Eğitim, bir toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişliğine etki eden en önemli faktördür.
MENDERES’İN KAYNAĞI’NDAN
RAİF ÖZTÜRK
DİNAR’DA DÜNDEN BUGÜNE EĞİTİM VE OKULLAŞMA
Eğitim, bir toplumun ekonomik, sosyal ve kültürel gelişmişliğine etki eden en önemli faktördür. Tarihi çok eski olmasına rağmen önce köy, sonra zaman zaman nahiye, zaman zaman da kaza olarak gördüğümüz Dinar, gelişmenin itici gücü ve öznesi olan eğitimden de Cumhuriyet dönemine kadar yeterli şekilde yararlanamamıştır.
Osmanlı, Cumhuriyet, Osmanlıdan öncesi Türk Devletleri de bizim olduğu halde, içinde hâlâ Osmanlıcılık duygusu ateşlenen bazıları, objektif davranmamaktadır. Osmanlıyı yüceltmekten çok Cumhuriyeti kuran milli kahramanları küçültmek için, harf inkılabını kastederek “Bir günde atalarımızın mezar taşını okuyamaz hale geldik” yalanını pişirip pişirip önümüze koymakta ve milli kahramanlarımızla ve cumhuriyetimizle hesaplaşmaya girmektedir.
Söyledikleri sözün doğru yanı yok. Savaşlardan ve yoklundan perişan olan atalarımızın birkaç büyük Osmanlı şehrinin dışında mezarı mı vardı ki taşı olsun, taşında yazısı olsun. İkici olarak Osmanlı döneminde okuma yazma nerde? Bakmayın siz Osmanlı döneminde okuma oranı yüzde atmışlardaydı diyenlere….
Bunlar kesinlikle doğru değildir. Osmanlının hiçbir döneminde okuma yazma oranımız nedir, diye bir istatistik çalışması yapılmamıştır ki.. Bilinen odur ki, okuma yazma oranı çok düşüktür.. Halk, kendi dili yani bugünkü Türkçe ile konuşmaktadır. Osmanlıca denen yazı dilini okuyup yazabilenler sadece medrese ulamaları ile devlet erkânıdır.
Ben size kendi ilçem Dinar’ı örnek vereyim… Dinar’ın merkezinde bile okullaşma Osmanlının son döneminde başlamıştır. İlk açılan okul, Padişah 2. Abdülhamid’in tahta çıkışının 20. Yıldönümünde (1896), Dinar halkının katkılarıyla yapılmış ve aynı yıl eğitim ve öğretime açılmış olan Hamidiye Mekteb-i İptidaisi denilen ilkokuldur.
Bu okulun nerede olduğu kesin olarak bilinmemektedir. Ancak o yıllarda yaşayan yaşlıların aktarımlarından günümüze ulaşan bilgilerden; bu okulun Toptepe altında bugünkü Kızılay Sineması’nın olduğu yerde bulunduğu tahmin edilmektedir. Yine bu ahşap okulun Cumhuriyetin ilanına kadar Dinar’ın tek ilkokulu olarak görev yaptığı babadan oğula yapılan aktarımlardan öğreniyoruz.
Yine bu yıllarda Ulu Caminin avlusunda bulunan, daha sonra Dinar Türk Ocakları Şube Binası ve Millet Mektepleri binası olarak hizmet veren binada bir SİPYAN OKULU (okul öncesi) olduğu ve okul öncesi çocuklara eğitim verdiği yine babadan oğula, dededen torunu aktarımlardan elde edilen bilgilerdir.1
Dinar’da Hamidiye Mektep-i İptidaisinden sonra görülen ikinci eğitim kurumu Mektep-i Rüştiye’dir (Ortaokul). Mekteb-i İptidaisinden mezun olan Dinarlı öğrenciler, Dinar’da Rüştiye Mektebi olmadığı için, ilkokuldan sonra eğitimlerini devam ettiremiyorlardı. Eğitimini devam ettirmek isteyenler, Dinar dışına gitmek zorundaydı. Bu ise o günün şartlarında zordu. Bu yüzden Dinar halkı ısrarla Nahiyelerine bir Rüştiye okulunun açılmasını istiyorlardı.
Nihayet Karahisar-ı Sahip Sancağı Mutasarrıflığı Dinarlıların bu haklı isteğini 11 Mart 1902 tarihinde Eğitim Bakanlığına iletir. O günün şartlarında Dinar’da Rüştiye okulunun açılabilmesi için Dinar’ın beş yüz haneyi geçmiş olması gerekmektedir. Yapılan tetkik sonunda Dinar’ın beş yüzün üzerinde hane sayısına ulaşmış olduğu tespit edilir. Bu olumlu rapor üzerine Dinar’da Mekteb-i Rüştiye (Ortaokul) açılır ve 1905-1906 Eğitim öğretim yılında eğitim öğretim başlar.
Halkın katkısı ile yapımı gerçekleşen Mekteb-i Rüştiye’de 1905-1906 öğretim yılında 13, 1906-1907 öğretim yılında 14 öğrencinin eğitim gördüğü biliniyor. Ancak bu okulun da nerede olduğu kesin olarak bilinmiyor. Ancak bu okulun Kızılay Sinemasının yanında bulunan Hamidiye Mektep-i İptidaisinde eğitim-öğretim yaptığı tahmin ediliyor. Bu okulda kısa zaman sonra kapanıyor.
Osmanlı’nın son döneminde Dinar’da bir de Medresenin açıldığını biliyoruz. Dinar halkı tarafından 1899 yılında halkın gayret ve destekleri ile yapılan medrese, Uysallar Petrolün olduğu yerde bir süre eğitim öğretim vermiştir. ABDİ BEY MEDRESESİ ismiyle bilinen bu medresenin bir mezarlığın içinde olduğu eskiler tarafından söyleniyor. Burasının yine Kızılay Sineması’nın yanında bulunan mezarlığın içinde olduğu tahmin edilmektedir. Bu medresede Dinar eşrafından, Şeyh Ali (Cirit) Acar, Müftü Hacı Ahmet Kitiş, Cini Molla Mustafa Dedeoğlu, Hacı Battal Kitiş, Hacı Necip Emekli, müderris olarak ders vermişlerdir.2
Osmanlının son yıllarında “ Maarif Komisyonları” tarafından yönetilen bu okulların tamamı halkın katkılarıyla yapılmış, genelde mütevazı ve ahşap binalardır. Dinar’da asıl okullaşmanın Cumhuriyet Döneminde gerçekleşmiş olduğunu önümüzdeki yazımızda anlatmaya çalışacağız.
Tüm okurlarımıza sağlıklı ve mutlu günler dilerim.
Saygılarımla…
Raif ÖZTÜRK