Karadeniz, “Mobbing uygulanan işçi işten çıkarıldı”

CHP Afyonkarahisar İl Başkanı Hasan Karadeniz, İl Özel İdaresi'nde çalışan bir işçiye yönelik mobbing ve işten çıkarma iddialarına ilişkin bir açıklama yaptı. Karadeniz, daha önce kamuoyuna yansıyan iddialar üzerine uyarıda bulunduklarını, ancak söz konusu emekçinin dün işine son verildiğini öne sürdü.

Karadeniz açıklamasında:

“Bir emekçinin siyasi görüşünü açıklaması ve paylaşım yapması suç değil”

“İl Başkanlığımız tarafından yapılan basın açıklamasında; Afyonkarahisar İl Özel İdaresi’nde işçi statüsünde görev yapan Hüseyin Şenkul’un, Afyonkarahisar Belediye Başkanımız Sayın Burcu Köksal’a verdiği destek ile sosyal medya paylaşımlarını beğenmesi ve paylaşması gerekçe gösterilerek yaklaşık 1,5 yıldır sistematik mobbinge maruz bırakıldığı, Emirdağ, Sultandağı ve Çay ilçelerine sürgün edildiği kamuoyuna açık biçimde ifade edilmiştir. Bu haberler üzerine yaptığımız açıklamada; bir emekçinin siyasi görüşünü açıklamasının ve paylaşım yapmasının suç olmadığı, bu hukuksuz ve keyfi uygulamalardan derhal vazgeçilmesi gerektiği açık ve net bir şekilde vurgulanmıştır.

Koçak’tan ABB Afyonkarahisar Şubesi’ne Ziyaret
Koçak’tan ABB Afyonkarahisar Şubesi’ne Ziyaret
İçeriği Görüntüle

Basın açıklamamıza cevap olarak AK Parti İl Genel Meclisi Grup Başkanvekili Ömer Dayı’nın kamuoyuna yansıyan sözleri ise; gerçeği çarpıtan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik ve tamamıyla asılsız iddialardan ibarettir.”

“Yanıltmaya dönük kasıtlı bir algı operasyonunun ürünü”

“Ömer Dayı’nın, basın açıklamamızı ya hiç okumadan ya da bilinçli biçimde çarpıtarak, Afyonkarahisar İl Özel İdaresi’ni ve Sayın Vali Kübra Güran Yiğitbaşı’nı hedef aldığımız yönündeki ifadeleri bütünüyle gerçek dışıdır. Basın açıklamamızda Sayın Valiye yönelik tek bir ima, tek bir suçlama, tek bir gönderme dahi bulunmamaktadır. Bu ifadeler ya açık bir okuduğunu anlamama hâlinin ya da kamuoyunu yanıltmaya dönük kasıtlı bir algı operasyonunun ürünüdür.

Üzülerek ancak altını özellikle çizerek belirtmek isteriz ki; tüm bu uyarılarımıza, çağrılarımıza ve kamuoyuna yansıyan açıklamalara rağmen, söz konusu emekçinin işine dün itibarıyla son verilmiştir. Bu karar, yapılan baskı ve mobbing iddialarını boşa çıkarmadığı gibi, aksine iddiaları doğrulayan ve siyasi saiklerle hareket edildiğini açıkça ortaya koyan bir adımdır.”

“Bir hafıza kaybının göstergesidir”

“Ömer Dayı’nın her fırsatta “CHP zihniyeti” söylemine sığınarak geçmişe dönük suçlamalar yöneltmesi ise tam anlamıyla bir hafıza kaybının göstergesidir. Sendika değiştirmedikleri için sürgün edilen, ot yolmaya mahkûm edilen büro çalışanlarını bu kent unutmadı. Belediye Başkanımız Sayın Burcu Köksal’ın göreve gelir gelmez verdiği ilk talimat, bu açık hukuksuzluğun sona erdirilmesi ve mağdur edilen emekçilerin eski görevlerine iade edilmesi olmuştur.

Bugün Belediye Meclis Üyesi olan Emel Sarlık, bu zulmün en somut ve en canlı tanığıdır. Arıtma tesislerinde, yılanların içinde ot yoldurulan, insanlık dışı koşullarda çalıştırılan bir emekçi, bugün halkın iradesiyle seçilmiş bir meclis üyesi olarak görev yapmaktadır. Bu tablo, kimlerin emekçiyi cezalandırdığını, kimlerin ise emeğin ve emekçinin yanında durduğunu açıkça göstermektedir.

Daha öncede, Belediye Başkanımız Sayın Burcu Köksal’ın paylaşımlarını beğendiği için sağlık çalışanlarının görev yerlerinin değiştirildiği haberlerinin doğru olup olmadığı, bu konuda açıklama beklediğimizi kamuoyuna duyurmuştuk. Bugün aynı baskıcı ve cezalandırıcı zihniyet, bu kez İl Özel İdaresi çalışanı üzerinden devam ettirilmektedir. Üstelik mağdur edilen kişi, yaşadıklarını bizzat kamuoyunun önünde açıkça dile getirmiştir.”

“Bizim siyaset anlayışımız; iftira, çarpıtma ve çamur siyaseti üzerine değil”

“Bizim siyaset anlayışımız; iftira, çarpıtma ve çamur siyaseti üzerine değil, gerçekler, belgeler ve somut mağduriyetler üzerine kuruludur. Gerçekler bu kadar ortadayken inkâr siyasetine devam etmek, yaşanan hukuksuzluğu gizlemez; yalnızca bu hukuksuzluğun sorumlularını daha da görünür kılar. Bu baskıcı ve antidemokratik uygulamalardan derhal vazgeçilmesini bir kez daha açık ve net biçimde talep ediyor, konuyu kamuoyunun ve vicdanların takdirine bırakıyoruz.”