Afyonkarahisar

Ortadoğu Yeniden Çizilirken Türkiye Sınırlarının Hemen Ötesinde Bir Satranç Oynanıyor

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun,

Ortadoğu Yeniden Çizilirken Türkiye Sınırlarının Hemen Ötesinde Bir Satranç Oynanıyor

İYİ Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Afyonkarahisar Milletvekili Hakan Şeref Olgun, Ortadoğu’da giderek derinleşen savaş ortamı, Suriye’de ortaya çıkan yeni güç dengeleri ve Türkiye’deki sözde “Terörsüz Türkiye” sürecine ilişkin kapsamlı bir değerlendirmede bulundu.

Olgun, Ortadoğu’nun son yılların en kritik kırılma dönemlerinden birinden geçtiğini belirterek bölgede yaşanan gelişmelerin Türkiye açısından yalnızca sınır ötesinde yaşanan olaylar olarak görülemeyeceğini ifade etti.

Suriye’den Irak’a, Doğu Akdeniz’den Körfez’e kadar uzanan geniş bir coğrafyada devlet yapılarının yeniden şekillendirilmeye çalışıldığını, terör örgütlerinin ise küresel güçlerin sahadaki taşeronları hâline getirildiğini belirten Olgun, bu tablonun Türkiye Cumhuriyeti’nin güvenliğini doğrudan ilgilendiren stratejik bir süreç olduğunu vurguladı.

TERÖR ÖRGÜTÜNÜ DEVLET YAPISI İÇİNE SOKMA ÇABASI: YPG’Yİ MEŞRULAŞTIRMA OPERASYONU

Bu çerçevede özellikle Suriye’de ortaya çıkan yeni siyasi ve askeri yapılanmaların dikkatle takip edilmesi gerektiğini ifade eden Olgun, PKK’nın uzantısı olan YPG yapılanmasının bölgesel denklem içinde meşrulaştırılmaya çalışılmasının Türkiye açısından ciddi bir güvenlik riski oluşturduğunu belirtti.

“Bugün Suriye’de, düne kadar Türkiye’nin kırmızı bültenle aradığı isimlerin farklı statüler altında devlet mekanizmalarına dahil edilmeye çalışıldığını görüyoruz. PKK’nın uzantısı olan YPG yapılanmasının bazı kadrolarının yeni yönetim yapıları içinde yer aldığına dair gelişmeler son derece vahimdir. Türkiye’nin yıllardır mücadele ettiği bir terör yapısının farklı isimler ve unvanlar altında meşrulaştırılmasına göz yumulamaz.”

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE” SÖYLEMİ Mİ, YOKSA GERÇEĞİ GİZLEYEN BİR SİYASİ PERDE Mİ?

Olgun, Ortadoğu’da yaşanan bu gelişmelerin Türkiye’de yürütüldüğü ifade edilen “Terörsüz Türkiye” söylemiyle birlikte değerlendirildiğinde toplumda ciddi soru işaretleri doğurduğunu ifade etti.

Türkiye bu mücadelede on binlerce evladını şehit vermiştir. Böylesine ağır bedeller ödenmiş bir mesele, kapalı kapılar ardında yürütülen belirsiz süreçlerle değil, güçlü devlet iradesiyle yönetilmelidir. Ancak bugün gelinen noktada, içeride ihanet masalarına oturulan, PKK’nın uzantısı olan YPG yapılanmasının bölgesel denklemde meşrulaştırılmaya çalışıldığı bir ortamda milletimize sunulan ‘Terörsüz Türkiye’ söylemi toplum vicdanını ikna etmekten uzaktır.

DÜNE KADAR KIRMIZI BÜLTENLE ARANANLAR, BUGÜN MASA BAŞINDA MI?

Olgun, süreçte ortaya çıkan çelişkilere de dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:

Düne kadar kırmızı bültenle aradığınız kişilerle gün gelecek el mi sıkışacaksınız? Her an her masada karşımıza çıkan hain yapıyla, ekranlara yansıyan sözde haritalarla bölgede nasıl bir senaryonun kurgulandığını milletimiz açıkça görmektedir. Buna rağmen üzerinden bir buçuk yıldan fazla zaman geçmiş olmasına rağmen hâlâ toplumumuzu inandıramadığınız bir sürecin hangi amaca hizmet ettiği sorusu ortada durmaktadır.

ORTADOĞU PARÇALANIRKEN TÜRKİYE’NİN KURUCU FELSEFESİ NEDEN HÂLÂ HAYATİ?

Ortadoğu’da devletlerin etnik ve mezhepsel fay hatları üzerinden parçalandığını hatırlatan Olgun, bu gelişmelerin Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucu felsefesinin ne kadar hayati olduğunu bir kez daha ortaya koyduğunu söyledi.

Bugün Ortadoğu’ya baktığımızda devletlerin nasıl parçalandığını, toplumların kimlik ve mezhep çatışmaları üzerinden nasıl zayıflatıldığını açıkça görüyoruz. Türkiye Cumhuriyeti, Mustafa Kemal Atatürk ve dava arkadaşlarının ortaya koyduğu milli egemenlik, milli kimlik ve üniter devlet anlayışı üzerine kurulmuştur. Bu ilkeler yalnızca tarihî bir miras değil, aynı zamanda Türkiye’nin bugün ayakta kalmasının en güçlü teminatıdır.

HARİTALAR ÇİZİLİRKEN TÜRKİYE’NİN KIRMIZI ÇİZGİSİ: MİLLİ BİRLİK VE ÜNİTER DEVLET

Olgun açıklamasının sonunda Türkiye’nin karşı karşıya olduğu bölgesel gelişmelerin milli birlik ve güçlü devlet anlayışının önemini bir kez daha ortaya koyduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:

Ortadoğu’da haritaların yeniden çizilmeye çalışıldığı, devletlerin parçalandığı bir dönemde Türkiye’nin en büyük gücü milli birliktir. Kim hangi hesabın peşindeyse, kim bu kaotik ortamda hangi planın çanağına su taşıyorsa bilsin ki İYİ Parti buna asla müsaade etmeyecektir. Türk milletinin birliği, Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısı ve devletimizin bekası bizim kırmızı çizgimizdir.

İYİ Parti, Türkiye Cumhuriyeti’nin milli güvenliğini, üniter devlet yapısını ve kurucu değerlerini önceleyen politikaların kararlı savunucusu olmaya devam edecektir.