Kocatepe Üniversitesinin ve Afyonkarahisar Valiliğinin işbirliği ile düzenlenen Cumhuriyet'in 103. Yılı
CUMHURİYET'İN 103. YILI MİRASI
Kocatepe Üniversitesinin ve Afyonkarahisar Valiliğinin işbirliği ile düzenlenen Cumhuriyet'in 103. Yılı Mirası Konferansı Üniversitenin Fen-Edebiyat Fakültesi konferans salonunda yapıldı.
Sunumunu Prof. Dr.Gürsoy Şahin Bey’in yaptığı ve konunun ana hatlarını özetlediği konuşmasında Atatürk'ün "Cumhuriyet kimsesizlerin kimsesidir" sözü damgasını vurdu.
İlk konuşmacı Prof. Dr. Ahmet Altıntaş Bey'e söz verildi.
Cumhuriyet’e Senedi İttifak ile bakmak gerektiği, bu ittifak senedi ile Osmanlı'da padişah ile halk arasında bir antlaşma yapılıyor. Meclisler kuruluyor ilk meclis “Meclis-i Vala-yı Ahkami-Adliye (1838 2. Mahmut)”. Şûra-yı Devlet (1868) ve Meclis-i Vükela ‘ Bakanlar Kurulu-1876-1920 ‘e kadar” ile meşrutiyet başlıyor.
Sultan II. Abdülhamid'in idaresinde Meclis-i Mebusan kuruldu. Meclisin nasıl aşılacağı, kapanacağı, kimlerden oluşacağı sorunken, idaresi yeni olduğu için ve Sultanla yetki paylaşımı olacağı için fermanlar yayımlanıyor.
İttihat-Terakki, Jön Türkler ve Okullaşma ile ortaya çıkan yeni fikirler arasında milli irade kavramı kendini ön plana çıkarıyor. Bunda da 1789 Fransız İhtilalinden sonra etkileşimin özellikle J.J. Rousseau, Voltaire, Montesquie, Diderot ve Beamarchais gibi yazarların etkileri görülüyor.
1878'de başlatılan II. Meşrutiyete göre İkinci Meşrutiyet daha kapsamlı ve daha gelişmiş olarak ortaya çıkan Osmanlı Devleti için son günler hızla gelmektedir. 1911-1912 Balkan Savaşları ve ardından I. Dünya Savaşı ile İmparatorluk tarihin tozlu sayfalarına karışır.
Osmanlı Devleti'nin en büyük rakibi olan Sovyet Rusya İtilaf ile Avusturya-Macaristan ile Almanya'nın yeniyse antlaşmasıyla imparatorluklar devri kapanır.
Şimdi aklımıza "Mustafa Kemal bu iş neresinde" sorusu gelebilir. Sorunun tam ortasındadır. Harp okulu ve Selanik'teki arkadaşları ile sorunları tartışır. Bir ara Harp okulunda tutuklanır. bir soru üzerine 1905 yılında arkadaşlarına "askeri getireceği makamların başında olacağım" [der].
İngiliz belgeler o dönemde Mustafa Kemal için ek avuca sığmayan bir kişi olarak tanımlar.
Mustafa Kemal, Anadolu'ya geçmeden önce İstanbul'da bulunan dönemin ileri gelenleri "Rauf Orbay, Çakmak, Karabekir, Ali Fuat Paşa, Rafet Bele" ile görüşür. Samsun'a çıkması planlanmış bir durumdur.
Samsun’a çıkan Mustafa Kemal'in ilk emri İzmir'in işgali ile başlayan süreçte Anadolu müdafaa hukuk cemiyetleri kurup, yoksa teşkilat ettirip İzmir'in işgalinin protesto edilmesi ister. Tüm yurtta olduğu gibi İlimiz Afyon, Sandıklı-Şuhut'ta telin mitingleri yapılmıştır. Özellikle Denizli'de yapılan mitingi Mustafa Kemal ve arkadaşları organize etmişlerdir.
o Türk milleti Mondros ve Sevr Antlaşmalarını kabul etmemiştir. Bunun ilk fişeği Amasya Genelgesi'nde atılmıştır ("İstanbul hükûmeti görevini yapamıyorsa, bu durumda millet idareye el koymalıdır").
o Samsun ve Havza'dan sonra Erzurum'da bir kongre toplanmıştır. Kazım Karabekir'in de katıldığı bu kongrede Mustafa Kemal başkan seçilmiş; en çok tartışılan konu "vatan" kavramı olmuştur.( Özellikle bu kavram 1919- 1923 yılları arasında ) Son nokta Meclis-i Mebusan’da alınan Misak- Milli ile noktalansa da ara devam eder. 28 Ekim 1923 günü sonlanır.
o Sivas Kongresi tüm yurttan gelenlerin katılımı ile bölgesellikten çıkılarak millî bir kongre olmuştur. İlimizden kongreye Şükrü Bey katılmıştır. Böylece vatanın kurtuluşu için çoban ateşleri yanmıştır. Meclis-i Mebusan’ın toplanma kararı Sivas’ta alınmış, Mustafa Kemal'in başka bir ilde toplanma önerisine karşı çıkılmış, Meclis İstanbul’da toplanmıştır.
· İstanbul'un İşgali ve TBMM'nin Açılması:
o İstanbul 13 Kasım 1918'de işgal edilmiş, Meclis-i Mebusan Misak-ı Millî kararları ve Kapitülasyonlar ve Azınlıklar kararları üzerine İngilizler tarafından basılmış ve birçok vekil Matla adasına sürgün edilmiştir.
o Ankara'ya gelen Sivas'taki seçilmiş Temsil Heyeti, 23 Nisan 1920'de Büyük Millet Meclisi'ni açmıştır. 24 Nisan 1920'deki toplantıda Mustafa Kemal Meclis başkanı seçilmiş ve meclis hükümeti kurulmuştur. Meclisin aldığı ilk kritik kararlardan biri “Meclisin iradesi üstünde hiç bir kuvvet ve irade yoktur” kararıdır.( Bu kararda herhalde Halife ve Sultan kastediliyor olsa gerektir.)
· Savaşlar ve Lozan Barış Antlaşması:
o Meclis çıkardığı kanunlar ve 1924 Anayasası ile I. İnönü, II. İnönü, Sakarya Meydan Muharebesi ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi'ni (30 Ağustos) idare edilmiştir. 16 Mart 1920’de artık Osmanlı Devleti yoktur. İşgal kuvvetlerinin vekil gücü Yunan 9 Eylül'de düşman İzmir'de denize dökülmüştür.
o 24 Temmuz öncesi İtilaf Devletleri, Osmanlı Devleti ile birlikte genç Türkiye devletini Lozan'a davet etmiş; Türkiye ise Osmanlı Devleti'nin yok olduğunu bildirerek Lozan'a katılmıştır. Lozan Antlaşması 24 Temmuz 1923'te imzalanmıştır.( Halen Lozan’ın gizli maddeleri olduğu tartışılır.) İsmet İnönü’ye bir gazeteci en kısa Lozan’ı nasıl anlatırsın der. İnönü:
o 1- Sınırları (vatan) bulunan,
o 2- Kendi kendini idare eden bir millet,
3- Türk milletinin mutlu yaşaması [cevap verir].
T.B.M.M.'sinin daha verimli çalışması için Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyetleri fesh edilerek, Cumhuriyet Halk Fırkası kurulur. 28 Ekim Akşamı Mustafa Kemal, Yunus Nadi, Kemalettin Paşa, İsmet Paşa ile konuşarak yarın Cumhuriyetin ilan edileceğini söyler ve Teşkilat-ı Esasiye'de değişiklik yapılacağında karar kılınır. Mehmet Emin Yurdakul ise "Çocuk doğal dört tam yıl oldu. Tek eksik bunun adı koymaktır" deyiverir. Prof. Dr. Ahmet Altıntaş, Mustafa Kemal'in "Fikri hür, vicdanı hür nesiller ister" sözü ile konuşmasını sonlandırır. Yazımızın uzun olmasının önüne geçmek için Prof. Dr. Sadık Sarısaman'ın konuşmasını da diğer bir yazımızda paylaşmak dileğiyle.
KOCATEPE'DEN selamlar
İbrahim AYAN