Zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu bölgede yaşayan,

MENDRES’İN KAYNAĞI’NDAN-RAİF ÖZTÜRK

AKLIMIZ, İMANIMIZ VE İRFANIMIZ NEREDE?

Zor bir coğrafyada yaşıyoruz. Bu bölgede yaşayan, ayrıca Türkiye gibi bir vatana sahip olan milletimiz hayatta kalabilmek, milli birliğimizi ve vatan bütünlüğünü koruyabilmek için özel gayret göstermek durumundadır.

Çağdaş olmak, insan haklarına saygılı olmak, milletlerin hür yaşama hakkı önünde şapka çıkarmak. Yok öyle bir şey... Allah’ın bahşettiği akıl, iman, irfan ve ilme saygılı olmayan ve bunları rehber kabul edemeyen insan, toplum ve milletler bu çağda; orta çağ cehaletini ve vahşetini yaşıyor.

Bu coğrafyada yaşamanın bedelinin çok ağır olduğunu çabuk unuttuk, Tarihi, dini düşmanlıklarımızın söz konusu milletimiz olunca; hâlâ ortaçağ karanlığında yaşadığını anlamak istemiyoruz.

Bu vatan bize kurada çıkmadı. Bedeli oluk oluk kan ve binlerce kefensiz şehit… Öncelikle bulunduğumuz coğrafyada yaşayabilmenin ilk şartının birlik beraberlik içinde olmamız gerektiği kabul edilmelidir. İç cepheyi kuvvetlendirmeden, devletin var olan güçlerinden bahsetmek boşunadır. Maalesef Milli Mücadele veren ve yeniden milli bir devlete kavuşan bir millet olarak, birlik ve beraberliğimizi sağlayacak değerlerden uzaklaşıyoruz…

Bir bakın hele, bizi birleştirici unsurlar töremiz, gelenek, göreneklerimiz yozlaşmış… Yazılı ortak değerimiz olan anayasamız birleştirici değerimiz değilmiş gibi, orasından burasından çekiştiriliyor. Anayasa gibi değer hükümlerinde birleşemeyen bir toplum iç barıştan, kardeşlikten, millet olmaktan ve iç cephenin güçlü olduğundan bahsedemez. Yine en büyük birleştirici unsur dinimiz maalesef, tarikat ve cemadatların elinde düşmanlık kapısı aralıyor. Oysa bu milletin ataları üç kıtada bugün inandığımız din İslamiyet için kanını oluk oluk sebil etmedi mi? Yine bir başka değerimiz; Atatürk… Aydın bir dindar, kurtarıcı ve kurucu bir lider değilmiş gibi ayrışma konusu yapılıyor. Bugün beş vakit ilahi Ezanların okunmasına vesile olan Atatürk, hayatının çeşitli kesitlerinden didiklenerek, değersizleştirilmeye çalışılıyor. Maalesef ayrışma sebebi gibi gösteriliyor.. Kur’an’da, camide, Milli kıblegâhımız olan mecliste birleşemeyen bir millet durumuna geldik.

Ekonomik sıkıntımız var… Düşman oyun kuruyor, kapıda fırsat kolluyor… Akıl, İzan, irfan ve vicdan tatile çıkmış, cehalet kol geziyor… Toplumun bütün değer yargılarında gedik açıldı… Toplum kokuştu, tuz koktu… Her şey bozuldu …. Bu nasıl iştir? Nefsine Müslüman, nefsine Türk, nefsine insan olan bir toplumun ayakta kalabilmesi kolay mı? Toplumun bu yozlaşmadan kurtarıp, yeniden öze, yeniden, töreye, yeniden İslami ve İnsanî değerlere döndüremezsek; hiç kimse Türkiye’yi kurtaracağından, insanlarımızı mutlu kılacağından bahsetmesin. Yozlaşmayı, bozulmayı, toplumun kokuştuğunu göz ardı edemeyiz. Burada bir Halk Şairi olarak bu konuyu bir şiirle ifade ederek, yazımı bitirmek istiyorum.

BOZULDU

Diz dövsün bilgeler Dedem Korkutlar,

Obada töreler, toylar bozuldu…

Eksilmiyor üste kara bulutlar,

Anadan öğütlü boylar bozuldu…

Delişmen yiğitler beyler bozuldu…

Adıyla, andıyla kavgalı millet

Ata’ya sırt döndük, bu nasıl gaflet,

Milli şuursuzluk ne büyük illet,,

Değerler yozlaştı, soylar bozuldu…

Delişmen yiğitler beyler bozuldu…

Sözün eri adam, nesli bitiyor,

Yalan dolan bülbül olmuş ötüyor,

Dostlar dostlarını kolay satıyor,

Karakter değişti, huylar bozuldu…

Delişmen yiğitler beyler bozuldu…

Şehirler, ülkeler, değişti dünya,

Ar namus tertemiz kalmadı hayâ,

El âlem giderken yıldıza aya,

Onca yayla, ova, köyler bozuldu…

Delişmen yiğitler beyler bozuldu…

Be devirde Kerem, Aslı olmak zor

Mecnun olmak, çölde leyle bulmak zor,

Ferhat gibi yüce dağlar delmek zor,

Sevdalar, bayanlar, baylar bozuldu…

Delişmen yiğitler, beyler bozuldu…

Ozan Baybars bak sazında düzen yok,

Dedem Korkut, soy soylayan Ozan yok,

Başımıza gelenleri yazan yok,

Kılıçlar, kalkanlar, yaylar bozuldu…

Delişmen yiğitler, beyler bozuldu.

Yozlaşmadık, bozulmadık yanımız, yönümüz var mı? Yok diyorsak çare için de hazır olmalı ayağa kalkmalıyız. Çare biziz, çare millet, çare özümüze dönmek, çare aklı, irfanı, ilmi ve vicdanı rehber edinmedir. Milli Eğitim Bakanlığımız, Diyanet İşleri Başkanlığımız ayağa kalkmalı, devletimiz milletimizle el ele vererek bu konuyu çözmelidir. Yüreklerin toplu vuracağı bir Türkiye yaratılmalıdır.

Saygılarımla..