Ortadoğu’da iki yıllık bir zaman dilimi içinde devam eden Gazze olayları

Ülkemiz Dışarıdan Çevreleniyor mu?

Ortadoğu’da iki yıllık bir zaman dilimi içinde devam eden Gazze olayları ile 2011’den beri devam eden Suriye’deki olaylar ne yazık ki 2026 yılında da bir sonuca varacak mı yaşayıp göreceğiz.

Suriye’de Esad rejimi devrildi. Bu değişimden sonra Suriye’de yeni rejimin kuruluşu için “10 Mart 2025 Mutabakatı” adını alan uzlaşıya varıldı. 31 Aralık 2025 uzlaşı için son tarih olarak ortaya konmuştur.

2026’nın ilk haftasını yaşadığımız bugünlerde “10 Mart 2025 Mutabakatı”nın gerçekleşmesinin giderek zora girdiği görülüyor. PKK/PYD, Suriye’de ulus devletleentegre olmak” uzlaşısına yanaşmıyor.

ABD ve İsrail Suriye’yi Arap, Dürzi, Nusayri ve Kürt devletçikleri yaratmak isteniyor. Bunun içinde SDG’ye silah yardımının yanında parasal destek oluyor. İŞİD tehdidini bahane göstererek ABD’li askerleri SDG bölgesinde konuşlandırıyor.

Suriye hükümeti ile SDG arasında varılan 10 maddelik anlaşmayı uygulamaya yanaşmadığı gibi yeni önerilerle geliyor. Özellikle İsrail tarafından desteklendiğini gizleme ihtiyacı bile duymuyor. Hele bir isteği var ki ülkem için çok tehlikeli bir girişim. Suriye’nin kuzeyinde olmalarına rağmen Deniz Harp Okulu kurulmasını bunu da kendilerinin üstlenmesini istiyorlar.

Gelelim İran’a: 2025 Haziran’ında İran-İsrail arasında 12 gün süren karşılıklı füze saldırısıyla geçen ağır bir savaş yaşandı.

İsrail, Ortadoğu’da İran’ı en önemli düşmanı olarak görmektedir. ABD ise “nükleer silah üretimi” yaptığını gerekçe göstererek İran’a karşı yıllardır ekonomik abluka politikasını sürdürüyor. İsrail-İran savaşının sonuçları ve yıllardır süren ekonomik ablukanın yarattığı durum, İran’da enflasyonun yüzde 50’ler düzeyine çıkmasına neden oldu.

Para birimi riyalin, dolar karşısında erimesi ile İran’daki olayların içine bu kez orta sınıf halkın ve çarşı eşrafının girdiği belirtiliyor. Protesto hareketleri nedeniyle ölümler olduğu belirtiliyor ve ölü sayısı üzerinde değişik rakamlar veriliyor.

ABD Başkanı Trump’tan göstericilere destek açıklamaları geldi. Trump mesajında, “Eğer İran yönetimi barışçıl gösteri yapan halkı öldürürse, ABD onların yardımına koşacaktır” dedi. Bunun İran’a silahlı müdahalede bulunuruz anlamını taşıdığı belirtiliyor.

İran “nükleer silah” projesine devam mı edecek yoksa bu projeyi sona mı erdirecek? Güncel önemli konu budur. Bu karmaşa ortamında 2026’da yeni bir İran-İsrail savaşı çıkar mı? Kuşkusuz bu savaş son derece önemlidir ve Ortadoğu’daki dengeleri altüst edebilir.

İSRAİL-YUNANİSTAN-GÜNEY KIBRIS

İsrail-Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) arasında yapılan anlaşmadır. Bu gelişme aslında, Türkiye’nin “Mavi Vatan” politikasına karşı bir harekettir. Yunanistan zaten ABD’nin kesin koruması altında “Mavi Vatan” politikalarına karşı Ege Denizi’nde faaliyetlerini sürdürüyordu.

İsrail, GKRY ve Yunanistan’ın bir araya gelişi, kuşkusuz Türkiye’nin Akdeniz’deki çıkarlarına karşı bir harekettir. Bu birleşme ABD, İngiltere, Fransa gibi batı dünyası devletleri tarafından da desteklenmektedir.

Yine İsrail bölgede Kürklerden (PKK ve SDG) bir savaşacak ordu kurmak istiyor.(Vekalet savaşları için)

TOM BARRACK

ABD, Hazar’dan Doğu Akdeniz’e kadar Ortadoğu’da etkinliğini pekiştirmekte, temelde Ortadoğu’da İsrail’in desteklenme ve etkinleşmesi için faaliyet göstermektir. Bu politikanın gerçekleşmesi için Trump, Türkiye ve Ortadoğu’ya iş dünyasından gelen yakın arkadaşı Tom Barrack’ı Türkiye büyükelçisi yaptı. Ayrıca kendisine Suriye içinde koordinatörlük görevi verildi.

ABD Büyükelçisi Tom Barrack, ABD’nin Ortadoğu valisi gibi hareket ediyor. Tom Barrack Türkiye’deki ilk açıklamasında konuyu Sykes-Picot, Sevr ve Lozan antlaşmalarına getirerek cetvelle çizilen Sykes-Picot ve Lozan’ın Kürtler için olumsuz sonuçlar yarattığını belirtti. Türkiye için yönetim modelleri ileri sürüyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun uyguladığı millet sistemini övüyor. Türkiye’nin içişlerine karışıyor. Geleneksel diplomasi sürecini zorluyor. Normal bir durumda çoktan “persona non grata” (istenmeyen kişi) ilan edilip Türkiye ile ilişkisinin kesilmesi gerekirdi.

Sınırlarımız etrafındaki ABD üslerini görmekteyiz. Bu da yukarıdaki işlemler gerçekleşirse sıranın Türkiye’nin parçalanmasına gelecek zaten Terörsüz Türkiye bazılarına göre bunun alt yapısını oluşturuyor.

SONUÇ

Türkler Anadolu’da bin yılı aşkın bir süredir yaşıyor.

Türkler, Atatürk’ün önderliğinde 20. yüzyılın ilk çeyreğinde süper güçlere karşı antiemperyalist bir savaş gerçekleştirdiler.

Türkiye topraklarda Cumhuriyet ilkelerini yüz yıldır yaşatan Türkiye Cumhuriyeti, etkinliğini korumak için öncelikle iç politikada adaletli olmalı, hukuk devleti ilkelerini titizlikle uygulamalı, kesintisiz hayata geçirmelidir. Dinsel ve mezhepsel tercihlere dayalı dış politikasını terk etmelidir. Dağınık ve parçalanmış bir iç cephe yerine güçlü bir iç cephenin oluşmasını sağlayıcı politikalar uygulamalıdır.

Türkiye çağdaşlaşma yolundan vazgeçmemelidir. Kocatepe’den selamlar

İbrahim AYAN