Cumhuriyetten sonra kurulan TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ, kurdukları bu yeni
MENDERES’İN KAYNAĞI’NDAN DİNAR NOSTALJİSİ-4
RAİF ÖZTÜRK
CUMHURİYET HEYECANI VE DİNAR BELEDİYESİ İMAR ÇALIŞMALARI
Cumhuriyetten sonra kurulan TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVLETİ, kurdukları bu yeni devletin, kalkınmış, çağdaş, insanları müreffeh bir devlet haline getirebilmek için daha ilk günlerden itibaren yoğun bir çalışma içine girmiştir.
Bir yandan yeni rejimin temelleri atılırken bir yandan da yeni devleti har sahada geliştirmek, devletin sahibi Türk Milletini refaha ulaştırabilmek için başlatılan çalışmalar ülkede önemli değişim ve gelişimi gerçekleştirmiştir.
Bunun dışında belediye hizmetlerinin de yeni rejimin anlayış ve hedeflerine uygun şekilde yeniden yapılandırılması gerekmekteydi. Cumhuriyet idaresi, 1923 yılında Osmanlı’dan 389 belediye devralmıştır. Bunlardan 20 tanesinde düzenli içme suyu, 4 tanesinde elektrik, 17 tanesinde mezbahana, 7 tanesinde spor alanı, 29 tanesinde park ve bahçe, 90 tanesinde de düzenli pazar kuruluyordu. Bu pazarlardan birisi de Dinar pazarıydı.
Bütün bunlardan cumhuriyetten önce belediyecilik adına düzenli bir altyapının olmadığı anlaşılmaktadır. Cumhuriyetin ilk yıllarında da devlet, cumhuriyet rejiminin alt yapısını kurmak için çalıştı. Dolayısıyla yerel yönetimle çok yakından ilgilenemedi. Nihayet 1930’lu yıllarda devletin kuruluş çalışmaları tamamlandı ve 3 Nisan 1930 tarihinde 1580 sayılı belediyecilik kanunu çıkarıldı. Bu kanunla hükümet yönünü mahalli idareye çevirmiş oldu.
Halk, meclis üyelerini seçiyor, Belediye Başkanlarını da Meclis üyeleri kendi aralarından seçiyordu. Dinar bu konuda şanslıydı. Cumhuriyetten sonra meclis üyelerinin seçtiği Belediye başkanları genelde ufku açık, bilgi, görgü sahibi tecrübeli Dinar’ın ileri gelenleriydi. Bu başkanlar planlı çalışmalarıyla, bir yandan şehrin fiziki yapısını değiştirirken, diğer taraftan da sosyal ve ekonomik hayatta çok belirgin gelişmeler oluyordu..
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurulması ve Cumhuriyetin ilan edilmesinden sonra, hükümet bir taraftan Cumhuriyetin temellerini sağlam atmaya çalışırken, Yerel yönetimde Dinar’da büyük bir şevk ve heyecanla planlı ve Sistematik bir çalışma içine girer.
Hasan Tokgöz( 1924-1928) Şemsettin Şener (1928-1930), Vehbi Kitiş (1930-1932), Ahmet Veziroğlu ( 1932-1938); cumhuriyetin hemen sonrasında Belediye başkanı olarak Dinar’a hizmet etmişlerdir. Daha sonraki yıllarda bunları Mehmet Dedeoğlu (1955-1958), Bayram Ali Veziroğlu (1942-1946), (1946-1950), (1950-1954), (1968-1973); Fevzi Başyiğit (1958-1960; 1963-1968; 1973-1977); Kadri Veziroğlu (1977-1980); Yaşar Yener Emeksiz 1984-1989), (1994-1999); Muhammet Yıldırım (1999- 2004); Mustafa Tarlacı (2004-2009); Saffet Acar (20092-2014), (2014-2019); Nihat Sarı(2019-2024), Veysel Topçu takip eder ve Yerel Yönetimin başına gelerek Dinar’a hizmet vermeye çalışır.
Dinar, cumhuriyetten sonra, imar alanındaki çalışmalarla geniş ve bakımlı parklara kavuşur. Elektrikle aydınlanır. Dinar yemyeşil bahçeleri, kaldırım kenarlarındaki arıklardan şırıl şırıl akan berrak sularıyla şirin ve doyumsuz güzelliklere bürünür.
Dinar, cumhuriyettin heyecanı ile yaşadığı değişim ve gelişimin yanı sıra; tertemiz havası, insanı içine çeken genelde tek katlı, fakat bahçeli evleriyle dikkat çeker. Bu tek katlı evlerin bahçelerinden yayılan iğde, hanımeli ve akasya çiçeklerinin kokuları ve doyumsuz doğa güzelliği ile Dinar kısa zamanda şirin bir kent bir cazibe merkezi haline gelir.
Dinar’ın bu güzelliklerinin yanında asıl kayda değer olan ve unutulmaması gereken özellikleri ve güzelliği; sosyal yaşamda görülen gelişmelerdir. Cumhuriyetin sevinci ve heyecanı ile başlayan ve eğitimde, kültürde, sanatta, spor ve sosyal yaşamda görülen yenilik ve canlılık, geleceğe umutla bakan; çağdaş bir kent yaratmaya başlamıştır. Dinar’ı “Altın Şehir” yapan ekonomik ve imar alanındaki gelişmelere paralel; kültür, eğitim ve sosyal yaşamdaki yenilikler ve gelişmelerdir.
Bugün bile pek çok il Dinar’ın o günlerdeki sosyal yaşamına ve kültür hayatının zenginliğine kavuşamamıştır. Dinar’da benim yaşıtlarım hâlâ o günleri anmakta ve naftalin kokulu anılarla mutlu olmaktadır
Saygılarımla
Raif ÖZTÜRK