Kübra Güran Yiğitbaşı üzerinden devletin kapısına kilit vurmak isteniyor!

“Bir Sonraki Görev Ataması da, Milli Savunma Bakanlığı Olmalı!”

Kübra Güran Yiğitbaşı üzerinden devletin kapısına kilit vurmak isteniyor!

Cumhuriyet tarihi boyunca İçişleri Bakanlığı makamına kimler oturdu, hangi eğitimlerden geldiler; bunu açıkça yazalım. Tartışma soyut kalmasın. İsimler ortada dursun, herkes baksın.

Askeriyeden mezun olanlar; Ahmet Ferit Tek, Recep Peker, Cemil Uybadın, Refik Saydam, Ahmet Fikri Tüzer, Muharrem İhsan Kızıloğlu, İzzet Gener, İrfan Özaydınlı, Selahattin Çetiner. Harp Okulu ve askerî akademilerden gelen bu isimler, devletin güvenlik refleksinin ağır bastığı dönemlerde İçişleri koltuğuna oturdu. Kimse “Alan dışı” demedi.

Siyasal Bilgiler ve Mülkiye mezunları; Faik Öztrak, Hilmi Uran, Şükrü Sökmensüer, Münir Hüsrev Göle, Rüknettin Nasuhioğlu, Fevzi Lütfi Karaosmanoğlu, Ali Nasır Zeytinoğlu, Ahmet Topaloğlu, Sahir Kurutluoğlu, Hıfzı Oğuz Bekata, Orhan Öztrak, İsmail Hakkı Akdoğan, Salih Ragıp Üner, Haldun Menteşeoğlu, Hamdi Ömeroğlu, Ferit Kubat, Mukadder Öztekin, Vecdi İlhan, Mustafa Gülcügil, Orhan Eren, Abdülkadir Aksu, Sabahattin Çakmakoğlu, İsmet Sezgin, Beytullah Mehmet Gazioğlu, Nahit Menteşe, Teoman Ünüsan, Ülkü Gökalp Güney, Murat Başesgioğlu, Kutlu Aktaş, Cahit Bayar, Muzaffer Ecemiş, Osman Güneş, Muammer Güler, Efkan Âlâ, Sebahattin Öztürk, Selami Altınok, Ali Yerlikaya, Mustafa Çiftçi. Devlet geleneğinin omurgası sayılan bu çizgi güçlüydü; fakat tek seçenek değildi.

Hukuk fakültesi mezunları; Halil İbrahim Özyörük, Namık Gedik, Hasan Fehmi Güneş, Yıldırım Akbulut, Rüştü Kazım Yücelen, İdris Naim Şahin. Kanun diliyle yetişmiş isimler bu makamda bulundu.

Tıp fakültesi mezunları; Mehmet Faruk Sükan, Ali Tanrıyar, Mustafa Kalemli. İnsan bedenini iyileştirmeyi öğrenmiş doktorlar, ülkenin iç güvenliğini yönetti.

Mühendislik mezunları; Oğuzhan Asiltürk, Korkut Özal, Ahmet Selçuk. Köprü kurmayı bilenler, toplumsal fay hatlarının ortasında görev yaptı.

Edebiyat ve beşeri bilimler mezunları; Mehmet Emin Erişirgil, Meral Akşener. Kelimenin ve düşüncenin içinden gelen isimler bu makamda oturdu.

Ziraat mezunu; Ahmet Sabahattin Özbek. Toprağın dilini bilen bir isim, devletin merkezinde yer aldı.

İşletme mezunları; Süleyman Soylu, Sadettin Tantan. Yönetim ve organizasyon disipliniyle yetişmiş isimler İçişleri koltuğuna geçti.

Tablo ortada. Cumhuriyet tarihi boyunca İçişleri Bakanlığı tek bir fakültenin tekelinde olmamış. Doktor da olmuş, mühendis de, edebiyatçı da, işletmeci de. Devlet çökmemiş, sistem yürümeye devam etmiş.

Bugün ise Kübra Güran Yiğitbaşı için “Eğitimi uygun değil” deniyor. Lisans, yüksek lisans, doktora yapmış; doçentlik unvanı almış; akademisyenlik yapmış; bakan yardımcısı olmuş öncesinde de, valilik makamında bulunmuş; üst düzey kamu görevi yürütmüş bir isim için bu iddia dile getiriliyor. Eğer mesele gerçekten eğitimse, fazlası var eksiği yoktur.

Eğer ölçüt alan uyumuysa, yukarıdaki liste aynı cetvelle değerlendirilmelidir. Mühendis için de aynı itiraz yükselmeliydi. Doktor için de. Edebiyatçı için de. “Alan dışı” tartışması geçmişte sistematik biçimde yapılmadıysa, bugün açılan başlık başka bir yerden besleniyordur.

Sorun diploma olsaydı, eleştiri eşit dağılırdı. Sorun liyakat olsaydı, ölçü herkese aynı uygulanırdı. O halde dürüst olmak gerekir; mesele eğitim değil.

Mesele, bir başörtüsünün devletin merkezinde görünür olmasıdır.

Devletin kapısına kilit vurmak isteyenler, çoğu zaman anahtarın şeklini tartışır. Oysa mesele anahtar değil, kapının kime açılacağıdır. Kübra Güran Yiğitbaşı üzerinden yürüyen tartışma, bir diploma meselesi değil; devletin sosyolojik dönüşümüne duyulan itirazdır.

Bu itiraz, eğitim tartışması kılığına bürünmüş bir zihniyet refleksidir.

İtiraz edenlerin bir kısmı şaibeli insanlar, hesaplarına aktarılan paralardan gözaltına alınanlar da var, yabancı vakıflardan fonlananlar da. İletişim mezunu olmak, gazeteci olmaya yetmiyor, köşe yazarlarının ve birçok gazetecinin mezuniyeti iletişim de değil!

İçişlerimize bu kadar lüzumsuzluk bulaşmamalı. Hanımefendi bakan yardımcısı bakan da değil. Bakanlığa da çok güzel yakışır, bir sonraki görev ataması da Milli Savunma Bakanlığı olmalı!

Binnur Cebeci