MÖ 3000 (7000)-900 arasında Anav, Afanasiyeva, Andronova

TÜRKLERDEN NE İSTENİYOR?

MÖ 3000 (7000)-900 arasında Anav, Afanasiyeva, Andronova kültürleri ile tarih sahnesine çıkmaya başlayan Türkler, Altay-Sayan-Tiyanşan-Ural Dağları, Baykal Gölü, Sibirya Bozkırları, Hazar Denizi Kuzeydoğusunda, İç Moğolistan’da ve Türkmenistan-Aşkabat çevresinde yaşamış ve yine bu bölgelerde MÖ 220’de kurdukları Hun Devleti ile dünya tarihine Türk adını duyurmuşlardır.

2026 Türkiye’si 783.562,38 km2’lik kara toprakları ve 462.000 km2’lik Mavi Vatanı (Karadeniz, Ege ve Akdeniz’deki yetki alanları), 86 milyon nüfusu (%80’i Türk, %17’si Kürt ve %3’ü diğer etnik gruba mensup vatandaşlar),

Osmanlı’da başlayan ve milli devlet ilkesi ile kurulduktan sonra Türkiye Cumhuriyeti Devleti ile devam eden ayaklanmalar, kışkırtmalar, isyanlar ülkenin çağdaşlaşmasına, kalkınmasına önemli darbeler vurmuştur. 1820,1839, 1841, 1914,1919, 1921 (Koçgiri), 1925 (Şeyh Sait), 1926, 1930 (Menemen), 1937, 1938 (Tunceli) ve 1984 (Marksist- Leninist pkk) bunlar ve diğer isyanlar etnik, iktidarı devirmek ve dini temeli ve etnik yapıda olanlardır.

1860’lı yıllarda Osmanlı devletinde 160.000 civarında Kürtçe, İbranice, Rumca ve Ermenice kitap olduğu ifade edilmektedir. Diğer taraftan ülkede hem eğitimi yönlendirmek hem de misyonerlik faaliyetlerini kolayca yürütmek, böylece Türk’ün geleneklerini, ananesini, neticede töresini değiştirmek için Fransız, İngiliz, İtalyan, Alman ve Amerika okulları açılmıştır. Eğitim bu okullarda o ülkenin dili ile verilmiştir. Hala İngilizce eğitim veren üniversite yanında yabancı diller anaokuluna kadar inmiştir.

Demokratik, laik, sosyal bir hukuk devletinde yaşayan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları bu kavgaları nefret, kızgınlık, şaşkınlık içinde ve fakat sakin bir şekilde izlemiş, seçimden seçime oyunu kullanarak iktidarları değiştirmiştir.

Milli devlet yapısı Ortadoğu ve Asya’ya ulaşma konusunda emperyal devletlerin önünde bir engel teşkil etmiş, hala da etmektedir. Vatan, devlet, millet, bayrak, din, dil Türk Milletinin vazgeçilmezleri olarak adeta genlerine işlenmiştir. İşte bu toplumun inanç sistemini yıkmak için zaman içinde dış mihraklı düşünce kuruluşları ve içeridekiler dil, din, milli devlet, vatan konularını kurcalamaya başlamışlardır. Hedef Türkiye’yi parçalamak…

2003 yılında ABD Dışişleri Bakanı Condoleezza Rice tarafından The Washington Post gazetesindeki makalesinde şu ifadeler hem düşündürücü hem de ürkütücüdür. B.Clinton ’’ Amerikan kontrolünde bir halife ile İslam dünyasını yönetmek bizim için en masrafsız yoldur.’’, G.Fuller ’’ Kemalizm’e son verin Osmanlı’yı övün.’’, S.Huntington ’’ Türkiye Atatürk’ün mirasını reddetmelidir.’’

TÜRKİYE TÜRKLERE BIRAKILMAYACAK KADAR DEĞERLİDİR. Bu sözü kim söylemiştir? İngiliz Başbakanı Churchill mi? ABD Dışişleri Bakanı Kissinger mi? ABD Dışişleri Bakanı Madeline Albright mı? İngiltere Başbakanı Ewart Goldstone mı (Medeniyetimizin bekası için Türkleri Asya steplerine geri sürmeli veya Anadolu’da yok etmeliyiz ifadesini dile getiren kişi.). TÜRKİYE, emperyal güçler için Ortadoğu, Afrika, Kafkaslar, Asya, Adalar Denizi (Ege), Akdeniz, Karadeniz, Doğu Avrupa’ya hâkim olma yolundaki tek güçlü ve engel teşkil eden bir ülkedir. Doğal kaynaklara girmeyelim.

İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra dünyanın süper gücü olmaya başlayan ve kendilerini Tanrı’nın seçilmiş insanları olarak gören ABD’leri, günümüzde 30.620 milyar GSYH ve kişi başına düşen 89.599 dolar ve de 1trilyon dolar savaş bütçesi ile artık dünyanın baş belası haline gelmiştir. 1823 Monroe Doktrini günümüzde de geçerliliğini korumaktadır (ABD, sınırları dışındaki devletlere karşı ABD’nin çıkarlarını koruyan bir ilkeler bütünü). Karıştırmadığı ülke, yıkmadığı iktidar, değiştirmediği rejim, işgal etmediği toprak, el koymadığı kaynaklar ve neticede milyonlarca ölen insan… Yeni yönetimi ve başkanı ile dünyaya adeta kan kusturmaktadır.

Zengin kaynaklarımız olduğu halde bu ülke neden et, ot, bakliyat ithal ediyor? Fiyatlar hızla yükselirken ücretlerin artmama sebebi nedir? Gıda enflasyonun resmi rakamlara göre %30’lar civarında seyretmesi niçin önlenemiyor? İthalatı önlemenin tek yolunun üretim olduğunu herkes bilmektedir (Yıllık enflasyon %31). İthal edilen hayvanların domuz yemleri ile beslenmediği kontrol ediliyor mu? Buğday, arpa, mısır, saman, mercimek, kuru fasulye, nohut, pamuk, ayçiçeği yağı, hayvan yemi, pamuk, ceviz et ve daha birçok ürün daha ithal ediyormuşuz? Neden?

Adalar Deniz (Ege) asker bulundurulmaması gereken adalar ve kayacıkların Yunan istilasından kurtulması için gerekli çalışmalar yapılmalı gerekirse askeri harekâta başvurulmalıdır. Yarın bir gün kara sularını 12 mile çıkarılmış bir Yunanistan ile karşı karşıya kalmamak için tedbirler bugünden alınmalıdır.

Yıllardır bizi kandıran bir milliyetçi grup şimdilerde neler yapıyor? Çıkışlar iktidarı da tedirgin edebilir. 50.000 kişinin katili, bir terör örgütünün başı nasıl oluyor da önder olabiliyor?

Anayasa ve yasalar önünde tüm Türk vatandaşları eşit değil midir? Yoklukla savaşan vatandaşa bakınız bir de önderin yandaşlarına…

Türkiye güneyinden ve doğusundan Kürt grupları tarafından çevrelenmiş durumda. İran’ın doğusundaki ayrılıkçı Kürt gruplarına dikkat etmek gerekir. Hristiyan koalisyonunun sonraki hedefi Türkiye’yi parçalamak olabilir mi? Kitabı Mukaddes’e göre İsrail oğullarına vaat edildiği söylenen topraklara ulaşmak için İsrail rahat durmamaya devam edebilir mi?

Terörsüz Türkiye konusunda da kurucu önderin (!) dışında toplumsal bir mutabakat sağlayarak, 30 adet silahın bırakılmasıyla terörsüz Türkiye kavramına kimsenin onay vermeyeceğini bilerek, Kürtçülüğe karşı çıkarak Türk halkına güven vererek bu meseleyi çözmelidir.

ABD ve emperyalist batı çok büyük oynamaktadır. Türkiye yeraltı, yerüstü ve su kaynakları, münbit toprakları, denizlerle çevrili coğrafyası, turizmi, dini yapıların çekiciliği ile gözlerin üzerinde olduğu bir ülkedir.

TÜRKİYE, emperyal güçler için Ortadoğu, Afrika, Kafkaslar, Asya, Adalar Denizi (Ege), Akdeniz, Karadeniz, Doğu Avrupa’ya hakim olma yolundaki tek güçlü ve engel teşkil eden bir ülkedir. Zira hidrokarbon yatakları, madenler ve su kaynaklarına erişimde adeta bir köprü görünümündedir. Türkiye’ye rağmen bu coğrafyada asla ve asla yeni bir düzen kurulamayacağını emperyalizmin bekçileri çok iyi bilmektedirler.

Zengin kaynaklarımız olduğu halde bu ülke neden et, ot, bakliyat ithal ediyor? Fiyatlar hızla yükselirken ücretlerin artmama sebebi nedir? Gıda enflasyonun resmi rakamlara göre %30’lar üzerinde seyretmesi niçin önlenemiyor? İthalatı önlemenin tek yolunun üretim olduğunu herkes bilmektedir (Yıllık enflasyon %31). İthal edilen hayvanların domuz yemleri ile beslenmediği kontrol ediliyor mu? Buğday, arpa, mısır, saman, mercimek, kuru fasulye, nohut, pamuk, ayçiçeği yağı, hayvan yemi, pamuk, ceviz et ve daha birçok ürün daha ithal ediyormuşuz? Neden?

Gabar’da çıkan petrol için bir bakanın ’’ Çıkan petrolü koy traktörün deposuna çalıştır’’ sözüne hepimiz şaşırdık. Petrol bir işlemeden geçtikten sonra benzin, mazot ve diğer ürünler elde edilir. Bu nasıl düşüncedir? Biz bunlara inanmıyoruz. Doğalgazın artık evlerimize ulaşmasını istiyoruz. Ne zaman geliyor bu gaz?

Gabar’da çıkan petrol için bir bakanın ’’ Çıkan petrolü koy traktörün deposuna çalıştır’’ sözüne hepimiz şaşırdık. Petrol bir işlemeden geçtikten sonra benzin, mazot ve diğer ürünler elde edilir. Bu nasıl düşüncedir? Biz bunlara inanmıyoruz. Doğalgazın artık evlerimize ulaşmasını istiyoruz. Ne zaman geliyor bu gaz?

Türkiye güneyinden ve doğusundan Kürt grupları tarafından çevrelenmiş durumda. İran’ın doğusundaki ayrılıkçı Kürt gruplarına dikkat etmek gerekir. Devletimizin bu konuda dikkatli olduğunu biliyoruz. İran’da rejimi bile değiştirecek Hristiyan koalisyonunun sonraki hedefi Türkiye’yi parçalamak olabilir mi? Kitabı Mukaddes’e göre İsrail oğullarına vaat edildiği söylenen topraklara ulaşmak için İsrail rahat durmamaya devam edebilir mi?

Ortadoğu’daki karmaşıklığı BOP’un bir parçasının ötesinde değerlendirmek gerekir. Çünkü ABD ve emperyalist batı çok büyük oynamaktadır. Türkiye yeraltı, yerüstü ve su kaynakları, münbit toprakları, denizlerle çevrili coğrafyası, turizmi, dini yapıların çekiciliği ile gözlerin üzerinde olduğu bir ülkedir. TÜRKLERİN TÜRKLERE BIRAKILMAYACAK KADAR DEĞERLİ OLDUĞUNU dile getiren emperyalist bir Hristiyan güruha karşı çok dikkatli olunmalıdır.

Not: Muhittin Ziya Gözler’in yazısından yararlanılmıştır.

Kocatepe’den selamlar

İbrahim Ayan