Kamu Yönetimi Uzmanı ve Kamu Muhasebe Yetkilisi Süleyman Güneş
Belediye Şirketlerinde Yeni Dönem Yetki, Sorumluluk, Denetim ve Kamu Yararı.
Kamu Yönetimi Uzmanı ve Kamu Muhasebe Yetkilisi Süleyman Güneş yeni bir yazı kaleme aldı. Güneş kaleme aldığı yazısında, Belediye Şirketlerinde Yeni Dönem Yetki, Sorumluluk, Denetim ve Kamu Yararı konulu yazısında önemli bir konuyu aktardı.
Güneş’in yazısına şöyle devam etti. Belediye Şirketlerinde Yeni Dönem,
Süleyman Güneş’in ilgili yazısı: Yerel yönetimler, anayasal tanımı gereği, vatandaşın günlük hayatına, ikamet ettiği çevreye ve mahalli müşterek ihtiyaçlarına en doğrudan dokunan, devlet teşkilatlanmasının en dinamik ve tabana yayılmış kamu kurumu niteliğindedir.
Kamu yönetiminde Yeni Kamu Yönetimi yaklaşımı olarak adlandırılan, kamusal hizmetlerin sunumunda özel sektörün esneklik, hız, etkinlik, verimlilik ve basiretli yönetim anlayışının gelişmesine zemin hazırlamıştır. Türkiye yerel yönetim sisteminde de bu idari dönüşümün en belirgin yansıması, belediye şirketleri (yerel iktisadi teşebbüsler) olmuştur.
Belediyelerin şirket kurulmasına ilişkin temel düzenleme 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70’inci maddesi ile düzenlenmiştir. Ayrıca Büyükşehir belediyeleri açısından ise 5216 sayılı Büyükşehir Belediyesi Kanunu’nun 26’ncı maddesi özel düzenlemeler içermektedir. Söz konusu Kanunların atıfta bulunduğu temel Kanunlar 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanunun 26.maddesinde şirket kurulması ile ilgili ayrıntılı hükümler yer almaktadır
Belediyelerde Şirketleşme Anlayışı ve Yeni Hukuki Çerçeve; Yerel yönetimler, vatandaşın hayatına en yakın kamu kurumlarıdır.
Belediyeler; ulaşım, altyapı, çevre, temizlik, sosyal hizmetler, kültür ve ekonomik faaliyetler gibi birçok alanda önemli görevler üstlenmektedir.
Temel Kuruluş Amaçları:
• Esneklik ve Hız: Bürokratik engelleri aşarak özel sektör hızıyla hizmet üretmek.
• Maliyet Yönetimi: Hizmetleri daha düşük maliyetle ve verimli bir şekilde vatandaşa sunmak.
• İstihdam: Kentteki iş gücüne istihdam olanakları yaratmak.
• Gelir Getirici Faaliyetler: Belediyeye sadece vergi ve iller bankası payı dışında, ticari faaliyetlerden de kaynak sağlamak.
En Yaygın Faaliyet Alanları: Belediye şirketleri hayatımızın neredeyse her alanında karşımıza çıkar. Büyükşehirlerde metro ve otobüs işletmesinden, her gün ekmek aldığımız büfelere kadar bu şirketlerin imzası vardır.
• Ulaşım ve Altyapı: Metro, metrobüs, otobüs işletmeleri ve otopark yönetimi
• (Örnek: İSPARK, ULAŞIM A.Ş.).
• Gıda ve Sosyal Tesisler: Halk ekmek fabrikaları, belediye restoranları ve sosyal tesisler.
• Çevre ve Enerji: Çöp toplama, atık yönetimi, geri dönüşüm ve yenilenebilir enerji yatırımları.
• Kentsel Dönüşüm ve İnşaat: Sosyal konut projeleri, yol yapımı ve asfalt üretimi
• (Örnek: KİPTAŞ).
• Kültür ve Turizm: Kültür merkezlerinin yönetimi, organizasyonlar ve fuarcılık hizmetleri.
Yerel yönetimler, vatandaşın günlük hayatına doğrudan dokunan, devlet yönetiminin en önemli yapı taşlarından biridir. Belediyeler; altyapıdan ulaşıma, çevre hizmetlerinden sosyal desteklere, kültür faaliyetlerinden ekonomik gelişmeye kadar geniş bir alanda kamu hizmeti üretmektedir.
Şehirlerin büyümesi ve hizmet ihtiyaçlarının çeşitlenmesiyle birlikte belediyeler, klasik idari yapılarının yanında daha esnek ve hızlı hareket edebilen yeni yönetim modellerine yönelmiştir. Bu modellerin başında ise belediye şirketleri gelmektedir.
Belediye şirketleri, yerel hizmetlerin daha etkin, ekonomik ve uzmanlaşmış şekilde yürütülmesi amacıyla oluşturulan önemli yapılardır. Ancak bu şirketlerin sermayelerinin kamu kaynaklarından oluşması, belediyeler tarafından kurulmaları veya yönetilmeleri ve kamu hizmetleriyle doğrudan bağlantılı olmaları nedeniyle özel sektör şirketlerinden farklı bir konuma sahiptirler.
Artan hizmet ihtiyaçları karşısında belediyeler, klasik idari yapıların yanında belediye şirketleri aracılığıyla da hizmet üretme yoluna gitmiştir. Belediye şirketleri, doğru planlandığında yerel hizmetlerin daha hızlı, etkin ve uzmanlaşmış şekilde yürütülmesine katkı sağlayan önemli araçlardır.
Ancak belediye şirketlerinin kamu kaynaklarıyla bağlantısı nedeniyle kuruluş, sermaye kullanımı, ortaklık yapısı ve denetim süreçleri her zaman kamu yönetimi açısından hassas bir alan olmuştur. Bu nedenle yapılan yeni düzenlemelerle birlikte belediye şirketleri konusunda daha kontrollü bir döneme girilmiştir.
Belediye şirketleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) hükümlerine göre kurulmuş, ticaret siciline tescil edilmiş ve özel hukuk tüzel kişiliğini haiz çoğunlukla anonim şirket, daha az sayıda ise limited şirket statüsünde faaliyet göstermektedir.
Ancak bu şirketler, sermayelerinin doğrudan ya da dolaylı olarak kamusal menşeli olması, kamu kaynaklarını ve yetkilerini kullanmaları, yönetim organlarının belediye iradesi ve siyasi yönetim tarafından şekillenmesi ve en önemlisi varlık nedenlerinin kâr maksimizasyonu değil, "mahalli müşterek ihtiyaçların karşılanması, kentsel refahın artırılması ve kamu yararı" olması sebebiyle özel sektördeki muadillerinden tamamen ayrışırlar.
Dolayısıyla bir belediye şirketi, ticaret hukuku açısından birer "tacir" ve "basiretli iş insanı" sorumluluğu taşırken; kamu yönetimi açısından kamu yararı, mali şeffaflık, hesap verebilirlik ve mali disiplin ilkelerine mutlak surette uymakla mükelleftir.
Tarihsel süreç kronolojik olarak incelendiğinde, Cumhuriyet döneminin ilk köklü yerel mevzuatı olan mülga 1580 sayılı Belediye Kanunu'nun 15. maddesinin 70. fıkrasıyla belediyelere ticari işletme kurma yetkisi tanınmış, ancak bu yapı uzun yıllar boyunca belediye bütçesi ve hiyerarşisi içinde yer alan "bütçe içi iktisadi işletme" modeliyle sınırlı kalmıştır.
Zamanla kentsel büyümenin ve nüfus hareketlerinin getirdiği yapısal ihtiyaçlar doğrultusunda yürürlüğe giren 5393 sayılı Belediye Kanunu’nun 70. maddesi ve büyükşehir belediyeleri için 5216 sayılı Kanun’un 26. maddesi, belediyelerin meclis kararı ve merkezi idarenin izniyle şirket kurabilmesini veya mevcut şirketlere ortak olabilmesini net bir yasal prosedüre bağlamıştır.
Buna karşın, belediye şirketlerinin sayısının kontrolsüz şekilde artması, bu yapılarda istihdam edilen personelin yasal statüsü, kamu ihale mevzuatındaki uyuşmazlıkların giderilmesi, mali disiplinin sağlanması ve yerel yönetimlerin borçlanma sarmalının kontrol altına alınması amacıyla 2026 yılı itibarıyla yürürlüğe giren 7579 sayılı Kanun, belediye şirketlerinin kuruluş, ortaklık, hisse devri ve sermaye süreçlerinde yoruma kapalı, merkezi idarenin , merkezi yönetimin (devlet) yerel yönetimler ve kamu kurumları üzerindeki hukuka uygunluk ve kamu yararı denetimidir.
İdarenin bütünlüğünü sağlamak için anayasal bir zorunluluktur. Temel amacı yerel yönetimlerin özerkliğini korurken devlet bütünlüğünü ve kamu düzenini güvence altına almaktır. 7579 sayılı Kanun denetimi en üst seviyeye çıkaran daha kapsamlı ve kontrollü bir denetim dönemi başlatmıştır.
7579 sayılı Kanunla;
Şirket kurulması
Ortak olunması
Hisse edinimi işlemlerini Cumhurbaşkanı iznine bağlamaktadır.
Bir belediye şirketi, ticaret hukuku açısından bir sermaye şirketi olsa da kamu yönetimi açısından kamu yararı, hesap verebilirlik, şeffaflık ve mali disiplin ilkeleriyle birlikte değerlendirilmek zorundadır.
Bu nedenle belediye şirketleri konusu; sadece ticaret hukuku değil, aynı zamanda idare hukuku, kamu mali yönetimi, ihale hukuku, iş hukuku ve denetim hukuku açısından da önem taşıyan çok yönlü bir alandır.
İşte bu noktada belediye şirketleri devreye girer. Bu şirketler, Türk Ticaret Kanunu’na tabi, sermayesinin tamamı veya büyük bir kısmı belediyeye ait olan özel hukuk tüzel kişilikleridir.
BELEDİYE ŞİRKETİ (Özel Hukuk Tüzel Kişiliği)
KAMU HUKUKU REJİMİ ÖZEL HUKUK REJİMİ
5393 S.K. m. 70 (Kuruluş) 6102 s. TTK (Sermaye/Tacir)
7579 S.K. m. 17 (Cb İzni) 4857 s. İş Kanunu (Personel)
4734 S. KİK (İhale/Tedarik) İflas ve İcra Rejimi
5237 S.TCK m. 6 (Ceza Soruml.) Borçlar Kanunu Sözleşmeleri
Sayıştay Mali Denetimi
Belediyeler, temel kamu hizmetlerini (ulaşım, temizlik, park-bahçe bakımı vb.) doğrudan kendi personeli ve bütçesiyle yürütmekte bazen esneklik sorunları yaşayabilirler. Kamu İhale Kanunu ve devlet memurları mevzuatının getirdiği katı kurallar, hızlı hareket edilmesi gereken durumlarda süreci yavaşlatabilir.
İşlem Türü Cumhurbaşkanı İzni Hukuki Gerekçe / Detay
Şirket Tür Değişikliği
Tabi Değil Yeni şirket eski şirketin hukuki devamı niteliğindedir.