Ülkemizin bazı değerleri ne yazık ki sağlıklarında yeter, kadar değer

OCAK AYINDA KAYBETTİĞİMİZ ÜNLÜLER

Ülkemizin bazı değerleri ne yazık ki sağlıklarında yeter, kadar değer verilmediğini bunca yaşamım içinde gördüm ve tanık oldum.

Ocak ayında hayata göz yuman bence beş değerli insanı anmak istiyorum. Birincisi Uğur Mumcu, İkincisi Rauf Denktaş, üçüncüsü Kazım Karabekir ve dördüncüsü de Aykut Edibali’dir. Bu ayda hayata göz yuman diğer değerli insanlarımızı da anmak isterim; ama öncelik bunlarda.

Uğur Mumcu: Araştırmacı gazeteci olmasının yanında değişik konularda yazılar ve araştırmalar yaptı. Mizah gücü yüksek bir yazar olması ve ülkemizi ilgilendiren konularda derinlemesine analizler yayınlamış ve hazırladığı dosyalar sonucunda karlı bir günde arabasına konulan bombanın patlatılması sonucunda dünya değiştirmiş lakin hatırası daima insanımıza yön vermelidir. Öldürdüğü günden bugüne kadar ne yazık ki katilleri bulunamadı. Yani karanlıkta kaldı.

Rauf Denktaş: Kıbrıs Türklerinin olduğu kadar Türk insanının tanıdığı gerçek bir devlet adamı idi. Hayatını Kıbrıs davasına adayan ve KKTC’nin ilk Cumhurbaşkanı olan Denktaş’ta bu ayda aramızdan ayrıldı. Siyasi kişiliğinin yanında güzel fotoğraf çeken ve milli konularda insanları uyaran kitaplar yazdı. Hayatı boyunca Türkiye ile birlikte çalışma geleneğine sahipti.

Kazım Karabekir:

Türk asker ve siyasetçi. "Alçıtepe Kahramanı" namıyla tanınır. Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatan komutanların arasında yer alarak Doğu Cephesi’nde gösterdiği başarılardan dolayı Kırmızı-Yeşil Şeritli İstiklal Madalyası ile taltif edildi. Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk muhalif partisi olan Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası'nın kurucuları arasında yer alıp, genel başkanı oldu. Afşar Türklerinden olup soyu Karamanoğulları'na dayanmaktadır.

I. Dünya Savaşı

Avrupa'nın genel bir savaşa sürüklendiği bu dönemde görevli olarak Paris'te bulunmaktaydı. Fakat bu durumu fark etti. 14 Temmuz 1914 tarihinde İstanbula geri döndü. 3 Ağustos 1914 tarihinde Genelkurmay II. (İstihbarat) Şube Müdürü olarak görevlendirildi.

Çanakkale Cephesi

14. Tümen'in Gelibolu’ya gönderilmesi ile bu bölgede Seddülbâhir ve Kerevizdere'deki (12-13 Temmuz 1915) savaşlarda bulundu.

Kafkasya Cephesi

Kafkas Cephesindeki 2. Kolordu Komutanı olarak atandı. Bu Kolordu Van Gölü'nün güney mıntıkası, Bitlis, Muş, Murat Çayı ve Palu Doğusu'na kadar olan geniş bir araziyi savunmakla görevlendirildi.

Kurtuluş Savaşı

XV. Kolordu Komutanı Kâzım Karabekir Erzurum’da kurmaylarıyla beraber Mustafa Kemal’in 19 Mayıs 1919 tarihinde Samsun'a çıkarak Türk Kurtuluş Savaşını başlatmış olan 9. Ordu Müfettişi Mirliva Mustafa Kemal Paşa’nın İstanbul’daki Osmanlı padişah Mehmet Vahdettin ile haberleşmeleri sonucu görevinden istifa etmesi üzerine İstanbul’dan bizzat kendisine gönderilen ve Mustafa Kemal Paşa'yı tutuklamasını emreden telgrafa rağmen ben ve kolordum emrinizdedir Paşam! Sözünü söyleyerek emrinizdeyim Paşam diyerek emrine girdi. Ardından Erzurum Kongresinin düzenlenebilmesi için büyük gayret gösterdi ve askeri güvenliği sağladı.

31 Ekim 1920 tarihinde TBMM tarafından Ferik rütbesine terfi ettirildi.

Edirne Milletvekili sıfatı ile 30 Ekim'den itibaren meclis çalışmalarına devam etti. 17 Şubat 1923 tarihinde Türkiye'de ilk defa toplanan İzmir İktisat Kongresine başkanlık yaptı. 9 Kasım 1924 tarihinde CHP'den istifa etti. 17 Kasım 1924 tarihinde Terakkiperver Cumhuriyet Fırkası kurucuları arasında yer aldı ve bir süre sonra da bu partinin genel başkanı oldu. 5 Haziran 1925 tarihinde Bakanlar Kurulu kararı ile tüm muhalif gazeteler ve partilerle birlikte TCF de temelli kapatıldı. Ayrıca Kâzım Karabekir, Haziran 1926 tarihinde Cumhurbaşkanı Gazi Mustafa Kemal'e düzenlenen İzmir girişimi ile ilgili olarak tutuklandı ve İstiklal Mahkemesinde idam ile yargılandıysa da beraat etti.

Atatürk’ün ölümünün ardından 26 Ocak 1939 tarihinde İstanbul Milletvekili seçildi. 1943 yılında tekrar milletvekili seçildi ve 5 Ağustos 1946 tarihinde yapılan TBMM başkanlık seçimlerinde Meclis Başkanı seçildi. 26 Ocak 1948 tarihinde 66 yaşında iken geçirdiği bir kalp krizi sonucu Ankara da öldü. Törenle Cebeci Askeri Şehitliğine defnedilen cenazesi sonraki yıllarda Devlet Mezarlığına nakledildi. Bulgarca, Fransızca, Almanca ve Rusça bilmekteydi.

Aykut Edibali: Afyonkarahisar’ın yetiştirdiği siyasetçi ve yazar kişiliğine sahipti. Gençlik yıllarından beri Türk milletinin haklı davasını konu edinen bir kişiliğe sahipti. Türkiye gerçeklerini her zaman dile getirmekten çekinmedi. Özellikle çıkardığı Yeniden Milli Mücadele, Gerçek, Bayrak dergilerindeki derin analizleri ile siyasi hayata olduğu kadar ekonomik yaşama ilişkin yazılar gündeme aldı. Bu günlerde en büyük sorunlarımızdan olan Doğu sorunu ve Kıbrıs konusunda yazdığı kitapları ile insanın ufkunu açan bir nitelik taşımaktadır.

Korgeneral Hasan KUNDAKÇI PAŞA

Bayrağımıza saygısızlığın yapıldığı bu günlerde Tamburalı Paşa diye anılan Sandıklı’nın yüz akı askerlerden birini anmadan geçmek bizim için büyük zül olurdu. Türk Silahlı Kuvvetlerinde değişik görevlerde bulunmuş, Güneydoğu’da ve Kuzey Irak’ta defalarca harekat yönetmiş bir komutan olan Tamburalı Paşa Kıbrıs Barış Kuvvetleri komutanlığı sırasında yanılmıyorsam Lefkoşa sınırında bulunan Bayrağımızı indirmek isteyen Rum palikaryasını direğe kurşunla bağlayan ve ABD’li General’in ben Hasan Paşa ile görev yapmam dedirten bir kişidir. Bazı olayları Güneydoğu’da Unutulmayanlar kitabında anlatmaktadır. Ruhu şad olsun.

Aslında yukarıdaki dört değer için sayfalar dolusu yazı yazmak mümkün yalnız insanımız okumayı sevmediği için bizde kısa bir özetle anmak istedik. Ruhları şad olsun

Kocatepe’den Selamlar

İbrahim Ayan