(SAUNALI, HAVUZLU TÜRK HAMAMI PROJESİ)
MENDERES’İN KAYNAĞINDAN-RAİF ÖZTÜRK
YENİDEN HAMAM KÜLTÜRÜNE DOĞRU
(SAUNALI, HAVUZLU TÜRK HAMAMI PROJESİ)
Dinar’ı Sandıklı’yla ve Dazkırı ile kıyaslayanlar, sonra da Sandıklı’nın ve Dazkırı’nın gelişmesi ve Dinar’ın bir türlü kabuğunu kırıp, arzu edilen noktaya gelememesinden yakınan ve üzülen hemşerilerimize diyecek sözümüz yoktur.
Şehirler de insanlar gibidir. Mutlu, güzel günleri olduğu gibi kederli ve acı günleri olabilir… Dinar gelişmişlik anlamında 1930-1980 yıllarında işaret edilen bir cazibe merkezidir. Fiziki, ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişliği komşu il ve ilçeler tarafından kıskanılarak işaret edilen Dinar, daha sonra ayağına gelen fırsatları iyi değerlendiremediği için maalesef gerilemiş, 1995 depremiyle de her bakımdan tamamen yıkılmıştır.
Dinar adına benim düşlerim ve hayallerim hep olmuştur. Bunu zaman zaman gazete köşe yazılarımda paylaşmışımdır. Şimdi beni ilçem adına mutlu eden bir gelişmeden bahsedeceğim. Dinar yeniden eski hamam kültürüne kavuşma yolundadır. Bu haber benim gibi Dinar adına güzel düşler görenleri çok mutlu edecektir.
Neden hamam kültürü?
Milletimizin inanç sistemi, “Temizlik imandandır.” der. Burada temizlikten maksat beden ve ruh temizliğidir. Ruh temizliği insanın İslam inancına göre yaşamasıyla sağlanır. Yani vücudu kirden, pastan ve necasetten; ruhu kötülüklerden, fitne-fesat ve ahlaksızlıklardan uzak tutmak inanç sistemimizin temizlik anlayışıdır.
Ecdadımız, İslam dininin bir yandan gaza meydanlarında savunuculuğunu yaparken bir yandan da sistemleşmesi ve kurumlaşması için sosyal müesseseler kurmayı kendisine görev edinmişlerdi. Selçuklulardan itibaren gördüğümüz ve Osmanlılar döneminde zirveye ulaştığını bildiğimiz “Hamam Kültürü” bu inanç sisteminin sonucudur.
Dinar bu hamam kültürüne uzak değildir, olmamıştır. 1892 yılında ilçemiz Sandıklı’ya bağlı nahiye iken, nahiye müdürümüz Mustafa Şevket Bey, Dinar’a yaptığı pek çok hizmetin yanı sıra, Dinarlının Roma hamamı, Koca Hamam, daha sonraları da Abdurrahman Aydın’ın hamamı diye ifadelendirdiği Bizanslardan kalma hamamı tamir ettirerek törenle hizmete sokmuştur. Bu hamamın hizmete girmesi ile Dinar’da hamam kültürü gelişmeye başlamıştır. Dinar’da hamam kültürü zaman içinde yeni hamamların hizmete girmesiyle gelişmiştir.
Kısacası ilçemiz küçük bir kasaba iken hamam kültürüyle tanışmıştır. Dinar’ın geçmişinin yüz yirmi yılında bu kültür vardır. Öyle ki; ilçemizde hamam kültürü sadece temizliğin müessesesi değil, sosyal yaşamımızın bir parçasıdır. Daha bundan otuz yıl, kırk yıl öncesine kadar ilçemiz insanları, perşembe günleri ile Hıdrellez, dini bayramlar ve kandil günlerinin arifesinde hamamlara koşar, inanç sistemlerine göre önem atfettikleri bu günlere arınmış, durulmuş olarak girmeye çalışırlardı.
Dinar’ın sosyal yaşantısında hâlâ önemli bir yeri olan düğünlerimiz de bundan yirmi otuz yıl önce çok farklıydı. Bu düğünlerin vazgeçilmezi olan “Tel Hamamı” yani, “Gelin ve Güveyi Yıkama” adetleri ilçemizdeki hamam kültürünün gelişmişliğinin yanı sıra, sosyal yaşam zenginliğimizin de GÖSTERGESİYDİ.
Bizim çocukluğumuzda ve gençliğimizde ilçemizde dört hamamın olması yine bu kültürün zenginliğinin ispatıydı. Eski Hamam, Şehir Hamamı ve Kara Ali’nin sırt sırta vermiş iki hamamı yıllarca ilçemizin hamam kültürünün vazgeçilmezi oldu. Zaman içinde bu hamamlar sosyal hayatımızdan çekilip gitti. Bir yıl önce son hamam KARA ALİ’NİN hamamı da kapanıp, sosyal hayatımızdan çekilince; Dinar bu örnek kültüre uzak kaldı. Zaman pek çok değerimizi alıp götürdüğü gibi ‘Hamam Kültürü’müzden de çok şeyler götürdü. Gelin ve Güveyi yıkamaları, tel hamamları, bu günlerde hamamlarda yapılan çalgılı eğlenceler tarihe karıştı. Aslında yıkılan hamamlar değil kültürümüzdü, yok olan hamamlar değil, sosyal yaşamımızın renkli güzellikleriydi.
“Dinar’ın pek çok derdi vardır”, sıraya koysak yüzlü rakamlara ulaşırız. İşte bu dertlerden birisi de benim hep yeniden canlanmasını hayal ettiğim, güzel düşlerini gördüğüm “SAVUNALI, HAVUZLU TÜRK HAMAMI PROJESİ” dir. Bu projenin gerçekleşme yolunda olduğu duyumum beni Dinar adına son derece mutlu kılmıştır. Bu projenin gerçekleşmesi tüm Dinar halkını mutlu edecektir.
İlçemizin geçmişinde büyük yeri olan bu kültürün yeniden hayata geçirilmesi için-pek çok konuda olduğu gibi- öncülük görevi yine belediyemizin olacaktır. Belediye Başkanı Veysel Topçu’nun günün ihtiyaçlarını düşünerek, teknolojik yenilikleri dikkate alarak çok yönlü modern bir hamam projesi hazırlattığının duyumum inşallah tez zamanda gerçekleşir. Bu samimi dileğimdir. Bu hem çağdaş bir kent olmamız, hem tarihi kültür değerlerimizi yaşatmamız, hem de sosyal ihtiyaçlarımızın karşılanması için gerekli bir projedir. Şu ana kadar böyle bir projenin hazırlanmaması Dinar için büyük bir eksikliktir.
Modern bir hamam ilçemizin acil olan sosyal ihtiyaçlarındandır. Biri bayanlara, diğeri erkeklere hizmet edecek bir ikiz hamam yapılmalıdır. Çağdaş tüm ihtiyaçlara cevap verecek bu hamam projesinde, savuna, buhar odaları, havuz, Türk hamamı ve diğer hizmet bölümleri eksiksiz bulunmalıdır. Böyle modern bir yapıda insanımız hem yeniden sık sık beden temizliği ile huzur bulmalı, hem bedenen ve ruhen dinlenmeli, hem de eski kültürümüz yeniden yaşanmalı, yaşatılmalıdır.
Ortaya eser koymanın sırrı hayal etmek, projelendirmek ve bu projeyi tatbik etmektedir. Bu konuda düşü olanlar, en kısa zamanda bu güzel düşlerini kalıcı güzel ve modern bir eserle taçlandırmalıdır. Yeri bile tespit edilen bu projenin en kısa zamanda gerçekleşmesi dileğimizdir.
Bu güzel, gerekli ve önemli hizmeti gerçekleştirmek için adım atan, hayali düşü olan kim olursa olsun kendisine şimdiden başarılar diler, ilçem adına şükranlarımı sunarım.
Raif ÖZTÜRK