Yaradan insanoğluna çok özel meziyetler vermiş…

MENDERES’İN KAYNAĞI’NDAN-RAİF ÖZTÜRK

DÜNYA DARDIR, GÖNÜL GENİŞ

Yaradan insanoğluna çok özel meziyetler vermiş… Akıl, gönül gibi… Sonra’da kâinatı, tüm yaratılmışları, tüm nimetleri önüne koymuş… Aklını kullansın, gönül gözüyle dünyaya, insanlığa baksın, çalışın nimetlerimden nimetlensin diye…

İnsanoğlu devamlı ilerliyor, uygarlık gelişiyor, diyoruz. Üretim artıyor, fezalarda geziyoruz. Buna rağmen insanlar hep geçmişi ve geçmişin insani değerlerini arıyor. Para, pul, şan şöhret olan çok, ancak Mutlu olan yok…

Tüm uygarlaşma iddialarına rağmen, insanlar birbirlerini yiyor… Üç günlük zaman diliminde yaşayıp, sonra çekilip gidecek olan biz insanlara dünya dar geliyor… Allah’ın emrimize verdiği kâinat, nimetler az geliyor… İnsanlar bir yandan para hırsında, bir yanda mutluluk arıyor. Sebebi bulmak zor değil. İnsanoğlu Allah’ın kendisine bahşettiği ne aklı, ne de gönlü gereği gibi kullanmıyor, kullanamıyor.

Dinarlı halk şairi Süleyman Uysal; “Gönüle Gir, Gel Gönüle” şiirinde,, “Dünya dardır, gönül geniş” diyor… Yani aklını kullanamayan insan dünyaya, kâinata sığamıyor, itişip kakışıp duruyor… Dünyalık işler dünyada yaşarken gerekli, aklımızı kullansak bu dünya tüm insanlığa yeterde artar bile… Biz hırsı önde tuttuğumuz için, dünyayı kendimize zindan ediyoruz.

Gönül, Hakk kapısıdır, derler biz doksan iki yaşında ilk okul mezunu Süleyman Uysal’ın veciz bir şekilde ifade ettiği, şu gönlü bir anlasak ve gönüllerde yer alma gayretinde olsak, herşey çok daha farklı, insaoğlu daha çok mutlu olacak… Çünkü gönül sevgi ister, muhabbet ister, dost ister, hoşgörü ister… Ve bir gönül herkese yetecek sevgiye de, genişliğe de sahiptir. Ne dünyayı, ne sevgiyi paylaşmasını bilmiyoruz. Sonrada zamandan, felekten, dünyadan, her şeyden şikâyet ediyoruz.

Zaman hızlı bir şekilde akıyor, her şey değişiyor, yenileniyor. Ama gelişmelerden memnun değiliz, değerlerin bozulmasından, dünyanın güzellikleri alıp götürmesinden bahsediyoruz. Yozlaştığımızdan, toplumun çürüdüğünden bahsediyoruz. Bunun sebebi nedir, kim, kimler sorumlu sorusunu sormuyor, hep başkasını sorguluyor, yargılıyor, suçlu arıyoruz… Bulabiliyor muyuz? Elbette hayır, suç altın kürk olsan kimsenin sahiplenmeyeceğini bildiğimiz halde…

Evet, toplum değişiyor, toplum değerlerini kaybediyor; yüzeysel günübirlik ve köksüz yaşıyor. Bir şiirimizde dünyanın, törenin, soyları, boyların, beylerin bozulduğundan bahsediyorum.

En iyisi noktayı bu sosyal yergi şiiri ile koymak.. Saygılarımla….

BOZULDU

Diz dövsün bilgeler Dedem Korkutlar,

Obada töreler, toylar bozuldu….

Eksilmiyor yurtta kara bulutlar,

Delişmen yiğitler beyler bozuldu…

Bozuldu bozuldu, beyler bozuldu,

Obada töreler toylar bozuldu…

Milletin andıyla kavgalı devlet,

Ata’ya sırt döndük, bu nasıl illet,

Milli şuursuzluk ne büyük gaflet,

Değerler yozlaştı, soylar bozuldu…

Bozuldu bozuldu soylar bozuldu,

Obada töreler, toylar bozuldu…

Sözün eri adam, nesli bitiyor,

Yalan dolan bülbül olmuş ötüyor,

Dostlar dostlarını kolay satıyor,

Haktan ayrılmayan boylar bozuldu…

Bozuldu bozuldu, boylar bozuldu,

Düğün, dernek, bayram, toylar bozuldu…

Şehirler, ülkeler, değişti dünya,

Ar namus tertemiz kalmadı hayâ,

El âlem giderken yıldıza aya,

Onca yayla, ova, köyler bozuldu…

Bozuldu bozuldu, köyler bozuldu,

Delişmen yiğitler beyler bozuldu…

Be devirde Kerem, Aslı olmak zor

Mecnun olmak, çölde leyle bulmak zor,

Ferhat gibi yüce dağlar delmek zor,

O eski sevdalar huylar bozuldu…

Bozuldu bozuldu huylar bozuldu

Hak yolunda giden beyler bozuldu…

Ozan Baybars bak sazında düzen yok,

Dedem Korkut, soy soylayan Ozan yok,

Eski destanları bilen yazan yok,

Kalemlere, Kılıçlar, yaylar bozuldu…

Bozuldu bozuldu yaylar bozuldu,

O eski sevdalar, huylar bozuldu….

Raif ÖZTÜRK

Halk Şairi