Bundan 45 yıl önceydi..

Siyasi Hikayeler..

Bundan 45 yıl önceydi..

Bir bakan Doğudaki bir köye gidecekti..

Köyde hazırlık yapıldı..

Kürsü kuruldu, parti bayrakları asıldı..

**

Tek problem, köylüler Türkçe bilmiyor...

İlçe başkanı köylüleri topladı, “Bakan geliyor, önemli adamdır ha, ne derse alkışlayacaksınız, soru sorarsa ‘öyledir’ diyeceksiniz” diye sıkı sıkı tembih etti..

**

Bakan geldi...

Kürsüye çıktı başladı konuşmaya..

Alkışladılar..

Sordu:

“Şehre duble yol yapmadık mı?.”

Köylüler bir ağızdan:

“Eledir...”

“Suyu biz getirmedik mi?..”

“Eledir...”

“Okulu biz açmadık mı?..”

“Eledir...”

“Doğum kontrol yaptırmadık mı?..”

“Eledir...”

“Kahveye buzdolabı vermedik mi?..”

“Eledir...”

“Eledirr...”

“Mahsulünüzün bedelini vermedik mi?..”

“Eledirrr...”

“Gübre yardımı yapmadık mı?..”

“Eledirrr...”

“Öyle ama bir de bize hırsız diyorlar...”

Köylüler bir ağızdan:

“Eleediirr...”

**

Kızdı o zaman siyasetçi:

“Hadi ulan, neresi eledir?..”

**

Eledir bu işler..

Adam yükü tutmuş, “Biz hırsız değiliz” diyor..

Eledir..

**

Dursun ile temel çok yakın iki dost..

Dursun arkasında bir yığın borç bırakarak hakkın rahmetine kavuşur..

Kefili de Temel..

Temel her gün mezara gider, oturur ve “ula Dursun ateşler içinde kal emi..”, “Zebanilerin elinden kurtulama emi..” diye beddualar eder..

Mezar ziyaretine gelen bir başkası Temel’in beddualarını duyar ve “Ya kardeşim adan ölmüş, ölmüş adamın arkasında konuşulur mu, seni duymaz, boşuna günaha girme..”der.

“İyi de, duaları duyuyor da beddualarımı mı duymuyor?”

**

Bu hikayeleri kim üstüne alınır bilemem..

**

Hayırlı Cuma’lar..