ADD’den Afyon'a Değer Katanlara Ödül

Atatürkçü Düşünce Derneği Afyon Şubesi, kültür, sanat, eğitim ve tarih alanlarında Afyon'a hizmet edenlere ödüllerini takdim etti. Törende 10 kişiye ödül verildi.

Atatürkçü Düşünce Derneği Afyon Şubesi tarafından düzenlenen ödül töreninde, kültür, sanat, eğitim ve tarih alanlarında Afyon'a hizmet eden kişiler ödüllendirildi.

"Katılım Muhteşemdi"

Törende konuşan ADD Şube Başkanı Veli Cengiz şunları söyledi: "Sizin de gördüğünüz gibi katılım muhteşemdi. Bu salon çok şeyler görmüştür ama bu kadar yoğun bir katılımı görmedi. Biz daha önce de yaptık. Biz bundan bir buçuk ay önce falan bu programı yapmaya karar verdik. Afyon'daki sivil toplum kuruluşlarından, üniversitelerden, Afyon'a değer katan, değer yükselten kişilerin yaptıkları işleri ve onlar hakkında bilgi topladık."

Cengiz, "Çok değerli ve saygın bir jüri heyeti oluşturduk, altı kişilik. Onlar da üniversitemizin ve Afyon'un en saygın insanları. Biz onlara o bilgileri verdik, hiç karışmadık. Onlar toplandılar kendi aralarında, nerede toplandıklarını bile bilmiyorum. Bize bu isimleri bildirdiler. Burada gördüğünüz gibi toplumun her kesiminden insan var" dedi.

AFSÜ Kozmetoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Halkımızın Hizmetinde
AFSÜ Kozmetoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi Halkımızın Hizmetinde
İçeriği Görüntüle

"Birlik ve Beraberlik İçerisinde"

Cengiz, konuşmasını şöyle sürdürdü: "Öyle ayırmadan, ayrışmadan, birlik ve beraberlik içerisinde bizim valimizin söylediği gibi bir arada tutan, değerlerimize sahip çıkan, onları unutulmaması için, hep kalıcı olması için çaba sarf eden insanları bir araya getirdi bizim jürimiz. Gördüğünüz gibi de çok muhteşem bir toplantı oldu. Ben her Afyonlu'ya teşekkür ediyorum."

"Bu Salon Tarihi Bir Mekan"

Cengiz, törene ev sahipliği yapan salon hakkında da bilgi vererek, "Bu salon Nezahat Bayram, Ülkü Beşkül, Necla Erol bunlar üç kız kardeş Afyonlu. Bu salonda eğitim alıyorlar ve bu salondaki eğitimi veren de Abdullah Uluçelik. Cami hocası, o da müzisyen. Afyon'un ortasındadır, kalesini yazan, okuyan bir sanatçı" dedi.

Törende ödül alan isimler şöyle: Hakan Yılmaz, Hasan Özpınar, Yakup Çetinkaya, Ali Akçeken, Abdullah Taş, Ülkü Küçükkurt, Ali Hüsrevoğlu, Hüsnü Serteser, İsmail Özdilek ve merhum Şehabettin Yiğitbaşı adına Kübra Güran Yiğitbaşı.

Törende konuşan Vali Kübra Güran Yiğitbaşı, kayınpederi merhum Şehabettin Yiğitbaşı hakkında bir konuşma yaparak kayınpederini tanıdığı günleri anlattı.

"Kayınpederim Birleştirici Bir İnsandı"

Yiğitbaşı, konuşmasında şunları söyledi: "Gerçekten dışarıdan çok sert görünen görseli var. Ben yeni evlendim biraz çekiniyordum kendisinden. Tabii ben de o zamanlar gençtim. Bir yandan böyle hocalık vasfı var. Bir yandan işte kurucu rektör. İnsan biraz çekiniyor. Ama sohbet ettiğinizde o kadar mütevazı o kadar böyle tam bir hikaye anlatıcısı. Yani eskiden yaşadığı şeyleri öyle detaylı anlatıyor, tatlı tatlı hikaye ediyor. Fransa'daki doktora yaptığı günleri buradaki işte kurucu rektörlükteki yaşadığı zorlukları, ilçelere meslek yüksek okulu açması, o dönemlerde vatandaşın ona verdiği olumlu tepkiler ve birlikte iş yaptıkları ortak çalıştıkları arkadaşlarıyla olan o özgürlük çalışmaları gerçekten biz dinlemeyi çok severdik."

"Doktora Tezimde Çok Katkıları Oldu"

Vali Yiğitbaşı, kayınpederinin kendi doktora sürecindeki katkılarını da anlattı: "Her konuda kendisinden çok şey öğrendik. Benim doktora tezimde özellikle çok katkıları oldu. Ben iki çocuk annesiyken işte bize de gittiklerinde İstanbul'da sürekli böyle masada bilgisayar durur. Ben yazar çizerdim. Onları da ağırladığımız zaman. Ama bir türlü bitmiyor. Eşim de bana tez dediğin tez olur hemen bitir artık derdi.

"Birleştirici Özelliği Vardı"

Yiğitbaşı, konuşmasını şöyle tamamladı: "Gerçekten çok şey öğrendik, vatandaşın çok sevdiği ve kimseyi ayırt etmeden herkese birleştirici, bütünleştirici bir karakteri vardı. Onun için farklı farklı kesimlerden çok seveni vardır. Aslında ben Veli Hoca'yı da az önce şöyle düşündüğüm zaman kendisiyle ilgili çok beğeniyorum. Çünkü birleştirici özelliği toplumu bir arada tutan o gibi ve o muhabbeti bir araya gelmeyi sağlayan güzel bir enerjisi ve sinerjisi var. O anlamda gerçekten hem kayınpederim gibi insanlara hem sizlere çok ihtiyaç var."

Burhan Selim Yiğitbaşı'ndan Anılar

Vali Kübra Güran Yiğitbaşı'nın eşi Burhan Selim Yiğitbaşı da babası hakkında konuştu. Yiğitbaşı, babasının Fransa'daki doktora sürecini anlattı: "Fransa'da doktora öğrencisi olarak gittiğinde o dönemlerin Türkiye'si, aileler ekonomik sıkıntılı olduğu için o doktorayı vermek durumundaydı. Çok çalışıyordu ve doktora hocası Fransız onu gizlice incelermiş meğerse çok çalıştığına da şahit olduğu için tam doktora sınavında kendisi doktorayı sunacakken içinin de dolu olduğunu biliyor hocası. Bu doktorayı ben sunacağım demiş. Yani kendi doktorasının savunmasını hocası yapmış."

"Rektörlük Binası Bizim İçin Çok Önemli"

Burhan Selim Yiğitbaşı, törene ev sahipliği yapan binanın babası için özel bir anlam taşıdığını belirterek, "Burası ilk rektörlük binasıdır. Babamın yukarıdaki odasını ben hatırlarım. İlk rektör olduğu zaman bu aşağısı gözümün önünden gitmez. Personelin de ilk burası rektörlük binası iken şu anını anlatıyorum. Babam gençliğinden bir hastalık geçirdiği için sürekli şapka takardı. Hatta bir kasketi vardır. Onunla özdeşleşmişti. Personel anlatıyor kasketli biri geldi dedi binaya yaklaştı dedi. Ben yeni rektörünüzüm dedi. İnanamamıştım dedi. Yani bu bina bizim için çok anlamlı" dedi.