4 Mart Dünya Obezite Günü
Obezite, vücutta sağlığı bozacak ölçüde aşırı yağ birikimi olarak tanımlanan kronik bir hastalıktır. Beden Kütle İndeksi’nin (BKİ) 25’in üzerinde olması fazla kiloluluk, 30’un üzerinde olması ise obezite olarak sınıflandırılır. Bel çevresi ölçümü de önemli bir risk göstergesidir. Bel çevresinin kadınlarda 80 cm, erkeklerde 94 cm’den fazla olması riskli; kadınlarda 88 cm, erkeklerde 102 cm’den fazla olması ise obezite olarak değerlendirilmektedir.
Obezite başlı başına bir hastalık olmanın yanı sıra; hipertansiyon, tip 2 diyabet, kalp-damar hastalıkları, inme, bazı kanser türleri, kas-eklem ve solunum sistemi hastalıkları başta olmak üzere birçok kronik hastalığın gelişme riskini artırmaktadır.
Obezitenin temel nedeni; tüketilen enerji ile harcanan enerji arasındaki dengesizliktir. Yüksek kalorili, yağ ve şeker içeriği fazla besinlerin tüketiminin artması ve fiziksel aktivite düzeyinin azalması bu tabloyu ağırlaştırmaktadır.
Dünya Sağlık Örgütü verilerine göre 2022 yılında dünya genelinde erişkinlerin %43’ü fazla kilolu veya obeziteli, %16’sı ise obezitelidir. Dünya Obezite Federasyonu 2035 yılında dünya genelinde yaklaşık 1,9 milyar kişinin obezite ile yaşayacağını öngörmektedir. Çocukluk çağı obezitesindeki artış hızı ise daha da yüksektir ve bu durum gelecekteki toplum sağlığı açısından ciddi risk oluşturmaktadır.
Obezite ile mücadelede en etkili yaklaşım “önleme” çalışmalarına ağırlık verilmesidir. Sağlıklı beslenme alışkanlıklarının küçük yaşlardan itibaren kazandırılması, yeterli ve dengeli beslenme, tuz ve şeker tüketiminin sınırlandırılması, sebze-meyve tüketiminin artırılması ve düzenli fiziksel aktivite büyük önem taşımaktadır. Yetişkin bireylerde haftada en az 150–300 dakika orta şiddetli fiziksel aktivite, çocuk ve ergenlerde ise günde en az 60 dakika fiziksel aktivite önerilmektedir.
Dünya Obezite Günü 2026 yılı teması, Dünya Obezite Federasyonu tarafından “Obeziteye Karşı Harekete Geçmek İçin 8 Milyar Neden” olarak belirlenmiştir. Bu tema, obezitenin yalnızca bireysel tercihlerle açıklanamayacağını; çevresel, sosyal ve sistemsel boyutları olan küresel bir halk sağlığı sorunu olduğunu vurgulamaktadır.
Obeziteli bireyin diyetisyen tarafından değerlendirilip bireyin yaşına, cinsiyetine, fiziksel aktivite düzeyine, fizyolojik durumuna ve beslenme alışkanlıklarına uygun, yeterli ve dengeli beslenmesini sağlayacak bir beslenme planı yapılması, diyet tedavisini oluşturmaktadır. Diyet tedavisi, artmış fiziksel aktivite ve davranış terapisi ise “ağırlık kaybı” tedavisinin üç temel bileşenidir.
İlaç tedavisi ve cerrahi tedavi; diyet tedavisi ve davranış değişiklikleri ile istenilen düzeyde başarı sağlanamaması durumunda ve kişinin mevcut diğer hastalıkları ile bu hastalıkların kontrol altında olma durumlarına göre gündeme alınabilir; mutlaka uzman hekim kontrolünde planlanmalıdır.
Obeziteli bireylerde kilo verme başarısının artırılması, hızlı ve hatalı kilo verme yöntemlerinden uzak durulması için birden çok sağlık profesyonelinin ortak yaklaşımı önemlidir. Obezite tedavisinin başarılı bir şekilde yürütülmesi için; “sağlıklı beslenme, egzersiz ve davranış değişikliği”ni içeren üçlü tedavi programının; hekim, diyetisyen, fizyoterapist, psikolog ve psikiyatrist gibi meslek gruplarından oluşan bir ekip tarafından uygulanması gerekir.
Tüm vatandaşlarımız beslenme ile ilgili konularda doğru bilgi edinmek ve gerek olması halinde bireysel beslenme planı/diyet tedavisi almak için Sağlıklı Hayat Merkezi, Toplum Sağlığı Merkezi ve İlçe Sağlık Müdürlüklerinde, diyetisyenlerce ücretsiz olarak sunulan obezite ve beslenme danışmanlığı hizmetinden yararlanabilir. Sağlıklı Hayat Merkezlerinde beslenme danışmanlığının yanı sıra fizyoterapistlerce fiziksel aktivite danışmanlığı ve psikologlarca psikolojik danışmanlık hizmetleri de ücretsiz olarak sunulmaktadır.
Verdiğimiz önerileri dikkate alarak sağlıklı bir hayat sürmeniz dileğiyle, her türlü danışma, destek için öncelikle aile hekiminize ve sağlıklı hayat merkezlerimize bekliyoruz.




