(ŞANLI URFA, KAHRAMANMARAŞ’ DA EĞİTİM KURUMLARIMIZA YAPILAN SALDIRILARIN ARDINDAN)
MENDERES’İN KAYNAĞINDAN-RAİF ÖZTÜRK
TOPLUMSAL VE MİLLİ BİR SEFERBERLİK GEREKİYOR
(ŞANLI URFA, KAHRAMANMARAŞ’ DA EĞİTİM KURUMLARIMIZA YAPILAN SALDIRILARIN ARDINDAN)

Arka arkaya Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’ta eğitim kurumlarımıza yapılan saldırı, millet olarak hepimizi derinden yaraladı. Bu saldırılarda sekiz öğrencimiz ile bir öğretmenimizi kaybettik. Yani millet olarak en kıymetlilerimizi, gül yüzlü öğrencilerimizi ve onlara sevgiyi, saygıyı, milli değerleri ve ilmi öğretmeye çalışan fedakâr bir öğretmenimizi kaybettik.
Milletimizin başı sağ olsun… Sevgili öğrencilerimizin anne, baba ve yakınlarına; Ayla Kara öğretmenimizin yakınları ve öğrencilerine Allah sabırlar versin… Ruhları şad, mekânları cennet olsun…
Milletçe yastayız, masum yavrularımızın katledilmesi milletçe hepimizi kahretti… Acımız büyük… Acımızın büyüklüğü kadar, olayın önemini milletçe idrak etmek zorundayız… Gelinen noktada çok ciddi meselelerle karşı karşıyayız. Toplumsal bir çürümüşlük yaşıyoruz… Bu sorun, bu toplumsal çürümüşlük her yeri sarmış durumda… Uzun zamandan beri milletimizi üzen olumsuzluklar olaylar yaşıyoruz… Sokaklardaki olumsuzluklar alarm veriyor. Aile yapımızdaki olumsuzluklar alarm veriyor. Toplumsal yapımız alarm veriyor…
Arka arkaya iki ilimizin iki eğitim kurumunda yaşanılan saldırılar alarmdan da öte Milletimize, SOS verdi. Öğrencilerimiz ve öğretmenlerimizi bu saldırılarda kaybetmiş olmamız tüm milletimiz ilgilendiren, çok ciddi bir meseledir. Okullarımıza saldırı düzenleyenlerin de öğrenci olması olayın vahametini daha da artırıyor.
Sorun toplumun yozlaşma sorunu, sorun milli ve manevi değerlerimizin, asırlık kıymetlerimizin değersizleşmesi, toplumun değer yargılarının değişip çürümesi sorunudur. Bu sorunları düzeltecek akla gelen ilk kurum Milli Eğitimdir. Ancak, Milli Eğitim, öğretim işini yaptığı ölçüde, eğitim işini ne yazık ki yapamamaktadır. Çünkü toplumun diğer kesimleri aile, sokak, diğer kurumlar, Diyanet işleri başkanlığı, Meslek odaları, Sivil Toplum kuruluşları Milli Eğitim konusunda organize olamıyoruz. Toplumsal değerlerin aşınmasına, yozlaşmasına seyirci kalıyor, hatta bazen bunun parçası oluyoruz..
Gelinen noktada bu meseleye siyasi gözlükle bakamayız, fakat demokrasinin vazgeçilmezi siyasi partilerimizi de yok sayamayız. Sokaklarımız, aile yaşamlarımız, dini ve milli kurumlarımız SOS veriyor, tehlike çanları çalıyorsa, neyin siyasetini yapacağız.
Biz ne ara bu hale geldik, bu kadar milli, manevi, insani değerlerden nasıl uzaklaştık… Kızı annesini balkondan atıyor, oğlu babayı üç kuruş için boğazlıyor, kardeş kardeşi bir karış toprak için kurşunluyor. Kadın cinayetleri almış başını gidiyor, bir türlü önlenemiyor. Öğrenci arkadaşlarını, öğretmenini kurşunluyor… Bu çocukları kim yetiştirdi, kim bu hale getirdi, toplum nereye gidiyor… Bunun sonu nereye varacak…
Ülkemizde çok ciddi kurumlar, kuruluşlar, meslek odaları, Sivil Toplum kuruluşları Eğitim kurumları, vakıflar vardır. Bunlardan birisi de Türk Ocakları Derneğidir. Kamu Yararına Çalışan bir Mefkûre ve Kültür Derneği olan Türk Ocaklarının amacını bugün şu şekilde ifade etmek mümkündür. “Türk’ün değerlerini tanıtmak, korumak, yüceltmek; Türk’ün dertlerine de çözüm yolları üretmek ve ilgili makamlara sunmak”. Bu cümleden olmak üzere; genelde akademisyenlerin yazılarının yer aldığı ve 115 yıldır aralıksız çıkan Türk Ocakları yayın organı TÜRK YURDU DEREGİSİ’NİN 2026 Nisan sayısı “TÜRKİYE’DE MİLLİ EĞİTİM SİSTEMİ (dönüşümü-Sorunları ve Çözüm Arayışları) başlığı ile özel sayı olarak çıkmıştır. Türk Ocakları Milli Eğitimdeki sorunları tespit ettiği gibi, bu sorunların çözümünü de bu özel sayısı ile milletimizle Nisan ayının başında paylaşmıştır.
Milli Eğitim Kurumlarımızdaki bu son olaylar hepimizi, hükümetimizi, partilerimizi, üniversitelerimizi, Diyanet başkanlığımızı, sosyologlarımızı, psikologlarımızı, pedagoglarımızı harekete geçirmelidir. Bu olay geçiştirilmemeli, devlet ciddiyeti ile üzerine gidilmelidir.
Olay siyasetten arındırılarak, toplumsal çürüme, yozlaşmanın önüne geçilmelidir. Başta sevgi, saygı, hoşgörü olmak üzere moral değerlerimiz topluma yeniden kazandırılmalıdır. Bunun için milli bir seferberlik başlatılmalıdır. Cumhurbaşkanımız ve Hükümetinin öncülüğünde Siyasi parti, meslek Odaları, Sivil Toplum Kuruluşları, Üniversitelerimizin temsilcileri, sosyologlar, psikologlar, pedagogların, Diyanet İşleri Başkanlığının temsilcileri ile oluşturulacak komisyon marifeti ile sorunlar her yönü ile değerlendirilip; ilerde daha büyük üzüntülere sebep olacak sorunlara neşter vurulmalıdır.
Toplumsal yozlaşma, milletin değer yargılarının aşınması, İslami ve İnsani değerlerden uzaklaşmamız, teknolojik gelişmelerin özellikle de teknolojik dijital gelişmelerin, filim, medya ve dijital oyunların, dizilerin gençler üzerindeki olumsuzlukları tespit edilerek, çareler üretilmelidir. Bu ara sistemden kaynaklanan yanlışlar, eksikler düzeltilip giderilmeli, okullarda güvenlik olayı da sorunun bir parçası olarak düşünülmelidir.
Sorun beka meselesi olacak kadar ciddidir. Sorun Milletin topyekûn sorunudur. Öyleyse milli bir seferberlik başlatılmalı, aile, Okul ve Diyanet İşleri Başkanlığı öncülüğünde, tüm kurum ve kuruluşların desteği ile toplum milli değerlerine yeniden kavuşturulmalı, sağlıklı bir toplum oluşturulmalıdır. Yol da, çarede budur.. Saygılarımla… 16.04.2026
Raif ÖZTÜRK