Eğitim ve öğretim Cumhuriyetten sonra yeniden düzenlenmiş ve çağdaş bir yola girmiştir

MENDERES’İN KAYNAĞIN’DAN

Raif ÖZTÜRK

DİNAR’DA CUMHURİYETİN İLK YILLARINDA EĞİTİM VE OKULLAŞMA

Eğitim ve öğretim Cumhuriyetten sonra yeniden düzenlenmiş ve çağdaş bir yola girmiştir. Cumhuriyet rejiminin ilke ideal ve hedeflerine uygun hale getirilmeye başlanmıştır. Cumhuriyetin daha ilk yıllarından itibaren çağdaş ve laik bir eğitim anlayışı için önemli fedakârlıklar yapılmıştır.

O günün mali sıkıntılarına rağmen, cumhuriyet hükümetleri asırlardır ihmal edilen Anadolu’ya yönelmiş ve toplumumuzu ayağa kaldırmak, ona kendi değerlerini ve dünyayı tanıtmayı öncelikli görevi kabul etmiştir. Disiplinli ve özverili çalışmalar, modern bir toplumu oluşturmuş ve çağdaş bilgilerle tanışılmaya başlanılmıştır.

Cumhuriyetten sonra başlayan gelişmeler, 1930-1980 yılları arasında belirgin olarak kendini Dinar’da da göstermiş ve bu dönemde altın bir çağ yaşayan Dinar’da eğitim ve öğretimde de önemli gelişmeler yaşanmıştır. Cumhuriyet coşkusuyla yeni okullar yapılmıştır. Cumhuriyetin ilanından sonra eğitim ve kültür alanında büyük bir atılım başlamıştır.

Cumhuriyetten hemen sonra 1927 yılında “Halk Dershane ve Konferansları Genelgesi” gereğince okuma ve yazma seferberliğine girişilmiş ve bir yıl sonra 28 Kasım 1928 tarihinde Yeni Türk Alfabesi kabul edilmiştir. Bu tarihin hemen akabinde önce öğretmenlere yeni abece öğretilmiş, sonra da Millet Mektepleri açılmıştır.

11 Kasım 1928 tarihinde kabul edilen “Millet Mektepleri Talimatnamesi” gereğince yeni alfabenin ve yeni yazının heyecanı kendini Dinar’da da hemen hissettirir. Bu dershane ve okuma odalarından birisi de, o zaman için Ulu Caminin bahçesinin yanında bulunan ve 12 Mart 1930 tarihinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün ziyaret ettiği Türk Ocakları Dinar Şubesi binasında açılmıştır. 1

Cumhuriyetten sonra Türk Öğretmenleri yeni rejimin ruhuna uygun çok fedakâr ve idealist insanlardır. Nitekim daha 1927 yılında ülkemizin idealist ve saygın bir meslek kuruluşu olan “Muallimler Birliği” yayınladığı bir bildiri ile “açılacak olan Halk Dershanelerinde” karşılıksız görev alacaklarını ve ülkemizin aydınlanmasına katkıda bulunacaklarını” duyurmuşlardır.

Gazi Paşa’nın “her yurttaşa, her kadın ve erkeğe, hamala ve balıkçıya yeni Türk alfabesini öğretiniz,” direktifi, bu fedakâr öğretmenlerin sayesinde bütün yurtta olduğu gibi Dinar’da da hayat bulmuş, bu heyecanla yeni okullar açılmaya başlamıştır.

Saygılarımla…

Raif ÖZTÜRK