Karadeniz, “Devletin kapılarını torpile değil, hak edene açacağız.”

CHP Afyonkarahisar Kadın Kolları İl Başkanlığının düzenlemiş olduğu birlik ve dayanışma kahvaltısına; Kadın Kolları Genel Başkan Yardımcısı Rahşan Nazlıoğlu, Belediye Başkanı Burcu Köksal, İl Başkanı Hasan Karadeniz, Merkez İlçe Başkanı Murat Albayrak ve parti yöneticileriyle birlikte katıldı. Samimi bir atmosferde gerçekleşen programda, parti içi birlik ve beraberliğin önemi bir kez daha vurgulanırken, karşılıklı fikir alışverişinde bulunuldu.

Programda konuşan il Başkanı Hasan Karadeniz:

Bu sabah burada olmanız, bu davaya olan inancınızın en güçlü göstergesidir. Hepinize yürekten teşekkür ediyorum.

Bugün burada sıradan bir toplantı, kahvaltı yapmıyoruz.

Bugün burada, Cumhuriyet Halk Partisi’nin iktidar yürüyüşünü Afyonkarahisar’dan bir kez daha güçlü şekilde ilan ediyoruz.

Partimiz, 31 Mart 2024 Yerel Seçimlerinde çok önemli bir başarı elde etmiştir.

İstanbul, Ankara, İzmir başta olmak üzere birçok büyükşehirde halkın desteğini alan partimiz, 420 belediye kazanarak Türkiye’nin birinci partisi olmuştur.

Afyonkarahisar’da ise bu başarı çok daha anlamlıdır.

Sayın Burcu Köksal, %51 oy oranıyla Belediye Başkanı seçilmiştir.

Bu sonuç, halkın değişimden, adaletten ve Cumhuriyet Halk Partisi’nden yana açık bir tercihte bulunduğunu göstermektedir.

Şimdi önümüzde yeni bir hedef var.

Yerel seçimlerde kazandığımız bu başarıyı, genel seçimlerde iktidara taşımak.

Bunu; İl ve İlçe Başkanlıklarımız, kadın kollarımızla, gençlik kollarımızla, belediye başkanlarımızla birlikte, omuz omuza başaracağız.

Gece gündüz demeden, kararlılıkla çalışacağız.

Şunu açıkça söylüyorum:

Cumhuriyet Halk Partisi artık yalnızca eleştiren bir parti değildir.

Çözümleri olan, programı hazır, kadroları hazır ve Türkiye’yi yönetmeye hazır bir partidir.

İktidar olduğumuzda ilk işimiz, bu ülkede siyasallaşan adaleti, zedelenen adalet duygusunu yeniden ayağa kaldırmak olacaktır.

Bağımsız yargıyı, hukukun üstünlüğünü ve liyakati esas alan bir devlet düzeni kuracağız.

Kamuda mülakat sistemine son vereceğiz.

Devletin kapılarını torpile değil, hak edene açacağız.

Çünkü adalet yoksa, ne ekonomi düzelir ne de toplumsal huzur sağlanır.

Değerli yol arkadaşlarım,

ekonomide halkı yoksullaştıran bu düzeni kabul etmiyoruz.

Asgari ücretlinin açlık sınırının altında yaşadığı,

emeklinin ise sefalet içinde yaşadığı bu tabloyu değiştireceğiz.

En düşük emekli maaşını asgari ücret seviyesine çıkaracağız.

Asgari ücreti ise insanca yaşam düzeyine yükselteceğiz.

Vergide adaleti sağlayacağız.

Ücretliden ve emekliden değil; ranttan, lüks tüketimden ve büyük kazançlardan daha fazla vergi alacağız.

Çiftçimizin mazotundaki ÖTV’yi kaldıracağız.

Üretim maliyetlerini düşürecek, tarımı yeniden ayağa kaldıracağız.

Küçük esnafı zincir marketlerin insafına terk etmeyeceğiz.

Borç yükü altında ezilmeyen, finansmana kolay ulaşabilen bir esnaf düzeni kuracağız.

Eğitimde her çocuğun eşit ve nitelikli eğitime erişimini sağlayacağız.

Kamu kreşlerini yaygınlaştırarak kadınların çalışma hayatına katılımını artıracağız.

Sağlıkta parası olanın değil, herkesin eşit hizmet aldığı kamucu sistemi güçlendireceğiz.

Sosyal devleti sözle değil, gerçek hayatta kuracağız.

Demokrasiyi yalnızca sandık günü hatırlayan anlayışı reddediyoruz.

Katılımcı, şeffaf ve hesap veren bir yönetim anlayışını hâkim kılacağız.

Yerel yönetimlerle uyum içinde, halkla sürekli iletişim halinde olacağız.

Dış politikada Türkiye’yi yeniden saygın ve güvenilir bir ülke konumuna taşıyacağız.

Avrupa Birliği hedefini demokrasi ve hukuk temelinde yeniden canlandıracağız.

Göç sorununu da hamasetle değil, planlı ve insani bir anlayışla çözeceğiz.

Şunun altını özellikle çiziyorum:

Biz bu ülkeyi bir kişinin keyfine göre değil; akıl, bilim ve ortak akılla yöneteceğiz.

Cumhuriyetin ikinci yüzyılında güçlü bir sosyal devleti hep birlikte kuracağız.

………………………..

Türkiye bugün zor bir dönemden geçiyor.

Hayat pahalı.

Geçim zor.

Gençler umutsuz,

emekliler geçinemiyor,

anneler pazarda filesini dolduramıyor.

Ama kimse umutsuz olmasın.

Çaresiz değilsiniz.

Çare sizsiniz.

Çare Cumhuriyet Halk Partisi’dir.

Değerli yol arkadaşlarım,

Cumhuriyet Halk Partisi kadın mücadelesinin partisidir.

“Bilmiyorsan, babana sor!”
“Bilmiyorsan, babana sor!”
İçeriği Görüntüle

Kadını yok sayanlara karşı,

kadını eve kapatmak isteyenlere karşı,

kadını siyasetin dışına itenlere karşı bu partinin kapıları sonuna kadar açıktır.

Şunu açıkça söyleyelim:

Kadınlar özgür değilse, demokrasi yoktur.

Kadınlar eşit değilse, adalet yoktur.

Türk kadını, birçok ülkeden önce, seçme ve seçilme hakkını bu ülkede kazanmıştır.

Bu bir lütuf değil, bir devrimdir.

Bu devrimin adı Cumhuriyet’tir.

Bu devrimin lideri Gazi Mustafa Kemal Atatürk’tür.

Atatürk ne diyordu?

“Dünyada her şey kadının eseridir.”

Ama bugün ne yazık ki kadınların yaşamına karışılıyor.

Ne giyeceğine, nasıl güleceğine, nasıl yaşayacağına karar verilmek isteniyor.

Kadın cinayetleri artıyor.

Cezasızlık, şiddeti cesaretlendiriyor.

Buradan açıkça söylüyoruz:

Kadınların hayatı pazarlık konusu değildir.

Kadınların hakları iki dudak arasına sığmaz.

Cumhuriyet Halk Partisi iktidarında;

kadınlar sokakta korkuyla değil güvenle yürüyecek.

Kadınlar iş hayatında eşit ücret alacak.

Kadınlar siyasette karar verici olacak.

Kadınlar, bu ülkenin geleceğinde söz sahibi olacak.

Kreşler yaygınlaşacak.

Kadın emeği güvencede olacak.

Şiddete karşı sıfır tolerans uygulanacak.

Devlet, kadının yanında olacak.

Çünkü biz biliyoruz ki;

kadın güçlenirse toplum güçlenir.

kadın özgürleşirse Türkiye özgürleşir.

Değerli Cumhuriyet kadınları,

Cumhuriyet Halk Partisi, sizlerin mücadelesiyle büyüyecek,

kadınların emeğiyle iktidar olacaktır.

Hepinize saygılarımı ve selamlarımı sunuyorum.