara verildi ve Gazi Mustafa Kemal Atatürk için hazırlanan özel klip izlendi.
Klibin ardından yeniden konuşan Mısırlıoğlu, “Ne mutlu Türküm diyene” sözleriyle Atatürk, Cumhuriyet ve milli birlik mesajları verdi.
“ATATÜRK’E VE CUMHURİYET DEĞERLERİNE BUGÜN DAHA FAZLA İHTİYACIMIZ VAR”
Türkiye’nin zor bir dönemden geçtiğini savunan Mısırlıoğlu, terörle mücadele ve anayasa tartışmaları üzerinden milli devlet yapısının korunması gerektiğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu değerleri, Türk bayrağı ve milli kimliğin korunmasının kendileri açısından temel mesele olduğunu ifade eden Mısırlıoğlu, ülkenin geleceğinin eğitimli, bilinçli ve liyakatli gençlerle güvence altına alınabileceğini belirtti.
“Bu topraklarda Türk devletinin ilelebet payidar olması için güçlü, eğitimli ve bilinçli bir gençliğe ihtiyacımız var” dedi.
“GENÇLERİMİZE SAHİP ÇIKMAK ZORUNDAYIZ”
Konuşmasının başında okul güvenliği ve uyuşturucu sorunuyla gündeme getirdiği gençlik konusuna finalde yeniden dönen Mısırlıoğlu, eğitim hakkından güvenliğe kadar çocukların devlet tarafından korunması gerektiğini söyledi.
“Bir tarafta eğitim hakkına ulaşmak için mücadele eden, diğer tarafta okulunda can güvenliği sorunu yaşayan bir gençlik var. Onlara daha güzel yarınları birlikte inşa etmek zorundayız” ifadelerini kullandı.
BAYRAK MİTİNGLERİNİ ANLATTI: “TARAFIMIZ TÜRK DEVLETİNDEN, TÜRK MİLLETİNDEN VE TÜRK BAYRAĞINDAN YANA”
Mısırlıoğlu, İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu öncülüğünde gerçekleştirilen Bayrak Mitinglerine de geniş yer ayırdı.
Bursa’dan başlayan sürecin Ankara Tandoğan, Balıkesir ve son olarak Aksaray’la devam ettiğini belirten Mısırlıoğlu, mitinglere yalnızca İYİ Parti seçmeninin değil farklı siyasi görüşlerden vatandaşların da katıldığını söyledi.
Mitinglerin Türk bayrağı, devletin bütünlüğü ve milli birlik temelinde gerçekleştirildiğini belirten Mısırlıoğlu, “Tarafımız Türk devletinden, Türk milletinden ve Türk bayrağından yana” dedi.
“AKSARAY’DA O GÖZLERDEKİ UMUDU GÖRDÜK”
Afyonkarahisar’dan Aksaray’daki Bayrak Mitingine yoğun katılım sağlandığını belirten Mısırlıoğlu, meydandaki atmosferin kendilerini etkilediğini söyledi.
“Oradaki heyecanı, coşkuyu ve insanların gözündeki umut ışığını gördüğünüz zaman daha dönüş yolunda vatandaşlar bir sonraki Bayrak Mitinginin nerede olacağını soruyor” ifadelerini kullandı.
YENİ ADRESİ AÇIKLADI: “7 KASIM’DA TRABZON’DA BAYRAKLARI AÇACAĞIZ”
Bayrak Mitingleri serisinin devam edeceğini açıklayan Mısırlıoğlu, bir sonraki buluşmanın adresini de duyurdu:
“Bir sonraki Bayrak Mitingimizi Allah izin verirse 7 Kasım’da Trabzon’da gerçekleştireceğiz. Orada da bayraklarımızı açacağız. Nasip olursa biz de orada olacağız.”
AFYONKARAHİSAR TEŞKİLATINA TEŞEKKÜR
Mısırlıoğlu konuşmasının sonunda Aksaray programına katılan Afyonkarahisarlılara teşekkür etti.
İl yönetimi, ilçe başkanlıkları, kadın ve gençlik teşkilatları ile partili-partisiz vatandaşlara ayrı ayrı teşekkür eden Mısırlıoğlu sözlerini şu ifadelerle tamamladı:
“Hep beraber katılım sağlayan, bizimle bu yolculuğa çıkan Afyonkarahisarlı hemşehrilerime teşekkür ediyorum. İl yöneticilerimize, ilçe başkanlarımıza, kadın kollarımıza, gençlik kollarımıza ve katılım sağlayan tüm partili-partisiz hemşehrilerimize yürekten teşekkür ediyorum. Allah birlik ve beraberliğimizi bozmasın. Bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.”
Mısırlıoğlu basın toplantısını, “Ne mutlu Türküm diyene, diyebilene” sözleriyle tamamladı.





