Ülkemde hem iç siyaset hem de dış siyaset çok hareketli

VEKÂLET SAVAŞLARI

Ülkemde hem iç siyaset hem de dış siyaset çok hareketli. Özellikle Ortadoğu bulunduğu için sınırlar Birinci Dünya Savaşı’nda cetvelle çizildiği günden beri bir türlü çatışmalar bitmek bilmiyor. Ortadoğu, dünyanın en verimli topraklara ve doğal kaynaklara(Petrol ve doğal gaza) sahip olması emperyalist Batı’yı iştahlandırmakla kalmıyor. Bu kaynakları sömürmek için başvurmadığı yol ve yöntem denemesine girmesine neden oluyor.

Bunlardan biri ve en etkilisi de vekâlet savaşları ile isteklerine kavuşmak. Dikkat ederseniz İsrail etrafına saldırıyor. Bazı kaynaklara inanırsak İsrail ordusunda binlerce paralı asker var. İçinde Türkiye’den giden var mı derseniz var. Soruya ne yazık ki siyasiler cevap vermiyor. Yine ABD, İran’a yapmak istediği kara harekatını Kürtler yaptırmak istedi lakin Barzani ve Talabani grupları kabul etmedi; ama PKK ve İran PJAK guruplarının harekatlarını engellemek için İran Erbil başta olmak üzere Irak şehirlerini füze yağmuruna tuttuğu gibi Haşti Şabi militanları da devreye giriyor.

ABD, NATO’yu kullanamadığı için sinirli, NATO’da Trump ve Netanyahu’yu mutlu etmek için bölgede kendi yerine Türkiye’yi ateşe atacak yeni bir konsept geliştirme peşinde. Bunun için Yeni bir kolordu ile ABD ve İsrail’in yardımına koşma derdinde. Lakin bu vekâlet ve Türklerden oluşacak bir kolordu. Böylece NATO hem ABD ve İsrail’e yardım edecek hem de Türkiye NATO adına savaşa dâhil olacak! Ne güzel İstanbul be!

Yazık ve acı olansa Türkiye’nin kendisine biçilen her donu giymeye teşne görünmesi! İncirliğe inan iki ABD nakliye uçaklarının ne olduğu ne getirdiği ise kime malum bilmiyorum(!) Türkiye bu topa bu savaşa asla girmemeli, Türkiye ABD ve İsrail’in bu baskısına asla boyun eğmemeli. Türkiye Avrupa’nın vekili değil ve Avrupa devletleri yerine bu savaşa asla dâhil olmamalı.

Türkiye’nin, Pakistan’ın başkenti İslamabat’ta yapılan toplantıda bir araya gelen ülkelerin ABD’nin müttefiki ülkeler olması ve alınacak kararlarda ABD ve İsrail’i memnun etmek dertlerinin olma ihtimali ve bununda Türkiye’yi bağlamasına izin verilmemelidir. Türkiye Avrupa ülkeleri, ABD ve İsrail tarafından baskı altında olması ve bu baskıyı hissetmesi sıkıntı verici bir durumdur. Türkiye dik durmalı ve savaşın ve zulmün karşısında barıştan yana dimdik olmalıdır.

Trump ’un Türkiye ve Sayın Erdoğan hakkında söylediği hiçbir şeyin önemi yoktur. Trump dünde Sayın Erdoğan’a “Aptal olma” diyordu. Kendisini sözüm ona tanrı(!) yerine koyup bir dediği bir dediğini tutmayan ve ne yapmak istediği pek bilinmeyen bir adam. Onun tavrı da, politikaları da belli ve kime hizmet etmek zorunda olduğu açık. Şu anda girdiği savaştan aşağı tükürse sakal yukarı tükürse bıyık.

Trump her ne sebeple olursa olsun İsrail ve Netanyahu ’ya mahkûm olmuşken kendi yerine savaşacak Türkiye, Bölgede Bölücü Kürtler ve diğer ekipmanları savaşa sokarak bundan kurtulmaya çalışıyor. Yapılacakları savaşı, vekâleten onlara yaptırmak ve kendisi bayrak sallamak derdinde. Sonrasında zafer kazanmış ve İran’ı alt etmiş bölüp parçalamış, Büyük İsrail için bir hedefi daha gerçekleştirmiş kahraman(!) ABD başkanı Trump! Ölen Müslüman, öldüren Müslüman, kurulan Büyük İsrail ve kahraman Trump! Sonrasında ise gelsin Türkiye ve sonrasında Büyük İsrail ve Büyük Kürdistan(!) Ne güzel hesap değil mi? Türkiye bunun neresinde olmalı dersiniz? Beynelmilel Siyonizm’in hesabı bu sizin hesabınız ne?

Son günlerde Türk milletinden saklanan bir proje daha gün yüzüne çıkıyor. Boğazda NATO deniz komutanlığı ve Adana’da çok uluslu bir NATO kolordusu. MSB ‘lığının doğrulamak zorunda kaldığı bilgiler. Lakin ilginç tarafı isteğin Türkiye’den geldiğini NATO kaynakları açıkladı. Şimdi bir Türk vatandaşı olarak sormak istiyorum. Kanal İstanbul ile delemediğiniz MONTRO antlaşmasını bu yolla mı delmek istiyorsunuz? Birinci Dünya Savaşı’ndan bu yana Ruslarla olan ilişkiler inişli çıkışlı da olsa iyi giderken, ülkenin doğal gaz ve petrol ihtiyacı ile Nükleer santral elektrik ihtiyacını karşıladığımız ülkeyi niçin karşımıza almak zorundayız.( Bu arada Nükleer santralda da Rusya Mısır’a 25 milyar dolara yaparken bize niye 200 milyar dolar üzerinde bir paraya yapıyor. Bunu izah eden bir yetkili yok.)

Yine açık kaynaklara düşen haberlere göre rafa kalmış olan Körfez ülkelerinin doğal kaynakları Türkiye üzerinde Avrupa’ya ulaştırma projesi gündeme alınmış durumda. İnsan sormadan edemiyor. Ekonomik yönden sıkışan İktidar Polonya’dan başlayıp Adana’ya ve Suriye’ye kadar alanı kontrol edecek bir uluslararası güce (NATO’ya) ekonomiyi bu yolla düzeltirim diye mi onay veriyor.

Ülkem ateş çemberi içinde yer alırken siyasilerimizin kendi çıkarları için ülkemi akıllı politikalarla bu çember dışında tutmak için çalışmalıdırlar. Her zaman yazdığımız gibi Başka Türkiye olmadığını ne zaman öğrenecekler. Kocatepe’den selamlar

İbrahim AYAN